Bir hadis-i şerif’te zenginlerin fakirlerden yarım gün sonra, yani dünya hesabıyla beş yüz sene sonra cennete girebileceklerini bildiriyor ( Tirmizi,Zühd 37). Şayet insan sırf zenginliğinden dolayı hesap vermek üzere fakirlerden beş yüz yıl sonra cennete girebilecekse, demek ki varlıklı olmak o kadar imrenilecek bir şey değildir.
Bu hesabı yaparken bir hususu da gözden kaçırmamak gerekir. Hadiste “ Cennet’e gireceklerin çoğu yoksul kişilerdir.“ buyuruluyor. Demek ki cennete önce girenlerin çoğu fakirler olmakla beraber aralarında zenginler de vardır. Bunlar şüphesiz mallarını yerli yerince harcayan, üzerilerinde Allah ve kul hakkı bırakmayan, servetini Allah yolunda harcamasını bilen şuurlu zenginlerdir.
"Allah yolunda ölenlerin dışında yedi türlü şehit vardır: Tâûndan ölen şehittir. Suda boğulan şehittir. Zâtülcenbden ölen şehittir. Karın ağrısından ölen şehittir. Yanarak ölen şehittir. Yıkıntı altında kalan şehittir. Doğum esnasında ölen şehittir."
Bizim gözlemlerimize göre, mezhepçi İslam’ı yaşayan birçok kişi arkadaşlarının, cemaatinin, ailesinin kendisini dışlamasından; “Bizim oğlan sapıttı, başörtüsünü inkâr ediyor” veya “Bizim kız mezhepsiz olmuş, üstelik erkeklerle el sıkışmaya başlamış” veya “Ahmet hadis düşmanı olmuş” veya “Leyla hayızlı namaz kılıyormuş, vah vah” gibi izahlar yapmalarından, iğneli kınamalardan çekinmektedirler.