Eski bilgilerimizin, önyargılarımızın ve inançlarımızın çoğunu elimizden geldiğince değişmeden tutuyoruz. Yenilemekten ziyade yama ve tamir yapıyoruz. Yenilik içeri çekilir; eski kütleyi lekeler; ama aynı zamanda onu emen şeyle de renklenir.... Ham yeni gerçeğin eklenmesi nispeten nadiren olur. Daha çok pişirilip veya eskilerin sosunda haşlandığı söylenebilir.
Kavim, muayen bir vatana yerleşmemis; müşterek bir tarih şuuru ile ayrı bir kültür yaratmamış olan göçebe veya yerli dil ve soy birlikleridir. Aynı kavimden bircok millet doğabileceği gibi, birkaç kavmin birleşmesiyle de bir millet vücuda gelebilir; ingilizler Kelt, Anglosakson, Norman kavimlerinin; Almanlar, Cermen, Slav, Latin; Birleşik Amerikalılar Anglosakson, Latin, yerli kavimlerinin karışmasından doğmuşlardır. Buna mukabi Latin kavmi parçalanarak Fransız, İtalyan, Ispanyol; Cermen kavmi bölünerek Alman, Danimarka, Hollanda, vs, milleterina, doğmasına sebep olmuştur. Şu halde kavim, milletin doğuşunda, ham madde vazifesini görür ve ondan tamamen ayrıdır.
Sayfa 179 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Gerçek bir korkak, mutluluktan bile dehşet duyar. Ham pamuktan bile berelenir. Neşeden bile yaralanır. Paniğe kapılarak bir an önce, yaralanmadan kaçmak istedim. Bu yüzden de kendimi tanıdık soytarının sis perdesi arkasına sakladım.
Mektup Parlemento'nun yirmi üç üyesinin hepsi tarafından imzalanmıştı.Elend şok içinde kağıdı indirdi.
"Ne var?" diye sordu Ham.
"Az önce tahtan indirildim,"dedi Elend sessizce.