Halil Uludağ

Psikoloji
Gerçi Yunanlıların, son çöküntüden önceki muharebe safhalarında iyi harp ettiklerinde, iyi idare edildiklerinde, yani ciddi bir savaş gücü olduğu halde, hemen bütün Türk yazarları müttefiktirler. Fakat Dumlupınar'dan sonra düşman askerinin maneviyatı çökmüştü. Yunan ordusunda disiplin kalmamıştı. Ast ve üst münasebetleri tamamen sasılmıştı. Hulâsa, asker yığınları can kaygısına düşmüşlerdi. Başkumandan, o güne ait tarihî nutuklarından bu ruh halini şu cümlelerle canlandırmıştır: "Askerimizin, Yunan ordusunun kalp ve vicdanına verdiği dehşet çok ehemmiyetlidir. Yunan ordusunun vicdanında hasıl olan bu korku ve haşyet bütün Yunan milletine sirayet etmişti. O kadar ki, adalarda bulunan Yunanlılar bile, Türk ordusu geliyor diye firara teşebbüs ediyorlardı. Bunlar arada deniz olduğunu unutuyorlardı. Kaçamadığından, kaçamayacağını anladığından, delirenler vardı"
Sayfa 490·Kitabı okudu
Reklam
Görev Dağılımı !
"Derhal Fevzi ve İsmet paşaları çağırınız, dedim. Üçümüz toplandık. Vaziyeti bir defa daha mütalâa ettik ve katiyetle hükmettik ki, Türk'ün hakiki kurtuluş güneşi, 30 Ağustos sabahı ufuktan, bütün şaşaasıyle doğacaktır. Bu karara göre ordulara, saat 6.30'da yeni bir emir ve talimat yazıldı. Fakat durum o kadar mühim, o kadar sürat ve şiddet talep ediyordu ki, bu yazılı emirle yetinmek ihtiyata uygun olmazdı. Onun için Fevzi Paşa hazretlerinden Altıntaş ve güneyinden süvari kolordumuzun yanına bizzat giderek, tasavvurlarımıza göre hareketi tanzim buyurmalarını rica ettim. IV. Kolordu ile de, hedef tuttuğumuz düşman kısmı küllîsini (büyük kuvvetlerini) güneyden takip eden I. Ordu karargâhına bizzat ben gidecektim. İsmet Paşa'nın karargâhta kalıp, umumî vaziyeti idare etmesini münasip gördüm."
Sayfa 481·Kitabı okudu
Sakarya Meydan Muharabesi
Nice yıllar sonra İnönü'ye, şu soruyu yöneltmişimdir: Eğer Sakarya Muharebesini kaybetseydik, ordu dağılır ve Milli Mücadele başarısızlıkla sona erer miydi? İnönü'nün cevabı şöyle oldu: -Kumandan muharebeyi, harp meydanında değil, kafasında kaybederse, bu yenilgi, tam yenilgi olur. Savaş, kumandanın kafasında kaybolmadıkça, yenilgi tamamlanmış ve savaş sona ermiş değildir. Milli Mücadele'de biz savaşı, hiçbir zaman kafamızda kaybetmiş duruma düşmedik...
Sayfa 453·Kitabı okudu
Tek adam
Tek Adam'ın bütün hayat hikâyesi, verdiğimiz üç ciltte okunup da, onun mizaç ve şahsiyeti bütün şartlar, olaylar ve yaşadığı atmosfer içinde iyice izlendiği zaman görülecektir ki, Atatürk'ün bu olaya hâkim olan ruh yapısını kısaca, üç unsurda toplamak kabildir: Önsezi, Mantık ve Meşruluk duygusu... Bize göre, Atatürk'ü Atatürk yapan vasıfların başında gelen üç ve asli vasıf bunlardır. Bu vasıflara, donmuş doktrinlere bağlanmamak ve aksiyon adamı olmak vasıflarını da eklersek, Mustafa Kemal'i tarif etmiş oluruz.
Hayret bir şey !
Anadolu isyanlarında yalnız gerici tesirler işlemiştir. Din ilkesi, dindar olmaktan ziyade cahil olan alt tabakalarda alabildiğine sömürülmüştür. Ne devlet, ne Halife ve Padişah hakkında en basit fikirleri olmayan kara kalabalıklar, hatta katiller, eşkıyalar, soyguncular ve nizam düşmanları; dinin ya da Halifenin emirleri, fetvaları peşinde ayaklandırılabilmişlerdir. Yunanlılara karşı savaşanların kâfir, milli kuvvetlere karşı harp edenlerin gazi, şehit olacaklarına inandırılabilmişlerdir.
Sayfa 316·Kitabı okudu
Reklam