🔥"Hayatımda söylediğim her şey bir replikti. Kendim olduğum bir an bile yaşamadım."
.
İçinde Felsefe, Mitoloji, Psikanaliz... Her şeyin olduğu bir sanat eseri.
.
🧩 Oyuncu Elizabeth, Elektra oyununu sahnelerken aniden susar. Sahildeki bir yazlıkta hemşire Alma onunla ilgilenir. Elizabeth'in suskunluğu karşısında Alma ona her şeyini anlatır. Onun karşısında kendi benliğini yitirmek üzere kalır. Kimlikler, arzular, suçluluklar iç içe geçer.
.
🎭 Persona, Latince "maske" demektir. Jungcu anlamda, topluma karşı takındığımız kendi parçalarımızdır. Film esnasında bu takındığımız personalar ile gerçek benlik ilişkisi sorgulanır. Hangisi biziz?
.
🔎 Elizabeth dünyadaki kimliğinin sahteliğini farkeder. Kelimelere küser. Elektra oyunundaki anne kız çatışması gibi o da kendi anneliği ile çatışma içindedir. Topluma, kadınlık rollerine de bir direniştir suskunluğu.
.
🌋 Alma önce Elizabeth'e hayrandır. Onun gibi güzel, başarılı olmak ister. Dostluğunu arzular. Durmadan her şeyini anlatır. Bir süre sonra tüm sıkıntılarını anlatan Alma hasta, Elizabeth dinleyen konumuna gelir. Elizabeth maskesizleşmiştir, Alma ise çözülmüştür. Anlatıp Elizabeth'de kendini bulmaya çalışır.
.
🔍 Ayna sahnesi en anlamlı sahnedir. Yakın planda birbirinin yerine geçen iki kadın kafası görürüz. Bize Lacan Ayna Evresi'ni hatırlatır. Ötekinin bakışında nesneleşme uğraşıdır.
.
💎 Hayal, gerçek, rüya iç içe geçmiştir. Artık kim kimdir, kimin benliği gerçektir belli değildir. Seyircinin algısını kıran tekniklerle Felsefe ile sizi yorar ve farklı bir evrene çeker. İzlemeden olmaz :)
“Kulübenin parasına kaç kişi kaldı?”
Bu çok uzun bir yazı olacak.
Kitap okumak benim için her zaman yeni biriyle tanışmak gibi olmuştur. Karakterlerin hikayelerine kendimi kaptırıp giderim çoğu zaman
Aslında bir keresinde böyle bir şey gerçekten olmuştu. Apansızın! Birinci dersin giriş zilinin çalmasına çok az kala meslektaşlarından biri öğretmenler odasına girmiş ve "Bugün kendimi Hans
Oysa matematik öğretmeninin ağzından çıkan söz, "Bugün kendimi Hans Castorp gibi hissediyo
rum, yataktan çıkmasam daha iyiydi" sözü bambaşka bir şeydi.
Elias'ın meslektaşının
çaresizlik hissi olmasa, köşeye sıkışma duygusu olmasa...
-hazreti musa vurmayacaktı elindeki asayı yere.. yarmayacaktı kızıldenizi ortadan ikiye..
-hazreti isa yükselmeyecekti göğe...
-hazreti ibrahim'e inmeyecekti kurban.. bir elinde öz oğlunun boynu, bir elinde bıçak olmasa...