Henüz yeni bitirmişken hemen incelemesini yapmak istedim. Öncelikle kitabın nasıl önüme çıktığını, o tesadüfler silsilesini sizlere anlatmak istiyorum. Tolstoy'un tavsiye ettiği kitaplar listesinde görmüştüm bu kitabı. Ancak isminden dolayı bana çekici gelmemişti. Sonrasında bir gün opera sevmemden kaynaklı bir Kore müzik kanalının programını seyrediyordum. "Les temps des cathédrales" isminde heyecanlandırıcı bir şarkıydı. Çok uzun bir süre niye yazıldığını kime ait olduğunu bilmeden dinledim şarkıyı. Yine aradan uzun bir zaman geçti. Bu sefer de Instagram keşfetme "Tu vas me détruire" isimli şarkı çıktı. Şarkının hikayesini merak ettiğimde NDDP müzikalini ait olduğunu öğrendim. Müzikali dinliyordum ki bir baktım bahsettiğim ilk şarkı da burda. Ardından "Belle" i dinledim ve "Bu kitabı okumam lazım." dedim. Kitabın elime geçmesi ise çok uzun sürdü. Çünkü alacağım vakit maalesef ki Kahramanmaraş depreminin merkezindeydim. Öyle veya böyle taşındığım şehirde yaptığım ilk iş kitabı satın almak oldu. Başlangıcı bu şekilde uzattıysam affola. Çünkü hikayeden çok hikayeye başlamak da benim için önemliydi.
Kitap 1482'deki Paris'i anlatıyor. İlk başta çok fazla karakter ismi, anlaşılmayan tonca kelime vardı benim için. Fakat bu çok fazla sürmedi. Sabrettiğiniz taktirde kitap sizi hemen çekecektir . Paris'in o dönemki siyasetine, mimarisine, eğitim seviyesine, coğrafyasına detaylıca atıfta bulunulmuş. Öyle ki bir bölüm sadece Paris’in o dönemki haritasını çiziyor. Yazar Paris’in caddelerini, sokaklarını , belirli mimari yapılarını o kadar detaylı anlatmış ki adeta o dönem kafamızda canlansın diye çaba harcamış. Claude Frollo’nun “ Bu kitap, bu kiliseyi yenecek!” göndermesi takdire ise şayandı. Bu göndermeyi yapma sebebi eskiden mimari yapıların toplumun dini görüşünü, yaşayış