Puan vermedi·112 syf.··
2026 4. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 01:15
Dunwich Dehşeti 2 hikayeden oluşuyor; birincisi kitabın adı olan Duneich Dehşeti ikincisi Duvardaki Sıçanlar. Dunwich Dehşeti, hikayesinde babasının kim olduğu bilinmeyen doğduğu andan itibaren çok hızlı büyüyen korkutucu derecede boyu olan ve büyü yapmayı bilen Wilburdan bahsetmektedir. Dunwich'e musallat olan olan korkunç, gizemli, görünmeyen bir yaratıktan ve Dunwich halkının bu yaratığın izini sürme ve kurtulma olaylarından bahsedilmektedir. Duvardaki Sıçanlarda ise karakter kendi yaşadıklarını kendi gözünden anlatmaktadır hikayeler genel olarak açık anlaşılır bir şekilde anlatılmış ama olaylar fazla detaylandırılmamışçocum süreci uzatılması hemen çözülmüş hikayelerdir. Okunabilir mi? evet okunabilir ama çok güzel bir kitaptı diyemem yine de çabuk ve akıcı bir şekilde ilerledi okurken sıkmadı.
İnceleme
Dunwich DehşetiH. P. Lovecraft · Kızıl Panda Yayınları · 0103 okunma
Puan vermedi·688 syf.··
2026 8. kitabı
Kitapta İslamiyet ile ilgili sanat eserleri, bilgilendirme vs. bir çalışma göremedim ve bu durumu garipsedim. Ağırlıklı olarak, Antik Mısır, Antik Yunan, Rönesans ve Hristiyanlık etkisiyle gelişen eserlere değinilip fotoğraflarla örneklendiriliyor bu çok anlaşılır bir şey. Sanat tarihi bunlardan ayrı düşünülemez elbette. Aztekler, Çin İmparatorluğu, Persler'e kadar erken dönem örneklerinden de bahsediliyor. İslamiyette heykel yapmak günah sayıldığı için bu alanda gelişme kaydedilmediği gibi yüzeysel çok kısa bir kaç yer var. Ancak sırf bu dinin etkisiyle bile ortaya çıkmış pek çok sanat eserleri yok mudur? Hat sanatı, cami, çeşme, kervansaray, şehir kapıları, saraylar, kaleler vs. örnekler çoğaltılabilir. İslamiyet tarihi ve coğrafyasına ait sanat eserlerinin neden kitapta yer almadığını, ilham olacak, örnek gösterilecek nice eserlerin es geçilmesini gerçekten anlayamadım. Bu sorgulamam politik yada dini fanatizmle ilgili hiçbir ilgisi yoktur, samimi bir merak sadece.
Sanatın ÖyküsüE. H. Gombrich · Remzi Kitabevi · 20171,131 okunma
Reklam
Puan vermedi
CEREN CERAN T E R C İ H “Gerçek benliğimi ve gerçek isteklerimi ortaya koyduğum her durumda, kötü olan ben oldum bu hayatta. Bana reva görülene razı gelmediğim her konuda; kızarak, küserek, sessizleşerek pes ettirmeye çalıştılar beni. Herkes bana bir kader çizmişti, herkes kendi hikâyesinde bana bir rol biçmişti ve ‘Ben kendi rolümü seçeceğim’ dediğimde ise benden hayırsızı yoktu. Kendi uygun buldukları cicilerle donattılar hayatımı, ‘Cicilerinizi değil, kırık dökük emeğimi istiyorum’ dediğimde ise nankör oluyorum, öyle mi?” Ceylan’ın ve Asiye’nin hikâyesi işte tam da bu cümlelerde gizli. Gidemeyenin ve gidenin hikâyesine odaklanan roman, kendi yolunu çizen ve çizemeyen iki kadının hayatında tüme vararak güçlü bir Türkiye panoraması çiziyor. Üniversite tercihleri sırasında alınan bir kararla bambaşka deneyimlere uzanan bu iki hayat, hepimize kendimizden bildiğimiz o tanıdık yerden dokunuyor. Peki, gitmek bencillik, kalmak razı olmak mıdır sahi? Oysa kadın ya da erkek fark etmez, herkesin kendi hatasını yapmaya, kendi acısını yaşamaya hakkı olmalıdır bu hayatta. Çünkü fazla uyum, yok oluşu getirir. Razı olmak, mutlu olmak demek değildir. Peki, sizce gidebilmek için ne lazımdır? Umut? Cesaret? Bir çift bacak?
TercihCeren Ceran · Masa Kitap · 2025266 okunma
10/10
·296 syf.··
Beğendi
·
2026 28. kitabı
·
25 günde okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2026 15:41
Elliot Engel, İngiliz edebiyatı üzerine çalışan ve yıllarını klasik eserlere adamış bir akademisyen. Türkçede yayımlanan Oscar Nasıl Wilde Oldu? adlı kitabı, yalnızca yazarların hayat hikâyelerini anlatan sıradan bir biyografi kitabı değil. Engel, edebiyat tarihinin önemli isimlerini ders kitaplarının kuru bilgilerinden çıkarıp yaşayan, hata yapan, mücadele eden insanlar olarak karşımıza getiriyor. Kitabı okurken en çok dikkatimi çeken şey, daha önce okuduğum birçok eseri yeniden okuma isteği duymam oldu. Çünkü Engel, yazarların eserlerini hangi koşullarda yazdıklarını, hayatlarında yaşadıkları ilginç olayları ve kişiliklerinin bilinmeyen yönlerini öyle etkileyici bir şekilde anlatıyor ki, kitapları bambaşka bir gözle görmeye başlıyorsunuz. Shakespeare'den Jane Austen'a, Edgar Allan Poe'dan Charles Dickens'a, Bronte kardeşlerden Ernest Hemingway'e kadar birçok önemli yazarın yaşam öyküsü kitapta yer alıyor. Özellikle eserlerin arkasındaki insanı tanımak, romanların anlamını daha da derinleştiriyor. Kitapta dikkat çekici bulduğum ayrıntılardan biri de Viktorya dönemi yazarlarıyla ilgiliydi. Charles Dickens, Charlotte Bronte, Emily Bronte ve George Eliot gibi bugün dünya edebiyatının devleri olarak kabul edilen isimlerin birbirine oldukça yakın yıllarda doğmuş olması şaşırtıcı. Kraliçe Viktorya'nın uzun süren saltanatı boyunca aynı dönemde bu kadar çok büyük yazarın ortaya çıkması, edebiyat tarihinde pek sık rastlanan bir durum değil. Elliot Engel'in anlatımı sayesinde edebiyat yalnızca kitaplardan ibaret olmaktan çıkıyor; yazarların hayatları, dönemin şartları ve eserlerin ortaya çıkış hikâyeleri de en az romanların kendisi kadar ilgi çekici hale geliyor. Bu nedenle kitap, klasik edebiyatı sevenler için olduğu kadar, yazarların bilinmeyen yönlerini keşfetmek isteyen
Oscar Nasıl Wilde Oldu?Elliot Engel · Sel Yayıncılık · 201165 okunma
Ormana gittim çünkü bilinçli yaşamak istiyordum.
10/10
·136 syf.··
Beğendi
·
2026 10. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 16 Mayıs 2026 23:38
Ölü Ozanlar Derneği hakkında uygun cümleleri bulmak gerçekten zor bu yüzden kitabı bitirdikten sonra hemen bir şeyler yazmak istemedim ama bu kitap hakkında bir inceleme yazmazsam da Ölü Ozanlar'a saygısızlık etmiş olurum :) Ölü Ozanlar Derneği kitabı kendisiyle aynı ada sahip olan Ölü Ozanlar Derneği adlı filmin kitaba uyarlanmasıdır. Genellikle kitaplar filmlere uyarlanır ama bu sefer film kitaba uyarlanmış. Filmin senaryosunu okuyan ve etkilenen N.H KLEINBAUM bu senaryoyu daha detaylandırarak kitap haline getirmiştir. Ölü Ozanlar Derneğinin ilk önce kitabını okudum ardından da filmini izledim ve şunu söylemeliyim ki film çıktıktan sonra iyi ki kitabı da yazılmış çünkü filmdeki karakterler, olaylar vs. sanki film süresi uzamasın veya film daha maliyetli olmasın diye yüzeysel anlatılmış bu da filmi anlama ve benimsemede biraz sorun yaşatmaktadır ama kitapta bu sorun yok.Kitapta karakterlere ve olaylara gereken özen gösterilmiş ve filmde olmayan ama kitapta olan olaylar, şiirler ayrı bir güzellik kattığı için bu kitabı filminden daha çok sevdim. Ölü Ozanlar Derneğinin ana karakterleri Neil, Todd, Charlie, Knox, Pitts, Meeks ve Cameron adında 7 öğrenci ve edebiyat öğretmenleri John Keatingdir. Yan karakterler ise okul müdürü, latince öğretmeni, matematik öğretmeni, öğrencilerin aileleri ve diğer öğrencilerdir. Ana karakter olan öğrencilerin kişisel özellikleri hakkında bir yorum yapmak gerekirse Neil sevecen,hayat dolu ve lider ruhlu biridir. Charlie grubun en haylazı ve en cesurudur. Knox grubun aşığıdır ve sevdiği kızı elde etmeye çalışmaktadır. Todd grubun en son katılanı, en utangacı ve en içine kanapık kişisidir. Pitts ve Meeks kısaca grubun zekileridir. Cameron ise gruba ihanet eden ve J.Keating'in onca öğretisinden bir şey anlamayan salağın tekidir. Ölü Ozanlar
Ölü Ozanlar DerneğiN. H. Kleinbaum · Bilge Kültür Sanat Yayınları · 202233,1bin okunma
9/10
·293 syf.··
2026 13. kitabı
H a m n e t 16. yüzyıl İngiltere’sinde bir ailenin yaşadığı büyük bir kaybı anlatıyor. Ama aslında bu kitap bir ölüm hikayesinden çok daha fazlası… Bir annenin iç dünyası, bir çocuğun yokluğunun yarattığı boşluk ve sevginin en sessiz hâliyle yüzleşiyorsunuz. Anlatımı yavaş ama derin. Her sayfası hissettirerek ilerliyor. Özellikle anne-çocuk bağı o kadar güçlü ki bazı yerlerde durup düşünmeden edemiyorsunuz. Ve en etkileyici tarafı… Bu hikayenin, Shakespeare’in Hamlet eserine ilham olması. Eğer duygusal, atmosferi güçlü ve iz bırakan kitapları seviyorsanız kesinlikle öneririm.
Duygu ve Düşünce
HamnetMaggie O'Farrell · Domingo Yayınevi · 20249,6bin okunma
Reklam
Reklam