Spoilerle karışık inceleme olabilir
Puan vermedi·176 syf.··
2026 19. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 29 Nisan 2026 23:18
Öncelikle taze taze bitirip sizlerle paylaşmak istedim duygu ve düşüncelerimi... Onca Hz. Yusuf ve Züleyha filmi olsun kitabı olsun okudum,duydum ve dinledim ama Sinan Yağmur'un farkı diyebilirim. Çok beğendim, çok samimi ve anlaşılır bir dili ve üslubu vardı. Hz. Yusuf'un imtihanı, Hz. Yakubun gözyaşları ve kör oluşu, kardeşi bünyamin, on zalim kardeş ve bunlarin kaynağı üvey anne. Hz. Yusuf ve Hz. Yakubun aynı rüyaları görmesi ve Hz. Yusuf'un bunu anlatırken üvey annenin duyup üvey kardeşleri fişteklemesi ile başlayan, sonra kuyu olayına giden ordan da Potifar'ın Yusuf'u çocukları olmaması üzerine onu bulanlardan satın alması, derken arada gelişen hırsımsı dünyevi zevk uğruna doğan sevgi gibi bir şey ve o iftira olayı, sonra zindan olayı, kadınların Yusuf'u görünce ki parmaklarını kesmesi, Yusuf'un rüya yorumlama mucizesi, en sevdiğim yerlerden biri Yusuf zindandayken Züleyhanin yazdığı mektupları.... Vee olayların kopuş yeri Yusuf'un masumluğunun kanıtlanması, Züleyhanin cezasının vicdanı ile başbaşa kalması hatasını farketmesi ve Yusuf sayesinde dünyevi insanı aşktan öte ilahi aşkı bulması çok hoştu ama üzülmeleri samimi duyguları kısmında çok üzüldüm ve baya etkileyici anlatılmıştı. Çünkü güzeller güzeli Züleyhanin babası kumar borcu yüzünden ondan çok büyük biriyle evlenmek zorunda kalıyor bu yüzden herkesin hayali beyaz gelinlik giymek iken o genç iken beyaz bir kefen giydi sevmedi sevilmedi. Ve ona Züleyhanâmeyi yazıp Potifar ile Mısırı terkeder sonra onla da boşanır ve ücra bir köşede tek başına hayatını idame eder Yusuf'un o yırtık gömleği tüm mal varlığını dağıtır. Yusuf'un kralin rüyasını yorumlamasi evresi de var 7 yıl bereket bolluk,7 yılık kuraklık ve alınan tedbirler ve Kenandan gelen kardeşleri ve en sonunda onları affetmesi babasına kavuşması ve
Aşkın Meali 1 - Hz. Yusuf ile ZüleyhaSinan Yağmur · Kapı Yayınları · 20163,289 okunma
Puan vermedi·608 syf.··
2025 93. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 13 Temmuz 2025 16:31
Vezir Nizamulmulk un Siyasetnamesinden *Devlet, kolay kolay herkese nasip olmayacak büyük bir nimettir. Bu nimete sahip olan kimse, âhirette büyük bir külfetle de karşı karşıya olduğunu bilmelidir. Fırsat eldeyken devletin malını devlet için harcamalı, dünyalık yığmak yerine âhiret için hazırlık yapmalıdır. *Devlet işlerinde vazife yapanlar, başkalarının hakkına çok kolay ulaşabildikleri, bütün gücü kendilerinde gördükleri için, yaptıkları her iş kayıt altında olmak zorundadır. Devletin vazifelendirdiği birisi, mazlumun, yetim ve fukaranın hakkını yerse, vay o devletin haline! *Devlet işlerinde dini bütün, Allah korkusu olan, haram yemekten kaçınan bir yardımcıyı herkes ister. Ancak aksi durumda, yardımcı yerine bir casus beslenmiş olur. Bu da devletin bekâsını temelinden sarsacak mahiyette bir olumsuzluktur. *Herkes liyakatine göre değerlendirilmelidir. Kişide aranması gereken şey mal mülk değil hünerdir. Soyu sopu belli olan kimseler varken devlet vazifesi ne idüğü belirsiz olanlara verilmemelidir. Devletin bekası için, ehil olmayan kimselere iş buyrulmamalıdır.
Haliç'te Yaşayan SimonlarHanefi Avcı · Angora Yayıncılık · 20102,539 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Puan vermedi·212 syf.··
2025 52. kitabı
Bu kitabın incelemesi olarak Bektaşi tekkelerini ve Buradaki yozlaşmayı anlatmak istedim ki diğer çeşitli dergah tekkelerdeki bozulmalar buna mukayese edilsin. Bektaşilik Bektâşî deyince iki dürlü insan anlaşılır: Birincisi, hakîkî, doğru Bektâşî olup, hâcı Bektâş-ı Velî hazretlerinin gösterdiği hak yolunda giden temiz müslimânlardır. Bektâşîlerin ikincisi, sahte, yalancı Bektâşîlerdir. Bunlar, bozuk yolda olan hurûfîlerdir. Eskiden Bektâşî denilen kimselerin çoğu bunlardı. Zemânla azaldılar, yok oldular. Şimdi Türkiyede sahte, bozuk bektâşî yokdur. Sahte bektâşîler, müslimânlar arasında râhat yaşamak ve inançlarını saklayarak, gençleri aldatabilmek için, bu kıymetli ismi maske olarak kullanmışlardı. Böyle, çeşidli kıymetli ismler altında saklanan dinsizler az değildir. Bu inancın kökenini Moğol istilasından kaçarak Anadolu'ya gelen ve Bektaşi tekkelerine sığınan Hurufiler oluşturur. Meselâ, (Melâmî) ismi böyledir. Hiç ibâdet yapmayan, her çeşid günâhı, kötülüğü işliyen, islâmiyyete uymayan sapıklar, kendilerine melâmî dediler. Hâlbuki melâmî, beş vakt nemâz gibi farzları câmi’de kılıp, harâmlardan kaçınan, nâfile ve sünnetleri evinde gizli kılıp, şöhretden sakınan temiz kimse demekdir. Tokadlı İshak efendi (Kâşif-ül-esrâr) kitâbında diyor ki: Müslimânları aldatmak için kendilerine kıymetli bir ism takan yalancılardan biri de, Bektâşî tarîkati adı altında toplanan hurûfîlerdi. Hurûfîlik, bir mezheb değildir. Bir tarîkatdir. Bu bozuk tarîkatde bulunanlar, önceleri iç yüzlerini saklıyorlardı. [1288] hicrî yılında, maskelerini kaldırmağa başladılar. (Câvidân) adındaki gizli kitâblarını ortaya çıkardılar. Bu kitâbları altı formadır. Bir formasını hurûfîliğin kurucusu olan Fadlullah bin Ebî Muhammed Tebrîzî, fârisî dili ile yazmış, beş formasını da, bunun talebesinden
Kadınlar TekkesiRefik Halid Karay · Çağlayan Yayınevi · 1956216 okunma
Neden domuz eti yemiyoruz ?
Puan vermedi·288 syf.··
2025 2. kitabı
Antropolog Marvin Harris tarafından yazılmış bu kitap, kültürel davranışların ve inanç sistemlerinin nedenlerini materyalist bir bakış açısıyla açıklamaya çalışır. Kitabın içeriğini genel olarak; Hindistan’da İnek Tapınması, Yahudilik ve İslam’da Domuz Yasağı, Savaş ve Şiddetin Kültürel Kökenleri ve Cadı Avları ve Orta Çağ Engizisyonu olmak üzere dört bölümden oluşmaktadır. Bu bölümleri incelenecek olursak: Harris, Hindistan’da ineklerin kutsal kabul edilmesini dini veya mistik bir inançtan çok, ekonomik ve ekolojik nedenlere dayalı bir strateji olarak açıklar. Ona göre, Hindistan’daki inek tapınması aslında uzun vadeli tarımsal sürdürülebilirliği korumaya yönelik bir kültürel mekanizmadır. İnekler, Hindistan’daki tarım sisteminde kritik bir role sahiptir çünkü öküz üretirler. Öküzler, tarlaları sürmek ve tarımsal üretimi devam ettirmek için gereklidir. Eğer inekler kesilirse, yeni öküzlerin doğması ve tarıma katkı sağlaması zorlaşır. Hindistan’da insanların beslenme düzeni büyük ölçüde vejetaryen veya tahıl ağırlıklıdır. İnek eti yerine bitkisel kaynaklar, süt ve süt ürünleri tüketilir. Bu da ineği kesmek yerine ondan uzun vadeli faydalanmayı daha mantıklı hale getirir. İnek dışkısı, Hindistan’da gübre ve yakıt kaynağı olarak kullanılır. Bu, tarımın devamlılığı için gereklidir ve enerji kaynağı olarak da işlev görür. Hindistan sık sık kuraklık ve kıtlık yaşayan bir bölgedir. Eğer insanlar inekleri kesmeye başlarsa, kıtlık sonrasında tarıma dönüş daha zor olur çünkü tarımı sürdürecek öküzler kalmaz. Bu yüzden ineklerin kutsallaştırılması, insanları kıtlık dönemlerinde bile onları kesmekten alıkoyan bir kültürel sigorta sistemi oluşturur. Sonuç olarak Harris, Hindistan’daki inek tapınmasının, yalnızca dini bir inanç değil, tarımsal ekonominin sürdürülebilirliği için
Antropoloji-Etnoloji
İnekler, Domuzlar, Savaşlar ve CadılarMarvin Harris · İmge Kitabevi Yayınları · 2020271 okunma
Rəhimpur Əzğədi "Qırmızı Ağıl"
10/10
·144 syf.·
2024 13. kitabı
Rəhimpur Əzğədi "Qırmızı Ağıl" kitabında İslam Tarixinin ən böyük hadisələrindən biri olan və bizlərin fikrincə dinin dönüm nöqtəsi olan Kərbəla Hadisəsini tarixi-ictimai prosessləri ələ alaraq analiz edir. Əzğədi göstərir ki,Kərbəla birdən birə olmayıb o Əbü Süfyanın oğlu Muaviyənin dövründən etibarən əsasının qoyulduğunu , Bədr döyüşündə yenilən ümmətin , Sıffeyndə intiqamını aldığını , Muaviyənin Hz.Əliyə qarşı düşmənçiliyini və Hz.Əli İslamınının , dövlət modelinin , dövlət anlayışının necə Muaviyənin İslamı ilə qarşı qarşıya olduğunu göstərir. Vaxt keçir bu qarşı durmanı İmam Huseyn və Yezid qarşıdurması əvəzləyir. Yenədə iki İslam var.Birinci İslam Hz.Məhəmməd (s.a.v) , Hz.Əli , İmam Həsən , İmam Huseynin təbliğ etdiyi , qəbul etdiyi həqiqi İslamdır.Bu həqiqi İslamda güclü zəifi əzmir ona dəstək olur , yoxsullara hər daim qayğı göstərilir , qarşılıq gözləmədən Allah üçün mallarından onlara verilir , haqsızlığa , əzənə , haram qazancdan alınan mala mülkə , daşa qaşa qarşı çıxılır , pislənir.Bu İslamda Hz.Əli beytülmaldan keçici olaraq bir səfərliyinə , qarşılığı ödənilib , zəmanəti verilərək bütün hüquqi normalara uyğun şəkildə götürdüyü boyunluq üçün "Başqa qadınlar belə bir boyunluq taxır mı ? Xəlifə qızı olman sənə bu imtiyazı vermir" deyərək danlayır. Bu İslamda İmam Huseynin yoxsullara gecə ikən götürdüyü ərzaq kisələrinin kəndiri onun kürəyində qalıcı izlər buraxır. Fəqət Muaviyənin İslamında bunlara əhəmiyyət qoyulmur , sadəcə xilafət mərkəzli düşünülür və mal mülk üçün çalışılır üstəlik qarşı çıxana da "ixtilafçı" damğası vurularaq sakitcə ibadət etmələri buyrulur... Kərbəla da Əzğədinin qələmi ilə bu həqiqi İslamın yaşaması üçün İmam Huseynin şəhadət qanı ilə yazılan bir tarix , bir fəlsəfə idi. Onlar öz qanlarını müsəlmanların üzlərinə sərpərək onları
Qırmızı AğılHassan Rahimpour Azghadi · Parlaq İmzalar · 027 okunma
8/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2024 81. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 19 Ekim 2024 00:00
Dikkat spoiler içerir. Yazardan Kuran-ı Kerim'deki ayetlerin incelenerek daha önceden doğru olarak bildiğimiz bazı konulara farklı bir şekilde yaklaşan ve bunu açıklayan dini bir kitap. Kadınlar sizin tarlanız değil kültürünğz diyen, cariyeler ile evlenmeden bahsetmeyen, Cahiliye devrinde müşriklerin de Allah inancı olduğu, zekat verdiği, hac görevi yerine getirdiği konularından bahseden, Bedir savaşının aslında kamulaştırma için yapıldığını, Hayber fethinin de yine aynı amaçla yapıldığı, eşitlik olması gerektiği, infak yapılması gerektiğinde bahsediyor. Kurbanda hayvan kesiminin zorunlu olmadığı, Hz. Osman'a karşı devrimci bir hareket olduğu, Mekke fethedilene kadar kuran ayetlerinde kıyamet vurgusu yapıldığı ama sonrasında kesildiği, ilk inen 30 surede hep mülkün Allah'a ait olduğu vurgusu yer aldığı, faiz, kira, mal yığmanın haram olduğu, İslam'ın eşitlikçi olduğunu anlatıyor. Ayetlerin tercüme edilirken o dönemin şartlarına göre tercüme edilmesi gerektiğini söylüyor. Dikkatle olunması gereken bir kitap.
Devrim AyetleriEren Erdem · Halk Kitabevi · 2023197 okunma