Hakan Osman Çaldağ

Hakan Osman Çaldağ
Sakini. Evli. hakkans.com'da hikâyeleri mevcut.
Devrin anlayışıyla yazıya bakış
Gizli Polis açısından en nefret edilen kişi her daim Sümer elçişi Suppiliuliuna oluyordu. Onların bölgelerinde kısa süre önce "yazı" adında lanetli bir şey bulunmuştu. Kil taşların üzerine her biri birbirinin neredeyse aynısı olan ve sanki tavuk pençesiyle çizilmiş bazı çizgiler ve noktalar kazılıyordu. Bu çizgilerin ve noktaların da, güya, insanın bedeni nasıl mumyalanıyorsa tıpkı öyle, düşünceyi mumyalama özelliği varmış. Bu da yetmezmiş gibi, bu kil taşları fırında pişirip sonra da birbirlerine gönderiyorlarmış. Mısırlı elçi izne geldiğinde "Onların başkentinde neler oluyor tahmin edebiliyor musunuz?" diyor ve gülme krizine giriyordu. Gün boyu kil taşlarla dolu arabalar o ofisten diğerine gidip geliyordu.
Sayfa 18
Roman
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Yani bir kriz zamanıydı," diye devam etti başrahip. "Kroniklerin de ortaya koyduğu gibi firavun iktidarı zayıflamıştı. Bu aslında çok yeni bir olgu değildi. Eski papirüsler talihin böyle birdenbire ters dönüşüne dair örneklerle dolu. Yeni olan bambaşka bir şeydi. Yeni, hatta fazlasıyla ilginç olan, krizin sebebiydi. Bu daha önce görülmemiş bir sebepti. Kriz daha önce olduğu gibi kıtlıktan, Nil'imn gecikmesinden yahut vebadan kaynaklanmıyordu. Aksine refahtan kaynaklanıyordu." "Refahtan, yani bolluktan," diye tekrarladı mimar. Keops'un kaşları daha da çatıldı. "On iki derece! On beş! Siz bizi koruyun tanrılar!" dedi içinden mimar. "Bu sebebin kabul edilmesi çok kolay değildi," diye devam etti başrahip. "Bu durumu ilk fark eden birçok bilgin, firavuna bizzat yakınlığı bulunan pek çok kişi farkındalıklarının bedelini kelleleriyle ya da sürgünle ödediler. Ancak insanları daha serbest ve ruhen daha rahat kılan refah, onları aynı zamanda yönetime ve firavun iktidarına karşı da daha itaatsiz kılıyordu. Gün geçtikçe bu krizin hepsinden daha tehlikeli olduğu herkes tarafından kabul ediliyordu. Akıllarda tek bir soru vardı: Bu duruma nasıl bir çözüm bulunacaktı?" Firavunun bu konuyu mutlak uzlet içinde düşünmesi için Sahra'ya gönderdiği büyücü-müneccim, çölle hasbıhal etmeye ve kafasındaki meselede bir sonuca varmaya giden birçoğu gibi kırk gün sonra geri döndü. Varılan sonuç beklenenden daha korkunçtu. Refahın bozulması gerekiyordu!
Sayfa 9
Siyaset
Başrahip cümleleri arasındaki durakların ne derece önemli olduğunu iyi biliyordu. Tıpkı kadınların gözlerinin altına sürme sürdükleri zaman bakışlarındaki gizemin artması gibi duraklar, anlatılmak sitenen düşünceyi daha da derinleştiriyor ve ağırlık yüklüyordu.
Sayfa 9
Roman
Halep'te gökkuşağı
3/10
·256 syf.·
2025 9. kitabı
Bu Şehrin Mutfaklarında Bıçak Yok kitabının arka kapağında "politik, dini ve cinsel zorbalığın" altında yaşayan Suriyeli bir ailenin hikâyesine dahil olacağınızı okuyorsunuz. Tamam, diyorsunuz, baskı rejimi altına dair kuvvetli bir anlatı olsa gerek. Ön kapağında göreceğiniz üzere romanımız ödüllü de, daha ne olsun? Başlangıçta fena da değil aslında. Anlatıcının annesinin ölümü haberiyle başlayan roman, sürekli farklı zamanlara geri dönüşler yaparak ailenin yıllar içinde nasıl da oradan oraya savrulduğunu tezatlarla kurulu manzaralarla anlatmak istiyor. "Dişil" enerjisiyle romana ağırlığını koyan Sevsen var, ölümü düşünüp duran "Reşid" var, doğuştan hasta "Suad" var ve bir de ne hikmetse roman boyunca başına pek de bir şey gelmeyen esas anlatıcı kardeş var. Bu karakterin başına o kadar bir şey gelmiyor ki ismini bile hatırlamıyorum. Elbette bir de anne var, romanın çoğunda hasta ve eve kapanık şekilde gördüğümüz, Batı kültürüne hayranlığını saklayamayan ve Suriye'de sıkışmışlığı dolayısıyla ıstırap çeken. Tamam, diyorsunuz buna da, Suriye'de biraz daha Batı ile haşır neşir olmuş bir ailenin çektiği acıları yazacak yazar herhalde. Suriye'deki ortalama bir Müslüman ailenin yaşadıkları daha ilgi çekici olabilirdi, ama yazarlara kenarlarda gezen karakterleri kovalamak hep daha cazip gelir ya, kabul. Sonra gökkuşağı beliriyor. Hem de ne gökkuşağı. Şikâyetim romanda eşcinsel bir karakter bulunmasıyla alakâlı değil. Roman her ne kadar politik, dini ve cinsel zorbalığa maruz kalan bir aileyi takip ettiğini iddia etse de, büyük oranda sadece üçüncüsüne odaklanıyor. Hatta cinsel zorbalığa da değil, sadece cinselliğe odaklanıyor. Sevsen'in sonu gelmez maceraları, Reşid'in kardeşi Sevsen'e beslediği cinsel ilgi, eşcinsel dayı Nizar'ın maceraları, her gün bir başka fahişeyle yatan
Bu Şehrin Mutfaklarında Bıçak YokHalid Halife · Delidolu Yayınları · 2020289 okunma
[Dipnot] 8 Heian döneminde ergenlik çağına gelen çocuklara yeni isim verilirdi. Bu kutlamaya kadınlar değil yalnızca erkekler katılırdı. Burada, mevzubahis seromonide amaç, Kaguya'nın güzelliğinin duyulması ve böylece ona taliplerin çıkmasıdır.
Sayfa 18