ENES KUŞAK-HALFABE Enes Kuşak`ın dili çok sade ama aynı zamanda çok derin. Kelimeleri seçerken duyguyu göstermekten çok hissettirmeye çalışıyor. Bu da okuru düşünmeye zorluyor ama yorucu bir șekilde değil - tam tersine, düșündükçe içine işleyen bir sicaklık bırakıyor. Kitabı okurken sanki kendi zihninde dolaşıyorsun. Kendi cümlelerin gibi, ama senin asla bu kadar güzel kuramayacağın cümleler gibi.
Bazen bir cümlede kalıp uzun uzun düşünüyorsun. Bazen bir sayfayı bitirip defterine not almak istiyorsun. Çünkü yazdıkları, herkesin kallbinde bir yerlere değiyor. "Halfabe", siradan bir kitap degil; bir iç sesin, bir ruh hâlinin, bir "büyüme sancısının" edebi izlerini taşıyan çok katmanli, șiirsel bir yolculuk gibi...
Enes Kuşak, okuru kendi iç dünyasında ağır ama tatlı bir dalgalanmaya davet ediyor. Kelimeleriyle sustuklarımızı konuşturuyor; yüksek sesle değil, iç sesle,
Kitabin ismi gibi kendisi de alışılmadik. "Halfabe" sanki bir şeyin yarısı, tamamlanmamış bir söz gibi... e aslinda kitap da tam olarak bunu anlatıyor: Yarım kalmışIıkları, tamamlanmamış cümleleri, büyüyemeyen yanlarımızı, içimizde hâlâ çocuk kalan tarafları.
Kimler Okumalı?
• Kendini yarım hissedenler.
• Cümlelerin içindeki boşluklarda kendi duygularını arayanlar.
• "Ben neden böyleyim?" sorusunu kendine defalarca sormuş olanlar.
• Hayatin içinde bir yerde kaybolmuş ama hâlâ kendini bulmak isteyenler.
. Sessizliği seven, düşünmeyi seven, duyguları içinde uzun süre saklayip büyüten herkes...
.• Ve tabi ki okumayı sadece bilgi edinmek için değil, hissedebilmek için yapan herkes bu kitabı okumalı.