Bana Uzak, Sana Yakın
7/10
··
Beğendi
Ege Soley’in Yakın kitabı hani ruha iyi gelen cinsten. O kadar sakin bir anlatım şekli var ki kitabı okurken dinleniyorsun. Kitabın edebi değeri tartışılır evet, sonuçta bir iç konuşma, kendini sorgulama gibi. Hayatımın en zor döneminde tanıştım bu kitapla. Yarısına kadar geldiğimde ilk defa elime almıştım. Böyle klasik müzik dinlemek gibi dinlendiriyor anlatımı. Çok yorgundum, bana iyi geldi. Ne zaman böyle yorgun hissetsem bu kitabı elime alıyorum. Karmaşık ruhuma iyi geliyor, kendi düşüncelerimden çok parça buluyorum, hayatımın bazı sahneleri gözümün önünden geçiyor. Ege gibi ben de mesela sabahları çok farklı modlarda uyanırım ve günün ilerleyen saatleri için o moddan sıyrılmam gereken zamanlar olur. Bir daha sevmem çok derim ama kitapta da bahsettiği gibi herkesin yalnızlığı karaya varıncaya kadar. Ancak şöyle ki, ben kitabı yarım bıraktım ve bitirme gereği de duymadım. Bitiririm belki ama bu kitap ara ara açıp sayfalarına göz gezdirilecek tam okuma yapmaya gerek duymadığım bir kitap statüsünde benim için. Hap gibi yutulup şifa veren değil, ara ara atılıp iyi hissettiren bir kitap bana göre.
YakınEge Soley · Doğan Novus · 2020511 okunma
Benim İçin Siyah // #kitapyorumu
7/10
·160 syf.··
2026 16. kitabı
Arada bir böyle hap acılar okumak hoş oluyor kfjdjsksks. Özellikle benim gibi mazoşistseniz. Yine bir kadın ve yine bir aşkın sebep olduğu acılar silsilesi. Kadın düşüncelerini güzel dile getirmiş, kendini iyi ifade etmiş gerçekten de yani içindeki alıntıların çoğu çok iyi olmasaydı bu puanı vermezdim sanırım. Çünkü hep aynı şeyleri okuyoruz. Tamam acı çektin, aşkı da yaşadın ve pişman oldun da bunları sadece alıntı şeklinde ve bir kitap kadar çok yazınca samimiyeti çok kalıcı olmuyor bence. Bir kurgunun içine tüm bu düşünceleri koysa işte o zaman tadından yenmez. Ama bu şekilde kitaplar artık kavak tadı vermeye başladı yiğidim. Metaforun da bir sınırı var b*ku çıkmasın ama dimi dkjdksksla. İşte böyle böyle değerlerimiz çabuk tüketildiğinde değersizleşiyor ve her seferinde estetik kaygı yüzünden daha üstüne ulaşılmaya çalışıldıkça modern edebiyatı da kamçılamış oluyorlar, yumruk indiriyorlar. Hiçbir şey sınırsız değildir evrende. Her şey bir noktada tıkanır illa ki ve o noktadan sonrası irite edici olur.
Benim İçin SiyahEcem Cingöz · Pagoda Yayıncılık · 20176 okunma
Reklam
ArabicseL fikirler
Puan vermedi·160 syf.··
2026 15. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 27 Mayıs 2026 18:14
Kitap, hap bir kitap. Yazar, Sayıların ve rüyaların Arabi’nin zihninde ve dini merkezde öneminden bahsetmiş. İbn Arabi’yi tanımak isterseniz Füsusu’l Hikem bence çok daha iyi. Evet genel anlamda genel bilgiler ediniyorsunuz fekat çoğuna vakıftım zaten ve benim için sade bir düzlemde kaldı. Daha derinlik isterdim bu konularda. Teşbihler çok güzeldi yalnız. Bir ayna metaforu var. İnsanların zihnindeki Tanrı tasavvurunu somutlaştırarak anlatıyor. Muazzamdı. Böyle satır aralarındaki benzetmelerini ve fikirlerini yakalamak, çölde vaha ile karşılaşmak gibi heyecanlandırıyo beni:) Keşke ömrü yetseydi de daha derinlikli fikirlerini öğrenebilseydik ki daha fazla eser yazıcakmış ama olmadı:( Ruhu şad olsun. Beğendimm ve tavsiye ederimmm. Teşekkürleeeerr:)
İnceleme
İbnü'l ArabiOsman Nuri Küçük · Nefes Yayıncılık · 2016109 okunma
9/10
·440 syf.··
2026 45. kitabı
·
36 saatte okudu
·
Okunma: 27 Mayıs 2026 09:23
Tertemiz macera- polisiye bir kitap. Film izler gibi okudum. Sorunlu bir adamın, masum insanlara yaşattıkları anlatılmış. Tavsiye ederim. İpucu Psikopat bir adamın -adı Vance-, doğru düzgün yetiştiremediği kızı, hap kullanıp bir anne ve bebeğini eziyor ve 20 yıl hapse mahkum oluyor. Adam da kızına hap verenlerden intikam almaya karar veriyor. Sonunda zavallı doktor Henry'ye ulaşıyor. Adamın ağrı merkezleri var. Kendi bilgisi dışında hap verilmiş. Vance olanlardan onu sorumlu tutuyor ve komplo kurup onu katil olarak gösteriyor. Ayrıca doktorun kızını da kaçırıyor. Vance gerçekten manyak bir adam. Doktor ve kızı sonunda bir şekilde kurtuluyor.
15 SaniyeAndrew Gross · Arkadya Yayınları · 2014837 okunma
Kuklaların Yaşamında
10/10
·432 syf.··
Beğendi
·
2025 11. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 23 Kasım 2025 20:46
Bir dünya düşünün. Yeryüzüne, bir zamanlar insanların yaşadığı bölgelerin her karışına şimdi robotlar hakim. İnsanlardan ve insalıktan geriye bir ihtimal yeryüzünden silinmeden önce inşa ettiklerinden başka bir şey kalmamış, onun da garantisi yok. Peki ya robotların da kolektif bir bilinçle emir alarak yöneltildiği, kendilerine verilen emirlerin dışına hiçbir şekilde çıkamadıkları, hatta normal şartlar altında bunu akıllarının ucundan bile geçirmedikleri böylesine zalim bir dünyada bir robot, tam da bunu yaparsa ve bu zamana kadar bildiği her şeyi geride bırakıp kendine, kendine özgü bir yaşam inşa ederse ne olur? Doğrusu böylesine farklı bir kitabı okumak çok güzel bir deneyimdi. Akıcılığı ve sürükleyiciliğinin buna katkısı oldukça büyük. Karakterler de çok güzel işlenmişti, özellikle Hemşire Ratched'a bayıldım. Victor'un etraflarındaki herkes onları durdurmaya çalıştığı halde Gio'yu bulmak için canını dişine takması, ailesini her daim korumaya çalışması çok hoşuma gitti. Bu kitapla anladım ki ben, found family trope'unu çok seviyorum arkadaşlar. Ek olarak yazarın samimiliği kitabın her satırından anlaşılıyor. Yazar, duyguları okura geçirmeyi başarıyor gerçekten. O son sahnede gözlerimin sulandığını hatırlıyorum. Kitabın bir diğer sevdiğim kısmı Hap'ın kefaretiydi. Hap'ın kefaret dönemiyle birlikte hatta ayrıca Gio'nun hikayesiyle yazar, bir soruyu akıllara düşürüyor: Robotların, bir kalp sayesinde duyguları ve hisleri tam anlamıyla hissetmesi mümkün mü? Kısacası bu kitabı okumanızı kesinlikle tavsiye ederim, özellikle robotlar ve robotların dünyayı ele geçirme temaları ilginizi çekiyorsa. Not: İncelemeyi yayınlayacakken bir anda kitabın ismi üzerine düşünmeye başladım. Acaba kitabın adı, robotların belirli bir lideri olmayan bu düzende programlandıkları,
Edebiyat
Kuklaların YaşamındaTJ Klune · İthaki Yayınları · 202551 okunma
Trajikomik bir varoluş mücadelesi...
10/10
·368 syf.··
2026 3. kitabı
İçinizi sızlatan ne varsa tatlı bir tebessüme dönüştüren, kalbe şifa bir modern zaman masalı. Başkahramanımız Feribe ile birlikte unutmanın derslerine çalışırken; aslında insanı insan yapan şeyin yaraları, aşkları ve hatıraları olduğunu keşfediyoruz. Akıcı, esprili ve bir o kadar da içten... Kalbinizi kıran her şeye bir parça neşe ve bolca anlayışla bakmak istiyorsanız, bu dersi kaçırmayın derim. Unutma Dersleri: Geçmişin Yükünden Kurtulma Rehberi (Mi?) Kitabın Genel Konusu Hayatının fon müziği haline gelen ayrılık acısından, kırgınlıklarından ve geçmişin hayaletlerinden kurtulmak isteyen Feribe, çareyi gizemli bir merkezde arar: Mazi İmha Merkezi (MİM). MİM, danışanlarına aşama aşama geçmişi unutturmayı vaat eden tuhaf bir kliniktir. Feribe bu merkezde, kendisi gibi "unutmak" isteyen birbirinden nevrotik, renkli ve sıra dışı karakterle bir araya gelir. Ancak unutmak, unutturmaya çalışanların sandığı kadar mekanik bir süreç değildir. Trajikomik Bir Varoluş Mücadelesi: Kitap acı verici meseleleri (kalp kırıklığı, yalnızlık, yas) ele alırken okuyucuyu depresyona sürüklemiyor. Aksine, insanın kendi trajedisine dışarıdan bakıp gülebilmesini sağlıyor. "Hatırlamak mı Daha Zor, Unutmak mı?": Kitap, bizi biz yapan şeyin aslında tam da o canımızı yakan anılarımız olup olmadığını sorgulatıyor. Modern Dünya Eleştirisi: Kişisel gelişim trendlerine, her şeyi hap gibi çözmeye çalışan modern sistemlere ve "her daim mutlu olma" zorunluluğuna harika bir ironiyle yaklaşıyor. Nermin Yıldırım’ın o ince ironiyle hırpaladığı modern dünya illüzyonunu özetliyor. Sistem bize acıyı bir "arıza" gibi kodlarken, kitabın o acıyla dalga geçebilme gücü vermesi müthiş bir panzehir. **Geçmişi silmek insanı hafifletmez, sadece yankısız bir boşluğa dönüştürür;
Duygu ve Düşünce
Unutma DersleriNermin Yıldırım · Everest Yayınları · 20255,4bin okunma
Reklam
Reklam