Puan vermedi·464 syf.··
2018 72. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 23 Temmuz 2018 00:00
Son gözdem @arkadya_kitap dan #kurbanmıcellatmı bitenlerin arasında yerini aldı. İşin içinde @arkadyapolisiye olduğu için yine beklentimi yüksek tutarak okudum ve bir kez daha yanılmamış olmamın verdiği keyfin tadını çıkarıyorum. Her şeyden önce alışılmış kurgulardan olmamasını sevdim. Bölümler arası geçişler can alıcı yerlerde bırakıldığı için olay örgüsünden kopmanız imkansız . Anlatımın sadeliği sayesinde çok kolay okunan, heyecanı sayesinde kolaydan ziyade hızlı okunan bir kitap olmuş. Sayfaları nasıl çevirdiğinizi anlamıyorsunuz Resmen "hadi kitabı bırak git, hadi ara ver, hadi" diye dalga geçmişler, hiç yakıştıramadım. Devam niteliği var mı bilmiyorum ama yeni dedektifimiz Buddy Lock hayırlı olsun diyorum, gözüm tuttu kendilerini. Konuya çok girmek istemiyorum aslında. Müthiş derecede soğuk kanlı, planlı, eğitim almışcasına usta bir katil tarafından katledilen zengin bir aile ve şans eseri kurtulan bir çocuk etrafında dönüyor olay. Okuyan herkes "katili bulamadık" yorumunu yapıyordu. Benden kaçar mı? Kaçmaz tabi. katili buldum ve okuyanların bulamamasına çok şaşırdım. Okudukça şaşkınlığım arttı çünkü, aslında bulamadığımı fark ettim. Çok zekice bırakılan izler ters köşeyi kaçınılmaz kılıyor. Buda iyi bir polisiyenin olmazsa olmazıdır. Tavsiyemdir. Keyifli okumalarınız daim olsun...
Kurban mı Cellat mı?James Tucker · Arka Kapak Dergisi · 2018221 okunma
Elçiye zeval olmaz??
3/10
·328 syf.··
2026 7. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 26 Şubat 2026 23:53
Merhabalar efendim,bugün okuması benim için çok zor olan bir kitabın incelemesi ile geldim size.İtiraf etmeliyim ki kitabın ilk sayfalarından itibaren belliydi benim buna inceleme yazacağım.Nedenini inceleme içerisinde açıklamış bulunacağım zaten,o hâlde bölumlerimizi tanıtmaya geçelim,isteyen istediği adrese yönelsin 1.BÖLÜM:Neden Bu Kitap? 2.BÖLÜM:Kitaba dair az buz spoiler içerebilen yorumlarım 3.BÖLÜM:Elçiye zeval olmaz mı? 4.BÖLÜM:Kapanış 1.BÖLÜM Sudenaz birçok türde kitap okumayı sever,hatta buna özellikle dikkat eder.Yani aslında dönüp "Sudenaz bunu okumaz ki" diyebileceğimiz kitap sayısı oldukça azdır.Bu kitaba gelirsek...Bu kitapla herhalde yan komşumuz,biricik ablam,yağlamaya fısıldayan kadın olmasaydı baksam da görmeyip diğer kitaplarla ilgileneceğim bir kitap olurdu.Geçen sene bu zamanlar ona okuduğum kitaptan,kitaptaki sömürgeden bahsetmiştim.O da "aaa demek bu konulara ilgilisin,o zaman bunu çok beğenirsin" dediydi.Alış,o alış. 2.BÖLÜM Genelde bu bölüme içten içe bir sevinçle gelirim,"hadi yazalım bakalım kıvamında" fakat buna...buna yorum yazmak o kadar zor ki.Karşımda bir arkadaşım olsa ve ona anlatsam çok kolay olurdu halbuki.Çünkü yapacağım şey ağzıma geleni söylemek " ha bir de..şu vardı" diyip örneklendirmek olurdu.Kesinlikle kafa karıştırıcı ama sohbet için garipsenmez,hatta arkadaşımın anlık tepkileriyle güzel bir diyalog olurdu.Velhasıl şu an yazacaklarım oldukça karışık ve hebele hübele sinirden ne diyeceğini şaşırmış vaziyette gelebilir.Beni okurken en çok zorlayan bu olayın gerçek hikâye olarak aktarılması.Zorlandığım kısımlarda tabii ki sömurgenin vahşeti ve gerçeği var fakat ondan ziyade neyin ne kadar gerçek olduğunu bilmememden kaynaklanıyor.Belki karakterler gerçektir fakat o diyaloglar,o betimlemeler...Aman Allah,bu konuda akıllara
İncir KuşlarıSinan Akyüz · Alfa Yayınları · 202433,3bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
9/10
·68 syf.··
Beğendi
·
2026 7. kitabı
Bir kadının 13 yaşından itibaren nasıl bu kadar çok sevip hayatını o adam çevresinde yaşayıp hiç dokunmamış olmasını konu alıyor. Bu kitabı 2 3 yıl önce okuyunca nasıl da oturup ağladım. Şimdi çok farklı bir kafada okudum. Ya madem çok seviyorsun git konuş hadi çocuğun oldu başka bir hayat kuruyorsun o zaman çıkar o adamı aklından. Şu an çocuğunun ölmesinde bile kadının aldığı kararlar yatıyor.
Bilinmeyen Bir Kadının MektubuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022266,3bin okunma
Puan vermedi·416 syf.··
2026 9. kitabı
·
25 günde okudu
·
Okunma: 16 Mayıs 2026 23:26
Kitabımızın baş kahramı Öykü Turan... Kilolarıyla başı dertte olan ama yemeyi de çok seven bir dergide köşe yazarlığı yapan genç bir kız... Çalıştığı dergide çalışan Seçil adındaki kişi Öykü'nün Kilolarıyla dalga geçmektedir. Patronun peşinde koşan Seçil Öykü' nün de patronun peşinde koştuğunu sanıp o Kilolarınla mı elde edeceksin diye dalga geçer. Öykü üzgün bir şekilde giderken bir kitapçıya denk gelir ve oraya girer... O andan itibaren hayatı değişecektir.. Kitapçıya erkek tavlamak için bilgi içeren bir kitap aradığını söyler ve bulur.. Kitabın adı "Gizemli erkek avcısı" Kitabın ilk sayfasında önce fazla kilolarından kurtulması gerektiği yazar. Kiloyu vermeden diğer sayfaya geçmemesi gerektiği yazar. Ve Öykü karar verir zayıflayacaktır. Karşısına Berk çıkar. Berk bir kaç ay öncesine kadar kilolu birisidir ve Öyküyü zayıflatmaya kendi uyguladığı şeyleri ona da uygulatmaya başlar. Güzel haber Berk'in bir spor salonu vardır (: Şansa bak be Öykü dört ayağının üstüne düştün hadi yine iyisin (: Neyse gel zaman git zaman Berk ile dostluğu da ilerler hatta kuzeni Melis ile Berk sevgili olurlar. Bu sırada Öykü zayıflamaya devam etmektedir.. Tek hedefi Seçil cadısını alt edip patronu Borayı elde etmektir.. Ama beklemediği bir şey olur. Tanıştığı kitapçı komşusu olur çünkü ilk görüşte Öykü'ye aşık olmuştur. Sonra Öykü köşe yazılarında zayıflama günlüğünü yazmaya başlayınca tabi ki okunma sayısı artar ününe ün katar. Tabi onu kimse Öykü Turan olarak değil #Külkedisininzayıflamagünlüğü olarak tanır. Derken bir başka bir dergiden iş teklifi gelir. Aldığı maaşın 3 katı maaş ayrıca özel araç temin edileceği bir tekliftir bu.. Ama Öykü bunu kabul etmek istemez. Ta ki patronu Bora'nın Öykü hakkında olumsuz konuşmalarını duyana kadar... Sonra diğer derginin teklifini kabul eder ve
Külkedisi’nin Zayıflama HikayesiAylem Güngördü · Nemesis Kitap · 2016308 okunma
8/10
·688 syf.··
2026 12. kitabı
·
33 günde okudu
·
Okunma: 30 Nisan 2026 15:20
Yazar 1950 lerin başında kitabı yazmaya başlıyor. Bas karakter Nicholas gibi kitabın taslakları da yönü de sürekli değişiyor.   Bir yanı yazmaya devam etse de bir yani başarısızlıkla sonuçlanacak  bir gelecek öngörüyor.  1963 yılında Koleksiyoncu  eserinin basarisi üzerini bu kitabını 1964 de yeniden eline alıp bütün taslakları birleştirerek olusturuyor. Büyücü kitabı ilk kez 1966 da basılmış, yazar kitabın son sözünde bahsettigi değişiklikleri yaptığı ikinci basim ise 1977. Kütüphaneden aldım, süreyi üç kere uzattım. 686 sayfa oku oku bitmiyor, tuğla gibi kitap. Ne anlatıyor dersiniz sürekli git geller ile  oyun mu gerçek mi, doğru mu yalan mı, var mı yok mu diyerek okuduğum, baş karakter Nicholas'ın vurdumduymazligina kızdığım bir kitap. Hadi bırakmayayım  nereye bağlayacak buradan diye ümitle sayfaları çevirdim. Mutlaka  okunması gerekenler listesinde mi hayır  , okumayı çok sevenler  ileride listesine alabilir ama hayatta daha öncelikli okunması gereken bir çok kitap var, psikolojiye ilgi duyanlar için  merak uyandıracaktir. Kitap birden bitti gibi geliyor ama düşününce sonu yok gibi. Sürekli ne yalan ne gerçek  bilmeden sürülen bir hayat gibi kitap devam edip gidecek gibi geliyor. Ve her ölüm gibi aniden bitiveriyor.  Yazarin shakespeare  hayranlığı çok yüksek. Her eserinde izler görüyoruz. Özellikle  bu kitaba başlamadan önce shakespeare  külliyatina hakim olmak gerek, ayrıca yeterli seviyede mitoloji bilgisi de gerekiyor.
Edebiyat & Roman
BüyücüJohn Fowles · Ayrıntı Yayınları · 20242,720 okunma
Parasını çöpe atmak istemeyenler bu yorumu dikkatlice okusun
5/10
·504 syf.··
2026 8. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 13 Mayıs 2026 23:09
Sosyal medyada çok sık paylaşılan kitaplara karşı önyargımda ne haklı olduğumu kanıtlayan bir kitaptı. Bookstagram’ların %99’unun kitap paylaşımlarını azımsanmayacak bir ücret karşılığında yaptığını biliyoruz. Ve bu kitabın ‘reklam’ına da epey para harcandığı belli. Aksi takdirde böyle vasat bir kitabın haftalarca keşfetimi işgal etmesi mümkün olmazdı çünkü gerçekten övülecek hiçbir yanı yok! Anlaşıldığı üzere Bookstagramlar, içi boş övgüleriyle kitabı balon gibi şişirerek aldıkları paranın karşılığını epey iyi vermişler. İlk başta kitabın 3. şahıs bakış açısıyla yazılmasını sevmemiştim ama keşke bu kadarla sınırlı olsaydı… Okudukça sevmemek için çok daha fazla neden buldum. Bunları size kısaca sıralayıp neden paranızı çöpe atmamanız gerektiği hakkında fikir vereyim biraz. Kitap kızımızın annesinin ölümüyle başlıyor ama durun öyle hüzünlenmeye, duygulanmaya falan hiç gerek yok. Çünkü kız annesini güya çok sevse bile ne yasını tutuyor ne de onu kaybetmenin duygusal boşluğunda süzülüyor. Düşündüğü tek şey ‘benim görevlerim var, annem sorumluluklarımı yerine getirmemi isterdi, onun büyü gücünü ben devraldım ve buna layık olmalıyım’ tarzında zırvalıklar. Yahu evdeki bitkisi solunca bile üzülür insan, annesini kaybeden birinde nasıl bir gram duygu olmaz? Neyse, hadi bu kısmı kız pek duygusal değil diyerek geçiştirelim ve bir sonraki saçmalığa geçelim… Cenaze işlemleri tamamlanır tamamlanmaz bir sabah kapılarına iki adam geliveriyor. Meğer annelerinin bankaya yüklü miktarda borcu varmış ve gelen adamlar da bankacıymış. Ophelia’yı (ana karakter) ve kız kardeşini (Genevieve) alıp bankaya götürüyorlar önlerine bir sürü çek koyup evlerinin ipotekli olduğunu söylüyorlar. Ophelia çeklerdeki imzanın sahte olduğunu fark ediyor ama bankacılara gıkını çıkarmıyor bu konuda. Sonra
PhantasmaKaylie Smith · İndigo Kitap · 2026129 okunma