9/10
·139 syf.··
Beğendi
·
2026 14. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 19 Şubat 2026 21:20
Kabil karşımıza bir zaman gezgini olarak çıkarılmış. Bildiğimiz hikayelere farklı gözle bakmamıza neden oluyor. Yaratan'ı çok ciddi sorguluyor. "Beni böyle yaratan sensin. O zaman suç kimin ?" Yazarın kendine has yazım kuralları, bol virgülleri, uzun cümleleri yine sahnede. Saramago alaycı bir bilge edasıyla sorguluyor. Ben çok beğendim.Dini metinlerin veya karakterlerin eleştirilmesinden, sorgulanmasından hoşlanmıyorsanız tavsiye etmem.
Edebiyat
KabilJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınevi · 201814,3bin okunma
Puan vermedi·272 syf.··
2026 12. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 11:09
Shems Friedlander'ın Kış Hasadı kitabını okurken, tasavvufun yalnızca geçmişte yaşamış sûfîlerin tecrübesi olmadığını, modern insanın da ruhuna dokunabilecek bir hakikat arayışı olduğunu hissettim. Yazar, Mevlânâ'nın düşüncesini kuru bilgilerle değil, hayatın içinden örneklerle anlatırken okuyucuyu da kendi iç dünyasına yönelmeye davet ediyor. Kitap boyunca en çok dikkatimi çeken nokta, insanın dış dünyayı tanımaya gösterdiği çabanın çok azını kendisini tanımaya göstermesi oldu. Friedlander'a göre hakikate ulaşmanın yolu bilgi biriktirmekten değil, kalbi arındırmaktan geçiyor. Bu yönüyle eser, günümüzün hız ve tüketim odaklı yaşamına karşı sessiz ama güçlü bir itiraz niteliğinde. Kış Hasadı, bana insanın gerçek yolculuğunun dışarıya değil, kendi içine doğru olduğunu yeniden hatırlattı. Kitabı bitirdiğimde elimde kesin cevaplardan çok, üzerinde düşünmeye değer sorular vardı. Bence kitabın en kıymetli tarafı da burada yatıyor; okuru sadece bilgilendirmiyor, aynı zamanda kendisiyle yüzleşmeye davet ediyor.
Kış HasadıShems Friedlander · Sufi Kitap · 2014149 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Puan vermedi·215 syf.·
2026 28. kitabı
Frank Furedi'nin 2004'te kaleme aldığı, Türkçeye 2010'da Erkan Koca çevirisiyle kazandırılan bu kitap, ilk bakışta bir nostalji metnine benziyor: "nerede o eski entelektüeller?" sorusunu sorduğunda, çoğu okur kapağı kapatmadan önce gözünü deviriyor olabilir. Çünkü bu soruyu soran her kalem, biraz da geçmişin kült figürlerine sığınan, yenilenle başa çıkamamış birinin sızlanması gibi gelir kulağa. Furedi bu tuzağa kısmen düşer; ama düştüğü yerden çıkardığı tespitler, bu coğrafyada sızlanmayı hak edecek kadar haklıdır. Kitabın belkemiği tek bir kavram: philistinizm. Furedi'nin Schopenhauer'den ödünç aldığı bu terim, "zihinsel ihtiyacı olmayan insan"ı tarif eder. Yemeyi, içmeyi, eğlenmeyi, mevki ve şöhret kovalamayı bilen ama düşünceyi kendi başına bir zevk olarak tanımayan, hatta düşünmenin kendisini "zaman kaybı" sayan tipoloji. Bir zamanlar bu sözcük üniversite çevrelerinde sıradan halkı tanımlamak için kullanılırdı; Furedi'nin tezi şu: artık üniversitenin kendisi philistinleşmiştir. Çürümenin alttan değil üstten geldiği bir çağdayız. Kitap altı bölümde altı yara açar. Aklın değer kaybı: Aydınlanma'nın iddiası — "akıl evrenseldir, hakikat bulunabilirdir, bilgi özgürleştirir" — postmodern relativizm tarafından aşındırılmıştır. Hakikat artık çoğul, görelidir; herkesin gerçeği kendinedir; bu cümle bir özgürleşme gibi başlamış, bir teslimiyetle bitmiştir.Önemsiz görülen arayışlar: Bilgi salt bilgi olarak değer taşımaz olmuştur; her cümlenin altına bir "ne işe yarayacak?" sorusu konmuştur. Einstein'ın "gerçeğin arayışında olmak, ona sahip olmaktan daha değerlidir" cümlesi artık duvar süsüdür; uygulanmaz.İçeriğin yokolması: Üniversite işletmeye, akademisyen profesyonele, ders pakete dönüşmüştür. Edward Said'in kitapta alıntılanan tespiti sertir: profesyonel, "kayığı
Nereye Gitti Bu Entelektüeller?Frank Furedi · Birleşik Kitabevi · 201062 okunma
Puan vermedi·250 syf.··
2026 4. kitabı
Bugün, İslam düşünce tarihinin en sarsıcı ve en samimi eserlerinden biri olan muazzam bir başyapıttan bahsetmek istiyorum. Kitap, Bağdat’taki Nizamiye Medresesi’nde kariyerinin ve şöhretinin zirvesindeyken derin bir içsel bunalıma giren İmam Gazzâlî’nin, "kesin bilgi" peşinde koşarken yaşadığı hakikat arayışını anlatıyor. Klasik bir biyografiden öte, yazarın kendi nefsiyle, şüpheleriyle ve Şeytan’la girdiği o büyük iç hesaplaşmaya bizi de ortak eden samimi bir günlük formunda yazılmış. Alim de olsanız bu dünyada hep bir nefis-şeytan çatışması içinde olacağınızı yüzümüze çarparken, aslında hiçbirimizin bu içsel kavgalarda yalnız olmadığını derinden hissettiriyor. İmam Gazzâlî eserde, dönemin felsefe ve Bâtınîlik gibi akımlarına karşı muazzam mantıklı argümanlar sunuyor. "İslam’ın akılla işi yoktur" şeklindeki o sığ ve yanlış düşünceye savaş açarcasına; akıl yürütme, düşünme ve sorgulama süreçlerinin dinin ayrılmaz bir parçası olarak kabul edildiğini bizlere gösteriyor. Üstelik bunu yaparken müthiş bir bilgi ahlakı ve vizyon ortaya koyuyor: Doğru bilginin, sırf hak ehli olmayan biri söyledi diye reddedilemeyeceğini; önemli olanın söyleyen değil bilginin içeriği olduğunu belirterek bizleri zihnî bir prangadan kurtarıyor. Yaşadığı o yıllar süren büyük uzletin ve fikrî buhranın sonunda ise ruhunu teskin eden o kesin hükme varıyor: Hayat tarzı en güzel, yolu en doğru ve ahlakı en temiz olanlar tasavvuf ehlidir. "Gafletten Uyanış", sadece aklımızın bakış açısını değil, gönlümüzün de ufkunu güzelleştiren güçlü bir rehber. Dünyanın telâşında unuttuğumuz o iç sesi yeniden duymayı öğreten, ruhu ve kalbi yeniden hizaya getiren bu eseri mutlaka okuyun, okutun. Doğru bildiğimiz gafletlerden uyanışımıza vesile olması dileğiyle..
Gafletten Uyanışİmam Gazali · Sufi Kitap · 202575 okunma
7/10
·59 syf.··
2026 6. kitabı
·
10 saatte okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 20:03
Bu yazarı ilk defa okuyorum. Kitaplarını sürekli erteleyip durdum ama sonunda bir yerden başlayabildim :)Gelelim hikayenin incelemesine… Hikaye çok basit: Bir adam kraldan bilinmeyen bir adayı bulmak için tekne istiyor, herkes "Her yer keşfedildi, deli misin?" dese de adam inadından vazgeçmiyor. Aslında kitap bize o adanın insanın kendi hayalleri ve kendisi olduğunu anlatıyor. Kitapta geçen, "Kim olduğunu bilmiyorsan kendin olabilmen mümkün değildir" sözü zaten her şeyi özetliyor. Saramago'nun noktalama işareti kullanmayan değişik bir tarzı var ama bir solukta okunuyor. Bir iki saatte biten ama insanı kendi hayatı üzerine düşündüren çok tatlı bir hikaye, kesinlikle tavsiye ederim!
Bilinmeyen Adanın ÖyküsüJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 202127bin okunma
Hakikat
Puan vermedi·72 syf.··
2026 13. kitabı
Hakikat nedir, gerçek, yalnızlık,annelik ve insanın Umut etme ihtiyacı üzerine düşündürücü bir kitap. Sadece yaşayarak değil hayal ettiklerimizde var olduğumuzu gösterir. Gerçeklik bu kadar mükemmel olamaz dediğim yerde, bir hayali yaşamın ortasında buldum kendimi. Siyasi baskıyla, kıtlık bilincinin hakim olduğu ve beklide yok olmak korkusuyla alınan kararların insan bedenine kadar hüküm sürdüğü coğrafyada hakikati sorgulayacagımız bir hikaye . Bayan Mingin hayal dünyası,hümanist yapısıyla, Fransız iş adamının sorgulayıcı, herşeyde mantık arayan ,şüpheci dünyasında okuyucunun da yeniden varoluşunu sorguladığı güzel sade bir anlatım okurlarını bekliyor...
Bayan Ming'in Hiç Olmayan On ÇocuğuEric Emmanuel Schmitt · Doğan Kitap · 20257,5bin okunma