Öncelikle kitap ile ilgili yorumlar ve önsözü okuduktan sonra çok büyük bir beklentiye girmiştim. Daha sonrasında eseri okurken “Acaba biraz abartılmış veya popüler kültürün güzel bulduğu bir eser olabilir mi?” diye sorgulamaya başladım. Fakat son 10 sayfaya geldiğimde ise hakkında neden makaleler yazıldığını anlamaya başladım. Son bölümü ile beni sarsan güzel bir eser olduğunu söyleyebilirim.
Mükemmel bir kitap! Gerçekten harika! Uzun zamandır böyle pozitif duygular yaşatan kitaplara hasret kalmıştım ki anlatamam. Sevgili okurlar biliyorum günlük yaşantımızda çok fazla olumsuz tecrübelere maruz kalıyoruz. Bir de bunlarla kitaplarda da karşılaşınca ister istemez depresif bir hale bürünüyoruz. Fakat bu roman umudu, çalışmayı ve azmi öyle güzel işliyor ki ruhunuza... Okumayı seven bütün okuyuculara şiddetle tavsiye ediyorum. Özlediğimiz barışı ve Anadolu'nun o buram buram kokusunu ayrıca tadabiliyoruz. 2024 yılının son demlerinde karşılaştığım muazzam bir kitap oldu benim için. Kitapları sıralamayı ve puanlamayı hiç sevmem ama bir kalıp olarak sorulan "Türk Edebiyatındaki en sevdiğiniz roman hangisidir?" sorusuna bir cevap buldum sanırım. Öğretmenlerimize, gençlerimize, büyüklerimize, şu an kitaplarla yaşayan herkese bu eseri mutlaka okutmalıyız. Ayrıca, yazarın ömrünün son dönemlerinde kaleme aldığı bu barışçıl dünyanın içindeyken gözlerini yumması da benim için ufak bir teselli oldu. Başarılı bir yazar olma hayalimi hala sürdürüyorum ve bu dünyaya veda ederken benzer olumlu düşüncelerle ben de gözlerimi yummayı umarım.
“…Siz bildiğiniz engeli koyun önümüze; biz bu dünyayı işte böyle seve seve yaşarız. Ah birazcık şair olsam, birazcık şiir yazmak gelse elimden, bu duygularımı seslendirebilsem.”