9/10
·230 syf.··
2026 15. kitabı
·
35 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 16:56
Kaç yıl oldu bu kitabı alalı bilmiyorum. O bana ben ona bakıp durduk yıllarca. Her şeyin bir zamanı olduğu gibi buluşmamız da bu zamanaymış. Tam kitaba uygun bir açılış cümlesi oldu :)) Yazarımızla ilk kez tanıştım bu kitapla, tabi şimdilerde takipteyim. Acaba Azra ile tekrar karşılaştı mı? merak etmekteyim. Evet ben de hiç bir karşılaşmanın tesadüf olmadığına ve tesadüf diye bir kavram olmadığına inanırım. Çünkü her oluş Yaradan emriyledir. Kitabımız Azra ile Hakan'ın bir haftalık fiziki olarak içsele yolculuğunu anlatıyor. Hikaye değil gerçek. Öyle bir yolculuk ki derviş gibi... Ekmek yok, para yok, telefon yok, Yol bizi nereye götürürse yolculuğu, teslimiyet yolculuğu. Yapabilir miyim diye kendimi düşündüm. Sanırım zor. Çok güzeldi. Okuyun derim. Keyifli okumalar.
Hiçbir Karşılaşma Tesadüf DeğildirHakan Mengüç · Destek Yayınları · 20217,4bin okunma
8/10
·216 syf.··
Beğendi
·
2021 301. kitabı
Adamın biri hayvanat bahçesini gezmeye gitti. Fillerin olduğu bölüme geldiğinde ilginç bir manzara ile karşılaştı: Fillerin hiç biri ne kafesteydi ve ne de onları sabit bir yere bağlayan zincirleri vardı. Zincirsiz oldukları halde, onları o dar alandan kaçmaktan alıkoyan tek bir şey vardı; ilginç ama dikkat; O güçlü filleri kaçmaktan alıkoyan tek bağ; filin bacaklarından birine bağlı hiç de çok güçlü olmayan bir “ip” parçasıydı. Adam fillere bakarken, fillerin neden güçlerini sadece ipi kırmak ve kamptan kaçmak için kullanmadıkları konusunda tamamen kafası karışmıştı. Oysa filler bunu kolayca yapabilirlerdi ama onların bunu hiç denemediklerini gördü. Meraklı misafirimiz bu sorunun cevabını öğrenmek için oradaki bir fil eğitmenine, fillerin neden orada öylece durduklarını ve neden hiç kaçmaya çalışmadıklarını sordu. Fil eğitmeni şöyle cevap verdi: “Onlar çok küçükken ve çok daha küçükken onları bağlamak için aynı boyda ve aynı güçte ip kullanırız. O ip o yaşta onları tutmak için yeterlidir. Büyüdükçe, ayrılamayacaklarına inanmaya şartlanırlar. Bu şartlanmanın sonucu olarak aynı ipin kendilerini hâlâ tutabileceğine inanıyorlar, bu yüzden asla kurtulmaya çalışmıyorlar.” Fillerin bahçeden kaçmamalarının tek nedeni, zamanla bunun mümkün olmadığı inancını benimsemeleriydi. Hikayeden çıkarılacak ders şudur: Dünya seni ne kadar tutmaya çalışsa da, her zaman başarmak istediğin şeyin mümkün olduğu inancıyla devam et. Başarılı olabileceğine inanmak, onu gerçekten başarmanın en önemli adımıdır.
Depresyondan Çıkış YoluM. Hakan Türkçapar · Epsilon Yayınevi · 2020408 okunma
Reklam
“Yazmak intihar etmenin en kanuni biçimi”
10/10
·125 syf.··
Beğendi
·
2026 35. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 30 Mayıs 2026 13:30
Muhteşem. Aslında diyebileceğim başka hiçbir şey yok. Yine de bu tanım etrafında dönen birkaç kelam daha edeceğim. Sert, sarsıcı, rahatsız edici metinleri sevenlerin (mesela Hakan Günday, Chuck Palahniuk okuyanların) kesinlikle keşfettiğine eminim, ben biraz geç kaldım. Aslında yazarın Nü Peride’sini uzun yıllar önce okumuş ve çok beğenmiştim. Listemde bu kitabı epeydir beklemekteydi. Ne yazsa okurum, her kitabını alırım dediğim yazarlar arasına girdi kendisi. Kitapta eğer son okuma sırasında gözden kaçmadıysa tekrar eden bir bölüm var, o biraz rahatsız etti, bilinçli tercih de olabilir emin olamadım. Eksik Parça Yayınları’nın kaliteli bir baskısıydı, ayraçlı, kalın kâğıtlı. Artık bu kalitede kitaplar basılmıyor tasarruf derdinden. Konusuyla, anlatımıyla, cesur ve keskin diliyle nefis bir roman. Kısacık, hemen bitiyor, bitmesin dedirtiyor. Bir de bana Kaybedenler Kulübü’nü feci anımsattı, bağlantı var mı bilmiyorum, sadece kahramanın radyocu olması sebebiyle öyle hissetmiş de olabilirim. Rus jiletlerine itibar etmeden okuyunuz :) 
Edebiyat & Roman
Varlık ve PiçlikHakan Akdoğan · Eksik Parça Yayınları · 2019219 okunma
Puan vermedi·210 syf.··
2026 8. kitabı
Yine ustadin ilginc romanlarindan biri. Okurken orada kaziklanan turistler gibi hissettiriyor, bunu okuyucuya yasatmak cok basarili. Jargonuna hakim olmaya calisirken biraz sure oraya gidiyor ama cok akici bir kitap. Kitabi okurken hep bir tebessum ediyorsunuz. Turizm sektorundeki karmasik iliskileri ve donen dolaplari cok guzel anlatiliyor. Hakan gunday zaten insan psikolojisine hakim bir yazar. Turizm sektorunun icerisinde olanlar kesinlikle okumali. Jargonun tamami: abuş: salak, aptal; salaklık ahçik: kız, kadın ahparik: erkek kardeş; arkadaş ataka: para camper: yürü, ikile camperlemek: uzaklaşmak, gitmek, uzamak ceviz: kötü, işe yaramaz, uyduruk çikolata: isviçre frangı dacik: türk deşalamak: kovmak hanut: parsa, yüzde has: saf/ham altın kevaşe: fahişe kokz: kokain malafa: yüzük ölçüsü almaya yarayan alet mart: erkek meter: seks meterlemek: seks yapmak, kazıklamak miralama: bakmak, izlemek montür: çeşitli takılarda taşın yerleştirildiği çerçeve nasıf: bir şeyi iki eşit parçaya bölen; ekmek. pafküf: sigara, esrar paks: kişi, müşteri papi: baba pasan: akdeniz kasabalarındaki kuyumcular
MalafaHakan Günday · Doğan Kitap · 20175,6bin okunma
Puan vermedi·536 syf.··
2026 167. kitabı
Hakan Günday’ın o sert, yeraltından gelen, sınırları altüst eden ve kelimeleri birer jilet gibi kullanan o muazzam ilk kalemiyle; hayatın anlamını şiddette, nihilist bir çöküşte, uyuşturucuda ve dünyanın en tekinsiz köşelerinde arayan iki adamın, Kinyas ve Kayra’nın o karanlık cehennemine daldım. Yazar; Afrika’dan Amerika’ya, oradan Türkiye’nin dehlizlerine uzanan o kanlı ve felsefi yolculukta, insan doğasının en vahşi, en bencil ve en çıplak halini öyle sarsıcı bir dille işlemiş ki iki farklı ruhun varoluşsal sancılarını, sisteme duydukları o derin nefreti ve kendi içlerindeki o mutlak karanlığı adeta ruhumun en derin yerinde hissettim. Türk edebiyatının yeraltı dünyasındaki o en radikal, en acımasız ve aynı zamanda en felsefi zirvesi olan; her satırıyla insanı kendi konfor alanından söküp atan, bittiğinde ise zihinde ömür boyu sürecek bir fırtına bırakan, tam anlamıyla kült ve sarsıcı bir başyapıttı.
Kinyas ve KayraHakan Günday · Doğan Kitap · 202535,4bin okunma
Çocuklar mı sahipsiz, yoksa insanlık mı?
9/10
·208 syf.·
2026 70. kitabı
✯Bellisperennis✯ Ülkenin ve toplumun kanayan yaralarını, zaman zaman argo ifadeler olsa dâhi öylesine etkileyici anlatıyorsun ki, Günday’a duyduğum hayranlığa bir de zekâsına ve kalemine duyduğum hayranlık eklendi. Bu kitap aslında dünyanın dört bir yanında karanlığa terk edilmiş, derin kuyulara düşmüş; çıkabilmek için binbir türlü eziyet yaşamış ve tüm bu acıların karşısında geleceğe dair umutlarını yitirmiş çocukların hikâyesini anlatıyor. Kısa kısa öykülerden oluşsa da hepsinin ortak noktası, toplum olarak görmek istemediğimiz ya da görmezden geldiğimiz çocuklar. Her hikâye insanın içine işliyor, düşündürüyor ve vicdanıyla yüzleştiriyor. Bu yüzden bu kitabı herkesin mutlaka okumasını tavsiye ederim. Belki o zaman etrafımızda olup bitenlere biraz daha duyarlı bakmayı öğreniriz. Konu Hakan Günday olunca tavsiyelerimin ardı arkası kesilmiyor. Bu kez, çok kıymetli bir hocama kitabı önerip onunla birlikte okumak ve üzerine ortak bir inceleme hazırlamak benim için büyük bir mutluluktu. Okuma serüvenine eşlik eden bu paylaşımın ardından şimdi sözü hocama bırakıyorum. Mahsun Evet bir eserin daha sonuna geldik. Hakan Günday ilk tanışmam değil belki ama kendisini,kalemini takdir ettiğim hatta biraz daha ileri gideyim çok sevdiğim eseri Derz oldu.Derz;insanların karanlık taraflarını anlatan sıradışı bir yapıt olarak karşıma çıkmakla beraber, hikaylerde anlatılan kahramanların kusursuz olmayışları içimizden biri gibi lanse edilmesi ve bunu yaparken kullandığı sert ve yer yer argo dilini mükemmel bir uyumla harmanlanması eserin en sevdiğim özelliği oldu.Ve eserin en sevdiğim yanıda toplumsal eleştiriyi yaparken takındığı tavır ve kullandığı dil oldu.(Bir ara acaba Aziz Nesin'mi okuyorum diye düşünmedim değil )Bana kitabı öneren ve birlikte okuma şerefine nail olduğum Melda
DerzHakan Günday · Doğan Kitap · 02,230 okunma
Reklam
Reklam