10/10
·300 syf.·
2026 46. kitabı
Geçmişten günümüze hep planlar içinde yaşadık. Bir tiyatro kurdular; sahnede halkın görmek istediğini sergilediler, gerçek yüzlerini ise sahne arkasına sakladılar. Senaryolar yazarak yanlışı, küfrü halka; doğru ve kaçınılmaz yol olarak ileri sürdüler. İslam bunlara mutlak yanlışın cevabını verse de bu PKK sempatizanları muvahhidlere hain etiketi yapıştırdılar. Asıl hainin kendileri olduğunun farkında olamayacak kadar beyinleri noksan; emir aldıkları Avrupa ve Amerika’yı baş düşmanlarıyken dost olarak görüp İslam adına yaşayanları düşman olarak gördüler. Avrupa ve Amerika “Türk’e en büyük ırk sizsiniz” sloganını verdi, bununla böbürlenen Türkler Kürtleri ezdi. Kürtlere de “Türkler sizin özgürlüğünüzü kısıtlıyor” fısıltıları kulaklarına işittirdi. Sonuç: Türk ve Kürt birbirine girdi, Batı seyirci olarak tiyatrosunu izledi. Kitap bunları bir olay örgüsüyle çok güzel anlatıyor. Kitabı elbette tavsiye ederim. Başkarakterin tevhid ehli olup şehit oluşuna çok sevindim. Ama tabii ölümü yine de ağlattı. Rabbim hak yolunda şehit olanların şehadetini kabul eylesin ve bu uğurda esaret altında olan tüm kardeşlerimize özgürlüklerini nasip eylesin. اللّهم آمين ‎وَقُل رَّبِّ زِدْنِي عِلْمًا
Cemaatteki MuhbirYılmaz Cengiz · Nuhbe Yayınevi · 2019163 okunma
1/10
·184 syf.··
2026 4. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 18:55
Nevzat Hoca ile maalesef vedalaştık, kitabında fetö piçinin güzellemesini yapan, saidi nursiye atıfta bulunan, kissenger'dan alıntı yapan Nevzat hocam artık bizimle değil. kimse kusura bakmasın. Dindar siyasetçi ve aydınlarımızın düşmüş olduğu tuzağa Nevzat hocam da düşmüş, anladığımız bu. Ahmak mı hain mi bilemem, benim konum da değil zaten, dolayısıyla kitabı değerlendirmiyorum. Türk milliyetçilerinin, Türkçülerin cahil, ahmak, bilgisiz, tedbirsiz olma lüksü yoktur. olamayız olmayacağız..
Türk Milliyetçiliği
Küreselleşme ve Milli HayatNevzat Kösoğlu · Ötüken Neşriyat · 202018 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
10/10
·180 syf.··
Beğendi
·
2026 54. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 12:00
Badiou, etiğin tekil ve evrensel olduğu yaygın kanaat ve teorileri reddeder. Tekil ve evrenselliğe dayanan, "Bir"i meydana getiren etik, Kötü üzerinden İyi'yi kuracaktır. Örneğin, siyasette etik, Nazi'lerin olumsuzlaması üzerinden ilkelerini ortaya koyar. Yahut, İnsan Hakları, "kurban" insan figürünün azaplarını baz alarak yasaklar getirir ve ardından İyi'yi kurar. Badiou ise hakikatler etiğini önerir. Hakikatler etiği, çoklu hakikatlerin her birinin kendi içinde öncelikle İyi'yi meydana getirmesidir. Badiou, hakikati meydana getiren şeyin "olay" olduğunu söyler. Bir "olay"ın insanı çağırması ile insan o güne kadarki cesedinden sıyrılır ve olayın çağrısına kulak vererek onun oluşturduğu hakikat sonsuzluğunda sürüklenmeye karar verir. Antigone'nin, erkek kardeşi ölüp "hain" ilan edilince Kral Kreon'a karşı başkaldırısı bu sürüklenmenin güzel bir örneğidir. "Olay" burada öldürülme ya da hain ilan edilme değildir, kardeşinin onurudur ve bu onur Antigone'yi çağırmıştır. Hakikat oluşumu ise hain ilan edilmiş kardeşinin, "hain" sıfatının ötesinde toplumun bastırdığı gerçekliğidir. Hakikat bu gerçeklik içinde sonsuza dek büyür, bu hakikate iştirak edecek insan ise bu hakikatin içinde "sürüklenerek" ve bu sürüklenmeye "sadakat" duyarak özneleşir. Aşk da bu çoklu hakikatlerden birisidir. Aşık olmamız, bir "olay"dır, bakışımız ile olay bizi çağırır ve hakikatin kapısı bize açılır. Etik, ancak bu hakikatlerin sadakati etrafında hakikatlerin farklı farklı gerçekliklerinde ortaya çıkabilir. Badiou'nun hakikat düsturu "Devam et!"tir. Hakikate sadakat, arzudan vazgeçmeden devam etme ile oluşur. Buradaki arzu, Lacancı bir arzuya tekabül eder. Lacancı arzu hiç de insana zevk veren, onun mutluluğunu umursayan bir fenomen değildir. O, Sokrates'in kendisini ölüme kadar götürdüğü
Felsefe
EtikAlain Badiou · Metis Yayınları · 2019144 okunma
Puan vermedi·214 syf.··
2026 4. kitabı
Köylünün aslında hain değil sadece neyin ne olduğınu anlamayacak kadar cahil oluşları Uzun zaman önce okumuş olsam da konusu hala aklımda kala kitap
YabanYakup Kadri Karaosmanoğlu · İletişim Yayınları · 202154,6bin okunma
Puan vermedi·296 syf.··
2026 42. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 19:31
Şiddetle tavsiye ederim… Üzerimizde oynanan oyunlar, bizim sayemizde kazanılan milyonlar, çocuklarımız ve gençliğimiz üzerindeki hain planlar… ve çok daha fazlasını bu kitapta bulacaksınız. Çok rahat güzelce okuyacaksınız diyemem bazı yerlerde iğrenerek bazen zorlanarak ve yazarın kendisinin bile yazmaktan ve bahsetmekten zorlandığı yerlerde zorlanacaksınız muhtemelen. Ama bunlar gerçek. Bunlar hayal veya kurgu değil tamamen yapılmak istenenlerin özeti ve hatta büyük bir kısmı çoktan uygulanmış planların son hali… Yetki sahibi insanların okumasını çok isterdim çünkü Türkiye için hala bir şans varken bazı şeylerin engellenme ihtimali henüz önümüzdeyken belki bir şeyler değişir belki düzelir diye umut edebiliyoruz hala ki şansımız bence çok az olsa bile. Öğretmenlerin ebeveynlerin yeğeni kardeşi çocuğu olan veya çocukları seven herkesin okuması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum. Şiddetle tavsiye ediyorum. Sadece yetişkinlerin okuması için uygun olduğunu da eklemeden geçemeyeceğim. İyi okumalar
Hekaton'la Son TangoMustafa Merter · Ketebe Yayınları · 20251,224 okunma
8/10
·320 syf.··
2026 22. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 14:12
Tünelde , Kore tarihinin en acı dönemlerinden birini, çocukların gözünden anlatır. Romanın merkezinde iki kardeş olan Myung-gi ve küçük kardeşi yoome yer alır. Yazar, bu karakterler aracılığıyla savaşın, ayrılığın ve özgürlük özleminin insanlar üzerindeki etkilerini anlatır. Hikâye, Kore’nin uzun yıllar Japon işgali altında kalmasının ardından yaşanan karışık dönemde geçer. Japon sömürgesi sırasında Kore halkı kendi kültürünü ve dilini özgürce yaşayamaz, ağır baskılara maruz kalır ve yoksulluk içinde yaşam mücadelesi verir. İşgal sona erdiğinde ise halkın beklediği huzur gelmez. Bu kez Kore, Kuzey ve Güney olarak ikiye bölünür. Kuzeyde Sovyetler Birliği’nin, güneyde ise Amerika Birleşik Devletleri’nin etkisi görülür. Bu bölünme yalnızca siyasi bir olay değildir; aileleri, dostları ve kardeşleri birbirinden ayıran büyük bir trajediye dönüşür. Japon işgalinden kurtuldukları için sevinen Myung-gi ve ailesi, yeni rejimin de en az önceki kadar baskıcı olduğunu fark edince Kuzey Kore’den Güney Kore’ye göç etmeye karar verirler. Kuzey’de insanların özgürce dolaşma, düşüncelerini dile getirme ve yöneticilere itiraz etme hakları yoktur ve ülkeyi terk etmek isteyen insanlar hain olarak görülürler. Komşusu ve yakın arkadaşı Sora ve ailesi de Güney’e göç ediyorken, Myung-gi ve ailesi de burada daha fazla durmamalıdır. Ancak göç planları, babasının tutuklanmasıyla sekteye uğrar .Babasının isteği üzerine myung -gi ve ailesi daha güvenli bir yaşam umuduyla tehlikeli bir yolculuğa çıkmak zorunda kalırlar. Bu yolculuk boyunca açlık, soğuk, korku ve yalnızlıkla mücadele ederler. Her an yakalanma tehlikesi yaşamaları, kardeşlerin üzerindeki baskıyı artırır. Buna rağmen birbirlerine olan sevgileri ve bağlılıkları onları ayakta tutar. Romandaki en önemli sembollerden biri tüneldir.
TüneldeJulie Lee · Genç Timaş Yayınları · 2025379 okunma