Ömer

Ömer
@haniboyleolamazdik
Cehlin yıktığını irfanla yapacağız!
10/10
·351 syf.··
Beğendi
·
2025 5. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 05 Şubat 2025 11:39
-spoiler içerebilir.- Psikolojisi bozuk bir ergen, sık sık gerçeklikle hayal alemi karışıyor. Anne kafadan gidik antidepresanlarla hayatta kalıyor. Kız kardeşi, aile olmayan bir ailenin sevgisizliğinde kendine bir yol arıyor. Kahramanımızın; içinden çıkamadığı aşk hayatı, paramparça ailesinin dertleri, halkın parasını çarçur eden belediye başkanı dayısı işleniyor ve sonrasında bir anda içine girdiği Gezi Parkı Direnişi eleştirel bir bakışla anlatılıyor. Gezi Direnişi'ne İstanbul dışında yaşayan muhafazakar denilebilecek bir ortamdan bakan Çağlar, direnişin içine girince ortadaki davayı ve ruhu içselleştiriyor. Eğrileriyle doğrularıyla Gezi'yi kendi gözünden aktarmaya çalışıyor. Akıcı bir kitap. Küfüler hakkında bir şey yazmayacağım yeraltı edebiyatı okuyorsanız küfürlere, yasaklı maddelere maruz kalacaksınız boşuna şikayet etmeyin. Mükemmel miydi? Değildi. Ama öyle bir kaygıyla yazılmadığı da ortada. Ben çok zevk aldım çerezlik okunabilir.
Edebiyat
DelidumanEmrah Serbes · İletişim Yayıncılık · 20205,1bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Hayatın tokadını yiyenlere
7/10
·163 syf.··
2025 4. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 24 Ocak 2025 19:51
Çok akıcıydı. Emrah Serbes’in kitapları su gibi akıp gidiyor zaten bu da öyleydi. Antalyalı, ömrünü Antalya’da geçirmiş ve Ankara’da üniversite öğrenciliği deneyimi olmuş biri olduğum için mekanların tanıdık olması olayların daha da içinde tuttu beni, sanki Bakır’ın değil benim başıma geliyordu kitapta yaşananlar. *Buradan sonrası spoiler içerir.* İçeriğe gelince dünyada bir yer edinmek isteyen, ufacık mutluluklara razı olan insanların dibe vuruşu her seferinde ayağa kalkışı ama her seferinde daha da dibe vuruşu yüzümüze vuruluyor. Felaket üstüne felaket. Daha kötüsü olmaz dedikçe daha kötüsü oluyor. Kaleiçi’nde, Güllük’te orada burada bira içiyor viski içiyor bizimki. Araya kaynayıp çakmak gazı falan çekiyor ama yolu Zeytinköy’e falan düşecek kadar da değil daha. Ev depremde yıkılmış. Gurbette üniversitede bizimki. Tek hobisi içmek. Kimseyle derin bağlar kuramamış, yüzü gülmemiş, oradan oraya savrulmuş bir tutunamayan var ortada. Sonra baba vefat ediyor. Göç ediyor Ankara’ya: yabancı bir dünya, gecekondudan bir öğrenci evi, müptezel bir arkadaş. Çinçin’de, Yenidoğan’da yalvar yakar madde dilenecek hale düşüyorlar ama ne düşüş. Aile yok, geçmişle kavgalı, bugün zaten boktan, gelecekten umutsuz… Dibin de dibi varmış dedirtiyor hayat ve ne kadar kurgu olsa da birilerinin gerçekleri bu hayatlar maalesef. Uzun uzun düşündürüyor insana kitap. Ulan ne hayatlar var, dedirtiyor. Tertemiz… tamam tertemiz olmasa da bir zamanlar esasında iyi kalpli insanların kötü, iğrenç hayatları… Hayat insanı öyle dönüştürüyor işte. Köpeği zehirledi diye adam bıçaklayan çocuktan, tek derdi üniversitedeki kardeşine para göndermek olan çocuktan İstanbul’da torbacılığa. Biradan çakmak gazına, ota; ottan ekstaziye, bonzaiye. Sonrasında da şizofreni. Sonra her şey düzeldi derken yine aynı
Edebiyat
MüptezellerEmrah Serbes · İletişim Yayınları · 20168,6bin okunma
Yalnızlığımın yalnız bana zararı dokundu. 
10/10
·202 syf.··
Beğendi
·
2025 3. kitabı
·
49 günde okudu
·
Okunma: 22 Ocak 2025 01:24
“Beni anlamıyorlardı. Zarar yok. Zaten beni, daha kimler anlamadı.” Öncelikle tek kelimeyle tarif etmek istiyorum: Müthişti. Korkuyu Beklerken, Oğuz Atay’ın hikayelerini derlediği bir eser. 8 hikayeyle baş başa kalıyoruz. Özellikle “Unutulan” suratıma tokat gibi çarpmıştı. Kısa ama inanılmaz çarpıcı bir hikayeydi. Kitaba da adını veren “Korkuyu Beklerken” ise son derece içine çeken şahane bir hikayeydi. Toplumdan ayrılmış, kendi dünyasında kendi kafasının içinde yaşayan, anlaşılmayan ve bundan yakınan, akıp giden düzene ayak uyduramayan kısacası “tutunamayan” bir baş karakterin zihnine giriyoruz adeta ve hikayeyi onunla birlikte yaşıyoruz. Korkularla çevrili yaşamında yaşamaktan bile korkan bir karakterin başına gelenler ve ‘mahkum edildiği’ korkuyu bekleyişi aktarılıyor. Kahramanın bir yazar olduğu son hikayede ise Oğuz Atay’ın “Ben buradayım sevgili okuyucum, sen neredesin acaba?” çağrısını duyuyoruz. Belirttiğim gibi “Unutulan” ve “Korkuyu Beklerken” en sevdiğim hikayeler oldu ama beni en çok etkileyen kısım “Babama Mektup” kısmıydı. Oğuz Atay’ın babası Cemil Bey’e yazdığı bu mektubu okurken sanki kendi babama yazdığım bir mektubu okuyormuşum gibi hissettim. Sanki Oğuz Atay ile aynı kişiymişiz de o benim sesim olmuş babama haykırıyor gibiydi. Bazı kısımlarında gözlerimi bile doldurdu yazar. Son olarak bu güzel yazıları için rahmetli Oğuz Atay’a teşekkür ediyorum. Henüz okumamış olanlara da kesinlikle tavsiye ediyorum. Hatta Oğuz Atay’ı ilk defa okuyacaksanız sizin için en makul ve en yumuşak giriş Korkuyu Beklerken olabilir.
Edebiyat
Korkuyu BeklerkenOğuz Atay · İletişim Yayıncılık · 202233,4bin okunma
Erken Kaybedenler…
10/10
·143 syf.··
2025 2. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 18 Ocak 2025 20:45
Yine su gibi akan bir Emrah Serbes kitabı. Her erkek çocuğundan bir parça taşıyan farklı türlü kaybedişlere sahip erkek çocuk hikayelerinden oluşan bir eser. Günümüz Türkiyesinin çocuklarının “büyük kısmının” ortak kaderleri önümüze seriliyor. Varoşlarda büyüyen çocuklar. Milyonların benzer kaderleri, kederleri… Okurken ben de çocukluğumu şöyle bir gözden geçirdim. İstemeseniz de buna zorluyor zaten kitap. Eski anılar, çocukluk aşkları, ergenlik, aile çatışmaları, çocukluk hallerim, düşlerim, düş kırıklıklarım, kaybedişlerim. Kimimizin arkadaşları, kimimizin ailesi, kimimizin de doğduğu yer en baştan belirliyor alın yazımızı. Herkes bir gün kaybediyor, en azından çoğu kişi. Ama bunlar bizim gibi erken kaybedenlerin hikayeleri. Erken vazgeçenlerin, hayata erken yenilenlerin… İçerik ve üslup evet alışılmışın dışında gelebilir. Ama doğal, hayatın içinden. Belki de fazla gerçek olduğu için hoşuna gitmiyor bazılarının. Rahatsız edici mi? Yani, bence de herkese göre değil. Ama Emrah Serbes’ten beklenmedik bir üslup yok ortada. Bunu bilerek okumak gerek belki de. Beğenirsiniz, beğenmezsiniz ama hakkını yememek lazım.
Edebiyat
Erken KaybedenlerEmrah Serbes · İletişim Yayıncılık · 202111,4bin okunma
10/10
·136 syf.··
Beğendi
·
2023 1. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 15 Kasım 2023 00:00
İki sene önce birkaç saatte okuyup bitirmiştim. Tüm hayatım gözlerimin önünden geçmişti okurken. Kendinizi bir güzel sorgulatıyor, kendinize gelmenizi sağlıyor kitap. “Amerikanvari” kişisel gelişim kitapları gibi boş motivasyonlarla sizi pohpohlayan bir içeriği yok. Gerçekler var, size tavsiye bile vermiyor hatta yazar. Sadece kendinize dönmenizi bir iç hesaplaşma yapmanızı sağlıyor diyebilirim. Kısacası kim olduğunuzu siz belirlersiniz, iyi de kötü de -istisnalar kaideyi bozmamakla birlikte- sizin elinizde mesajı veriyor. İçinden çıkamadığınız meselelerle boğuşurken bu kitaba denk geldiyseniz çok şanslısınız demektir. Okuyun, okutun.
Hayata Dair
Avcunuzdaki KelebekAhmet Şerif İzgören · Elma Yayınevi · 202212,9bin okunma