Hakan Osman Çaldağ

Hakan Osman Çaldağ
Sakini. Evli. hakkans.com'da hikâyeleri mevcut.
İslam'a girmeden önce benim için yemek tamamen ne yediğimle ilgiliydi. İslam'a girdikten sonra, yemek yemenin tamamen nasıl yediğinizle ilgili olduğunu keşfettim.
Sayfa 362
İslam
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Tezkiretü'l-Evliya'dan
"Yediklerinize dikkat edin; gece ibadet için uyanık kalmamanızdan veya gündüz nafile oruç tutmamanızdan size bir zarar gelmeyecektir!"
Sayfa 361
Tasavvuf
Vekaleten Yürümek
Bir şeyh, genç bir müridi ile birlikte bir yere yürüyordu. Bir nehre geldiler. Köprü yoktu. Karşıya geçmenin bir yolu yoktu. Karşı kıyıda genç ve güzel bir kadın nehri geçmeye çalışıyordu. Çok zorlandığı belliydi. Giysileri ıslanmış, vücuduna yapışmıştı. İki yolcudan nehri geçmesine yardım etmelerini istedi. Şeyh nehre doğru yürüdü. Kadının yanına vardığında kadın kollarını ve bacaklarını şeyhin vücuduna sardı. Şeyh de kadını sıkıca tuttu. Kadın yüzünü şeyhin boynuna dayadı. Kadını kucaklayan Şeyh, onu nehrin öteki kıyısına taşıdı. Kadını yere bıraktı ve o da yoluna devam etti. Genç mürid, olan biteni gözleri faltaşı gibi açılmış bir şekilde izlemişti. İki adam nehrin diğer tarafına geçerek yolculuklarına devam ettiler. Genç adam düşüncelere dalmıştı. Yürümeye devam ederken mürid, efendisine döndü ve "Genç kadını kucaklayıp nehrin karşısına taşımak nasıl bir duyguydu efendim?" diye sordu. Şeyh gülümsedi. "Sen bana söyle" dedi. "Ben kadını nehrin öbür tarafında bıraktım. Sen ise onu hâlâ taşıyorsun."
Sayfa 354
Tasavvuf
Hz. Osman (r.a.) halife olunca minbere çıktı. İnsanlar onun ne söyleyeceğini merakla bekledi ama o sessiz kaldı ve hiçbir şey söylemedi. İnsanlara nazar ettikçe öyle bir vecde kapıldılar ki oradan ayrılamadıkları gibi nerede olduklarından dahi habersiz bir hâle geldiler. Yüzlerce vaaz veya hutbe dinleselerdi böyle bir hâle girmiş olamazlardı. Hiçbir konuşmadan veya amelden öğrenemeyecekleri kadar değerli dersler ve kıymetli sırlar edindiler. Vaazın sonuna kadar Hz. Osman cemaate sadece sessizce nazar buyurdu. Minberden inecekken 'Konuşkan bir emiriniz olacağına, işini yapan bir emiriniz olsun' buyurdu. Ve hakkıyla konuştu, zira kelâmın kemâli, fayda sağlayacak bir şey vermek ve ahlâkı dönüştürmekse, o zaman bu ikisi konuşmaksızın çok daha iyi yapılabilir. Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî
Sayfa 338
İslam
Tövbe edenlerin her an kendilerini hesaba çekmeleri, her türlü şehveti bir kenara bırakmaları ve boş işleri terk etmeleri gerekir. Bunlar altı maddeden oluşur: Boş konuşmayı terk etmek, boş bakmayı terk etmek, boş yürümeyi terk etmek, boş yemeyi, içmeyi ve giyinmeyi terk etmek. Ebû Talib el-Mekkî
Sayfa 333
Tasavvuf