Güldü Mustafa. “Hayır, hayır! Gol önce kafadan, sonra ayaktan çıkar. Siz de golü önce kafanızdan, sonra ayağınızdan çıkaracaksınız. Onun için kitaplığa gelip kitap okumalısınız!”
Öncelikle şunu belirtmek isterim ki; kitap, yaptığı insanlık tarihi incelemesi ile aklınıza gelen çoğu medeniyet sorularına -neden bu dili konuşuyorum, neden ülkemin tarihteki pozisyonu bu, gibi- yanıt veriyor. Ayrıca kitabın hafif olduğunu da belirtmek isterim. (Hem içerik olarak hem de gerçekten ağırlık olarak çok hafif.) Kitapta bahsedilen bilgilerin parça parça oluşu okuyucuyu yormuyor. Görsel olarak da desteklenmesi okumanızı daha da kolaylaştırıyor. Tarih, Biyoloji, Fizik, Kimya hatta yakın zamanda daha sık duyacağımız "siborg" gibi bütün disiplin dallarından bilgiler öğrenmeniz mümkün.
Eğer okuduğunuz bölümdeki bilgiler dikkatinizi çektiyse detaylı araştırma için, yazar sizlere kaynakları metnin altında sunuyor.
Bu kitapta neler bulabiliriz biraz bahsedeyim; mağaradaki atalarınızdan, tarıma geçen atalarınıza, coğrafi keşifler ve kolonileştirilmiş medeniyetlerden barutun icadına, dillerin kökenlerinden günümüz teknoloji çağına...
Elbette eserin olumsuz yönlerini de sizlerle paylaşmak isterim. Yazar, Türk-İslam tarihi konusunda "bence" biraz yetersiz kalmış. Bu durumu kitabın içerik yoğunluğunun çok olmasına ve spesifik konularda detaya inememesine bağlıyorum. Çünkü bazı noktalarda yazara katılmadığımı ve benim de okuduğum "tarafsız" kaynakların konuyu farklı şekilde aktardığını söyleyebilirim.
Her şeye rağmen başarılı ve bilimsel bir araştırma kitabı olduğunu ve okunmaya değer bir eser olduğunu sizlerle paylaşabilirim.
Sizler bu eseri okuduğunuzda katıldığınız veya katılmadığınız noktalar oldu mu? Benimle paylaşırsanız birlikte tartışabiliriz. İyi okumalar dilerim!
“Genellikle Sanayi Devrimi deyince aklımıza duman çıkan bacalarla kaplı şehirler veya toprağın derinliklerinde ter döken maden işçileri gelir, ama aslında Sanayi Devrimi her şeyden önce İkinci Tarım Devrimi’dir.”