Felsefecilerin öncüleri olan, kendilerini akıl erbabının büyükleri zannedenler, yaratıcı Mevla teala'yı inkar edicidirler. Eşyayı, akıllarının noksanlığından dolayı dehre/zamana nispet ederler. Yeryüzünün tamamına hakim olan Nemrudun, İbrahim Halilullah (Bizim Nebimiz ve onun üzerine salat selam olsun) ile göklerin ve yerlerin yaratıcısını ispat hakkındaki mücadelesi meşhurdur. Yüce Kur'anda zikredilmiştir.
Kalemlerin kalktığı, sayfaların kuruduğu demler gelmişti, anlıyordum. Hazine toprağa, cevher madene, gül tohuma, kul Allah'a... Elçisi ve habibinin yanında bulunmaklığımın yüzü suyuna istediğim kabul görürdü belki... Gülümün ve dostumun adını birlikte anarak yakarına vaktiydi:
"Ey insanların Rabbi! Ey meleklerin ve cinlerin Rabbi! Ey bitkilerin, hayvanların ve cansızların da Rabbi!.. Ey bütün yaratılmışların Rabbi!.. Ey bülbüllerin de Rabbi!.. İbrahim Halilullah'ın bereketi ve kurbanı için... Muhammed Habibullah'ın rahmeti ve şanı için..."
Normalde Osmanlı Sur kapılarında ya Kelime-i Şehadet ya da Kelime-i Tevhid yazar. Ancak bu kapı yoğun bir şekilde gayrimüslimler tarafından kullanıldığı için kapıya son derece ibretli bir kitabe konmuş.
Babü'l-Halil'in üzerinde şöyle yazmaktadır. "Lailahe illallah İbrahim Halilullah." "Allah'tan başka ilah yoktur. İbrahim Aleyhisselam Allah'ın dostudur."
İşte bu kucaklamaktır. İşte bu, senin gibi düşünmeyenlere ortak bir nokta bulup bir arada yaşama çabası sergileyebilmektir.