Sayın okuyucu, havalar soğurken ve biz insanların aydınlanma süreci biraz daha gecikirken size bu kitabı önermek ve belki hayatınızda bir iz bırakmak için buradayım. Yazarımız elbette ki Franz Kafka. Dönüşüm'ü bilmem kaçıncı okuyuşum ki sanırım ölünceye kadar defalarca daha okuyacağım. Öyle ki kitaplar yaşamımızın her safhasında ayrı bir ışık tutuyor bize.
(Spoiler)
Ve benim efsane kitaplarım arasında en birinci kitabım; Dönüşüm.
Kafka'nın baş yapıtı değilde nedir bu kitap? Yaşamın kendisi ile ilintili ya da yaşamın ta kendi oluşu.
Baş kahraman Gregor Samsa bir pazarlamacı. Annesi, babası, kız kardeşine bakan. Babasının yoğun baskısı ile hayat süren bir adam. -Aslında burda Gregor Samsa ve babasının ilişkisini Kafka'nın hayatı incelendiğinde Kafka ve babasının ilişkisine benzetmek pekâlâ mümkün.- Bir sabah işe gidemez Samsa, daha doğrusu bir sabah böcek olarak uyanır. Fazlası ile ürkütücü ve tiksinç bir yaratık olur herkesin gözünde. Ancak Samsa bunu hiç garip karşılamaz,neden ve nasıl olduğunu araştırmaz. Nitekim kitapta bu olayın sosyal ve felsefi etkilerini ele alır ve o yöne doğru gider konu bakımından.
Anne,babası oğullarından iğrenirken ve onun ölümünü isterken, Samsa ile kız kardeşi ilgilenir. Ne kadar vefalı bir kardeş dediğimiz sırada artık kız kardeşi de Samsa'nın ölümünü ister ve ailecek Samsa'yı ölüme terk ederler.
Kafka, Dönüşüm'de 'Normal olmayana karşı bakış'ı ele alır. 'Normal nedir?' diye sordurur. Normal kimdir? Topluma itaat eden mi? Kendini ve hayallerini yok sayan mı?
Kafka'nın kitabı şu düşünceyi acı bir gerçek olarak suratımıza koca bir yumruk gibi çakar; Başarı ve düşüncelere göre yargılar insanlar.
Muhammed Ali'nin yumruğu kıvamında bu düşünce Dönüşüm'ü bize defalarca okutur, okutur ve okutur.
Umarım kitaplarda kendinizi bulur ve