Bir fetva
❓Farzı cemaatle kıldıktan sonra sünnet kılmak için yer değiştirmenin hükmü nedir? ✒️Cevap: Kişi öğle, akşam ve yatsı namazlarının farzını cemaatle kıldıktan sonra sünneti bulunduğu yerde (namaz safında) kılması caizdir. Bununla beraber, Peygamber Efendimiz (s.a.v) şöyle buyurmuşlardır: "Biriniz namazını kıldığı zaman önüne, ardına, sağına veya soluna çekilmekten aciz mi de böyle yapmıyor?"[1] Bu hadis-i şerife istinaden bazı alimlerimiz, selam verdikten sonra yer değiştirmenin (yani safı bozmanın) müstehap olduğunu söylemişlerdir.[2] Müstehap olmasının sebebi şöyle açıklanmıştır:[3] 1- Sonradan mescide girenlerin o esnada farz kılınıyor zannetmemeleri için, 2- Namaz kılınan yerler ahirette kişinin lehine şahitlik edeceğinden dolayı namaz kılınan ve secde edilen yerleri çoğaltmak için. ⭕️ Lakin bunu mutlaka yapılması gereken bir vecibe olarak algılamak yanlıştır. Dolayısıyla, mescit kalabalık ise yer değiştirmek için etrafa rahatsızlık vermekten kaçınmak gerekir. 📌 Müstehapları yerine getiren sevaba nail olur, terk eden ise azarlanmaz ve kınanmaz. 📖Kaynak: [1] Sünen-i İbn-i Mâce, Hadis: 1427; [2] İbn-i Âbidîn, Reddü'l-Muhtâr, c.1 s.531; Burhaneddin İbn-i Mâze, Muhît-i Burhânî, c.1 s.382; [3] Kâsânî, Bedâi', c.1 s.160;
1000Kitap
Hadislerin Gölgesinde/Riyazu's Salihîn
Hadislerin Gölgesinde programızda Riyazu's Salihîn eserinden hadisler okuyup, açıklamaya çalışıyoruz. Rabbim istifade etmeyi hepimize nasip eylesin. Amin. #hadis #hadisler #sünnetianlamak #riyazussalihin #ders #sohbet youtu.be/dAuuTjniRJQ?si=...
Hadîs-i Şerif
Reklam
"Sabah namazının iki rekat sünneti, dünya ve dünyadaki her şeyden daha hayırlıdır." (Müslim) Efendimiz (s.a.v) (Hadis)
Din İslam
عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُمَا قَالَ: أَخَذَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ بِمَنْكِبِي، فَقَالَ:«كُنْ فِي الدُّنْيَا كَأَنَّكَ غَرِيبٌ أَوْ عَابِرُ سَبِيلٍ»، وَكَانَ ابْنُ عُمَرَ، يَقُولُ: إِذَا أَمْسَيْتَ فَلاَ تَنْتَظِرِ الصَّبَاحَ، وَإِذَا أَصْبَحْتَ فَلاَ تَنْتَظِرِ المَسَاءَ، وَخُذْ مِنْ صِحَّتِكَ لِمَرَضِكَ، وَمِنْ حَيَاتِكَ لِمَوْتِكَ. Abdullah b. Ömer -radıyallahu anhuma-'dan rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir: Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve sellem- omzumdan tutup bana şöyle buyurdu:*«Dünyada bir garip gibi veya bir yolcu gibi ol.»* İbn Ömer -radıyallahu anhuma- şöyle diyordu: "Akşama erdin mi sabahı bekleme, sabaha erdin mi akşamı bekleme. Sağlıklı olduğun sırada hastalık hali için hazırlık yap. Hayatta iken de ölümün için hazırlık yap." Buhârî 6416
BİZ NİYE EVDE (BEKÂR) KALDIK?..
Allah selâmet versin. "Mustafa" isminde bir arkadaşım var. Kendisi şimdilerde evlidir. Maşaallah. Fakat bundan yıllar önce iki bekâr "Biz niye evde kaldık?" muhabbetini döndürürken şöyle bir şey söylemişti: "Bu işler akılla olmaz. Akılla hareket eden evlenemez. Gençken teşebbüs etseydik o cahillikle, cür'etle, cesaretle kolayca içinden çıkabilirdik. Şimdi çok düşünüyoruz. "Armudun sapı, üzümün çöpü..." diyoruz. Bu kadar düşünmekle de işin tadı kaçıyor. İllâ kusurlar görünür oluyor. "Olmazlar" daha çok göze batıyor. İnsan hareket etmeye korkuyor." Benzer bir şeyi, çok nâmlı bir üniversiteden pazarlama eğitimi almış, "Özgür" ismindeki bir arkadaşımdan da duymuştum. O da ticarette başarılı olmak için "cahil cesareti" sahibi olmak gerektiğini söylerdi. Kendisinin başarısızlığını da "o cahillikten kurtarılmış olmasına" bağlardı. Ona göre, teşebbüs etmeden önce çok düşünmek, teşebbüsü öldürüyordu. Modern eğitim ise "raporlama yapmaktan" ticaret yapmaya zaman bırakmıyordu. Kendisi gibiler evraklarla boğuşurken ilkokul mezunu "Anadolu Kaplanları" hızla paranın gözüne basıveriyordu. Onların bu sözleri, bana, Efendimiz Aleyhissalâtuvesselâmın "gençleri erkenden evlendirmek" konulu hadîslerini hatırlatmıştı. Hani hem Buharî hem Müslim'de yer alan birisinde buyuruyor: "Ey gençler! Sizden kimin evlenmeye gücü yetiyorsa hemen evlensin. Çünkü evlilik, gözü haramdan sakındırmak ve iffeti korumak için en etkili yoldur. Kimin de evlenmeye gücü yetmiyorsa, oruç tutsun; çünkü oruç, onun için bir kalkandır (şehveti kıran bir engeldir)." (Buhârî, Nikâh 3; Müslim, Nikâh 1) Yine Tirmizî'de geçen bir başkasında da diyor ki: “Üç şeyi geciktirmeyin. Vakti gelince namazı, hazır olunca cenâzeyi ve denk birini bulunca bekârı evlendirmeyi.” (Tirmizî, Salât, 13/171) __Bunlara
Tefekkürât
Reklam
Reklam