Hak Sûreti
hak suretidir âlem-i imkân ile âdem bundan güzeli nerde ki cennette mi sandın her yer ne güzel menba-ı hüsn, insan güzeli sen de bu cemâli, huri gılmanda mı sandın her yerde, fakat ârifin kalbindedir Allah, yoksa sen onu arz u semâvatta mı sandın dünyâ diyerek geçme sakın, burdadır her şey mîzân ü sırât'ı mutlaka orda mı sandın cennet ü dûzah, gamm ü sürür, zulmet ile nûr yaptıklarının gölgesi, hâriçte mi sandın bilgin sana kıymet, talebin neyse osun sen insanlığı sâde yiyip içmekte mi sandın hâlin ne ise müşteri sen oldun o hâle noksanı meğer adl-i ilâhîde mi sandın fikrim bu benim, virdim ise her lahzada âh sen âh-ı ateş-sûzumu beyhude mi sandın yeniler her âh ile ken'ân ahd-i elest’i ahım acaba nefha-yı hâbîde mi sandın
Sayfa 188
ZULÜM DEVİRLERİ ve SAİD-İ KÜRDÎ'NÜN KÜRTLÜĞÜ...
Bediüzzaman Said Nursî
Bediüzzaman Said Nursî
Hazretleri diyor ki: **"Kelâmın tabakaları, ulvîyet ve kuvvet ve hüsn-ü cemâl cihetinden dört menbaı var: Biri mütekellim, biri muhatap, biri maksat, biri makamdır. Ediplerin yanlış
Bediüzzaman Said Nursi
Reklam
Kiminün 'aklı hoş idrāki mevzûn Kimisi hûşu'la bî-haber nedendir Kimisi 'âşikâr gökçek müselmân İçinde dopdolu put var nedendir Kiminin sûreti insâna benzer Velâkin her işi hûr nedendir Kim odur her işi işleyen Hak'dır Derken âşikâre inkâr nedendir
"YALAN", "ZİNÂ"YI NASIL GEÇEBİLİR Kİ?
__Arkadaşım, bunu da "Allahu'l-a'lem!" tereddüdüyle sar-sarmala, çünkü cidden muhtaç bir tefekkürdür. Kaynağını bilmemekle birlikte Aleyhissalâtuvesselâm Efendimizin şöyle bir
Tefekkürât
KADER KAÇMAKTIR!..
**Tekerrürde bir sır var sanki arkadaşım. Bir çeşit duâ gibi. Yahut onun da içi. Samimiyeti. Gayret oluyor. Sebat oluyor. İhlâs oluyor. O Rahman u Rahîm’in kapısını daha "kabul edilir"
Kadere İman
Reklam
Reklam