"Eyvah, eyvah!" dedi cüce.
"Hapiste miydiniz."
"Hayır... Ama aslında evet!" dedi oğlan.
"Bir kurallar hapishanesinde! Eğer annemin söylediklerini harfiyen yerine getirmezsem evden çıkmam yasak."
"Ayyy, bu çok zor olmalı" dedi cüce sakalını sıvazlayarak. "Peki annen senden ne gibi korkunç seyler yapmanı istiyor?"
"Yatağımı toplamamı !”
"Üçüncü sayfa haberlerine konu olmuş tiplerin, karısını bıçaklayan kocaların, evladını taciz eden babaların - genelde hapiste değil evlerinde olmalı becerebildikleri için yaşadığı evler yanıyordu."
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Gözlerin uzağa bakar,
Kimden ne beklediğin var?
Yâr semtinden gelen rüzgâr:
"Seni unuttu!.." der gelir.
Bakmazsa senin yüzüne
Çok görme elin kızına;
Dışarıda serbest gezene
Hapiste yatan hor gelir.
"Ne var ki sen herkes gibi tek kaderle değil üç kaderle doğdun evladım. Üç kader yazılmış alnına, hangisi geçerli bilmiyorum. Ya hapiste çürüyeceksin ya cihan imparatoru olarak saltanat süreceksin ya da katledileceksin. Bana öyle geliyor ki bunların üçünü birden yaşayacaksın evladım, dünyada pek az kulun başına gelir bu."
Ağaçlar ovada son bir gayretle pırıldamakta:
pul pul altın bakır
tunç ve tahta...
Öküzlerin ayakları yaş toprağa gömülüyor yumuşacık. Ve dağlar dumana batık
kurşunt, sırılsıklam...
Tamam, sonbahar belki bugün bitti artık. Yaban kazları hızla gelip geçti demin her hal İznik gölüne gidiyorlar.
Havada serin
havada is kokusu gibi bir şey: havada kar kokusu var...
Şimdi dışarda olmak,
dört nala sürmek dağlara doğru atı. -Ata binmesini de bilmezsin,
şakayı bırak ve kıskanma,
yeni bir huy edindim hapiste:
seni sevdiğim kadar değilse de diyeceksin ama
hemen hemen ona yakın
seviyorum tabiatı...
Ve ikiniz de uzaktasınız...