Daha mı güzel, daha mı çirkin bir İstanbul'du elli yıl öncesinin İstanbul'u; hâlâ bunu tam olarak anlayabilmiş değilim. Ama İstanbul yemyeşildi... Bir ucundan bir ucuna, tramvay, otobüs ne olursa olsun bir vasıta ile ulaşılabilen ve galiba daha güzel bir İstanbul'du. Şimdi elimizde sadece insan hainliğinin bozamadığı bir coğrafyası kaldı. O da harita güzelliği. Çünkü o haritalarda deniz olarak görünen yerlerden de artık hayır yok. Nerede o Marmara'nın neresinde olursanız olun yüksekçe bir yerden, örneğin bir teknenin güvertesinden bakınca dibindeki çakıltaşlarını, yer yer yosunların salındığı kayalık ya da üzeri çizgi çizgi kumları görebildiğiniz kristal mavisi suları?.. Şimdilerde İstanbul dışında, diyelim ki Adalar'da, benim şahsen yüzmek değil, ayağımı bile suya sokmak içimden gelmiyor. Deniz bulanık, bir metre altı bile gözükmeyen resmen kirli yeşilimsi berbat bir su. Adalar'da da, Mudanya'da da hatta Erdek'te de aynı şey. Nedeni, yazdığımız çizdiğimiz, her fırsatta dile getirdiğimiz gibi insan denilen ve bu yeryüzünde bu denizlerin kıyılarında yaşayan canlıların, yani bizlerin yarattığı felaket boyutlardaki kirlenme. Karadeniz'e Avrupa'daki çeşitli endüstrilerin milyonlarca ton kimyasal atıklarını, zehrini durmaksızın boşaltan o büyük nehirler. Haydi onlarla baş edemiyoruz. Her gece yarısı ya da sabah sabah şu dünyada eşsiz bir cennet olan Boğaz'ın sularına insanlık ayıbı olarak dökülen binlerce lokanta ve meyhane artığı çöp vesaireye ne demeli? Onlar da mı endüstri atığı? Hayır; düpedüz kendi yediklerimizin atığı, kendi insanlık dışı saygısızlığımız. Biz nasıl insanlarız ki bunca güzele hasret, güzele kıyan, güzele düşman bir halk olduk.
Sayfa 44·Kitabı okuyor
Güzel olan her şey nadir olduğu kadar da güçtür.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Titrek keman bir yürek gibidir acı deren, Seven yürek geniş ve siyah hiç'e kin duyar! Gök hazin ve güzel bir büyük sunağa benzer; Güneştir pıhtılaşmış kanında hep can veren.
Mestim bugün aşkınla ay yüzlü güzel konçuy, Gönlümde esip çınla, ay yüzlü güzel konçuy. Şevkinle serab ettin, aşkınla harab ettin, Payında türab ettin,ay yüzlü güzel konçuy. Sensiz yaşamak boştur, birlikte ölüm hoştur, Coştum, daha çok coştur, ay yüzlü güzel konçuy. Sevginle geçip serden, bildim yaralar nerden; Eyvah kara gözlerden, ay yüzlü güzel konçuy. Zulmetteki mahımsın, gönlümdeki ahımsın, Ömrümde günahımsın, ay yüzlü güzel konçuy. Lebler sücü, bir tas ver; hem neş'e ve hem yas ver; Hançer mi o kirpikler, ay yüzlü güzel konçuy. Almış beni albızlar, gönlümde yaran sızlar,
ne güzel unutuyorum usul gülmeyi düşlerimi saklar gibi neyi seviyorsam ısrarla seviyorum varsın kederin zehri damlasın akşamlara miyadı geçmiş bütün hüzünler inadına tut ellerimi! bin iklim, bin koşu, bin gurbet ömrüm d e l i c e ...
Sayfa 37·Kitabı okudu
Schuon'un muhite vermiş olduğu önem bugün bile, her zaman "geleneksel tarzda güzel bir şekilde dekore edilmiş ve daima Kur'an, mum ve genellikle de bir hançerin yer aldığı ibadet odası ile techiz edilmiş takipçilerinin evlerinde görülmektedir. Bunun izlerini kısmen Coomaraswamy'e kadar geri götürmek mümkündür. Schuon ve takipçilerine göre güzellik her zaman Allah'a ulaşmanın en önemli vesilelerinden birisiydi.
Sayfa 237·Kitabı okudu