Çünkü ; Çalışma Tüm Zamanını Alır Götürür
Cicero, " Bir dükkandan saygıdeğer ne çıkabilir ve ticaret namuslu ne üretebilir ? Diye sorar : Dükkan denen şey hiç bir şerefli adama uygun değildir. Tücarlar yalan söylemeden para kazanamazlar, oysa yalandan daha utanç verici ne olabilir ! Demek ki zahmetlerini ve hünerlerini satan herkesin işini aşağı ve bayağı bir şey olarak değerlenidirmek gerekir ; ÇÜNKÜ ÇALIŞMASINI PARA KARŞILIĞI SUNAN KİŞİ KENDİNİ SATMIŞ VE KÖLE SEVİYESİNE İNMİŞ OLUR." Çalışmasını para karşılığı sunan bir yurttaş köle seviyesine inmiş, suç işlemiş olur ve yıllarca hapis cezasını hak eder.
Sayfa 41 - Türkiye İş Bankası
" Bizim genelde bir şeylere çaresizce üzülmemizin sebebi onları sonsuza dek öyle sanmamızmış. Kendimizi o şeyin içinde hapis zannediyoruz. Artık oradayız gibi bir his kaplıyor bizi. Sanki olan, milyonlarca kez tekrar edecek ve yeni bir sayfa hiç açılmayacak.."
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
"Ya insanların isyan nedenleri burada,bu hard-disklerde saklıysa? Ya bizim tarihimizin belirli bir dönemi veya dışarısı hakkında bazı bilgiler ya da uzun zaman evvel insanların buraya göç etmelerine,yuvalarını arkalarında bırakıp bir hapis hayatı yaşamalarına sebep olan sebep bu kutularda gizliyse? Ya da bu bilgi insanların fıttırmasına, keçileri kaçırmasına ya da dışarı çıkmak istemesine neden olan bir baskı yaratıyorsa?"
Alıntı
Paylaşılmamış ya da eyleme dönüştürülmemiş her bilgi bir nöronun ya da sinapsın içinde hapis kalmak zorundadır.
Sayfa 144
İslami grupların laiklik karşıtı faaliyetlerinden DP’nin sorumlu görülmesi hükümeti zor durumda bıraktı. 1951 yılında yürürlüğe giren Atatürk’ü Koruma Kanunu, iktidarın irticai faaliyetlere karşı aldığı önlemlerden ilkiydi. Ardından DP’den ayrılanların kurduğu Millet Partisi, laikliğe aykırı eylemleri nedeniyle kapatıldı. Ticanilerin lideri Kemal Pilavoğlu 15 yıl hapse mahkûm edildi ve tarikatın faaliyetleri tamamen yasaklandı. N. Fazıl Kısakürek ve Eşref Edip’e laikliğe aykırı yazılarından dolayı hapis cezaları verildi.
Alıntı
-Nastenka, sevgili Nastenka, çok güzel anlattığımı ben de biliyorum. Ama beni bağışlayın başka türlü anlatamam. Yedi mühürlü bir küpün içinde bin yıl hapis kaldıktan sonra mühürleri sökülüp dışarı salınan Hazreti Süleyman'ın ruhunu taşıyormuşum gibi bir duygu içindeyim. Uzun bir ayrılıktan sonra size kavuşunca..
Sayfa 36 - iletişim yayınları
Alıntı