Bant İzi

Bant İzi
@harmandali
Amfibyenim.
İstanbul/Vapur/Simit/Martı/Hayaller ve Kırıklıkları
Sene 2009. Belki de 2010. İstanbul kazan ben kepçe dolaşıyorum. Vapur tutuyor sanırım beni, elimden geldiğince kaçınıyorum kullanmaktan.. Bir de o iskeleler falan hiç güvenli gelmiyor. Daracık bir yolu kullanarak çıkıyorum Moda'dan Kadıköy'e.. Karga'da soluklanıp susuzluğumu gideriyorum 2 bira ile. Fazla oyalanmıyorum. Yetişmem lazım vapura.. Vapura yetişmenin telaşını iliklerime kadar hissediyorum. Hafif bir rüzgar esiyor, soğuk bira damarlarıma nüfuz ederken, ürperiyorum. Karnım acıkmış.. Bir simit alıyorum. Tam gaz devam.. Yolda birkaç sefer göz göze geliyorum tanımadığım insanlarla. Üstüm başım mı pis acaba? Neden bakıyor ki insanlar bana? İnsanların bana bakmasına hiç alışık değilim. Yıllar yılı silik bir karakter olduğum için miydi acaba? Simidi bölüyorum ikiye.. Hızlı adımlarla geliyorum tiyatronun önüne. Herkes birilerini bekliyor. Bense, nereye yetiştiğimi bilmeden vapura koşuyorum. Biliyorum, bir şeyler olacak bugün. Hissediyorum. Arka cebimden cüzdanımı çıkarmak için bir müddet cebelleşiyorum. Çıkmıyor bir türlü. Sahi, pantolonların arka cepleri neden bu kadar dar? Bu kadar dar olmak zorunda mı arka cepler? Basıyorum Akbil'imi. Koş koş koş! Kapıdan geçiyorum ve görevli kapatıyor. Arkamda birkaç kişiyi bırakıyorum ve zafer kazanmış komutan edası ile iskelede yavaşlıyorum. Yürüyorum ağır adımlarla vapura doğru. Ayağımı attığımda vapura, son düğüm de çözülmüş oluyor. Geriye dönüp ardımda bıraktıklarıma bakıyorum.. Camdan bana bakıyorlar kızgın gözlerle. ''Her zaman iyiler kazanmaz.'' diyorum. Kötü bir karakter canlandırmanın zevki ile harmanlarken kendimi, elimde simit olduğunu hatırlıyorum. Hayallerle sevişmek ne güzel. Rüzgar yüzüme çarpıyor, bu sıcacık günde; üşüyorum. Biliyorum yahu, bir şeyler beni bekliyor karşıda. Güneş gören yerine oturuyorum vapurun.
İlişkiler
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Kadınların Felsefe'ye Katkısı Yok (diyenlere)
Felsefe, herhangi bir cinse ait bir uğraşı değildir. Phila 'arayan', Sophia da 'bilgi' demektir Yunanca. Bilgiyi aramak için cinsiyet şartı da yoktur. Bunu iddia etmek için Sokrates'in ders aldığı Miletli Aspasia'yı, Pisagor'un eşi ve matematik okulunun yöneticisi Krotonlu Theano'yu, Mistisizm'in öncülerinden Bingenli Hildegard'ı, Feminizmin sistematik olarak manifestosunu yazan Marry Wollstonecraft'ı, İlk Kadınlar Günü'nü düzenleyen Clara Zetkin'i, Edebiyatımızın ilk kadın romancısı Fatma Aliye Hanım'ı, İkinci Cins adlı kitabı ile feminizmin kurusucu olarak tanınan Simone de Beauvoir'ı ve daha nicelerini tanımamak gerekir. Ki bu da zır cahilliktir.
Felsefe

Bant İzi

, bir kitap okudu
8/10
·382 syf.·
2019 24. kitabı
Ahmet Hamdi Tanpınar
8.2/10 · 52,9bin okunma
Çöküş, bilinçaltının tamamen yitirilmesi demektir. Çünkü bilinçaltı yaşamın temelidir. Kalp, düşünebilseydi; atmaktan vazgeçerdi.
Felsefe

Bant İzi

, bir kitap okudu
9/10
·680 syf.·
2019 23. kitabı
Fernando Pessoa
8.4/10 · 14,5bin okunma