Harun GG

Harun GG
@harungg
Aşıklar Bayramı
Puan vermedi·227 syf.··
2026 47. kitabı
·
30 saatte okudu
·
Okunma: 09 Nisan 2026 16:29
Serinin İkinci kitabı Aşıklar Bayramıdır. Baba ve oğulun yirmi beş yıl görüşmedikten sonra tekrar buluşmasıyla başlıyor. Elinde sazı ve ahşap bavuluyla oğlu Yusuf'un evinin kapısını çalıyor. Yusuf, yıllardır görmediği ve desteğini hiç hissedemediği babası Heves Ali'nin gelişiyle şok oluyor. Babası âşık. Sazına tutku derecesinde bağlı. Bir gün kalıp gideceğini düşünüyor. Ancak babasının kanser olduğunu ve yapılacak bir şey olmadığını anlıyor. Babasının son isteği Kars'ta Aşıklar Bayramı'na gitmek ancak Diyarbakır'dan Kars'a kadar kalbini kırdığı kadınlardan helallik alıyor. Çeşitli illerde duruyorlar. Aşıklarla bir araya geliyorlar. Geçmişlerine dair çoğu sessiz, hal ve hareketleriyle anlaşıyorlar. Yusuf başarılı bir avukat. Ancak yatılı okullarda kalmış. Hocası dışında destek olan olmamış. Kendini yetiştirmiş biri. Artık kırk yaşında olgunlaşmış bir adam. Eski sevgilisi Aylın'i unutamamış. Ona bir mesaj yollamış. Geri dönmesini bekliyor. Ağzından bir türlü baba kelimesi çıkmıyor. Babasına son görevini yapıyor. Bu yolculuk çok fazla şey öğrenmesine neden oluyor. Babasının ölümüyle sazı ona devrettiğini görüyoruz. Babası aşıklara ait gelenekleri sürdürüyor. Sazıyla türküler söyleyip halk hikâyelerini öğreniyoruz. Çok katmanlı bir kitap olduğunu düşünüyorum. Halk edebiyatı açısından çok zengin unsurları içeriyor. Hâlâ cevaplanmamış sorular için serinin üçüncü kitabı okunmalı. İyi okumalar.
1000Kitap
Aşıklar BayramıKemal Varol · İletişim Yayınları · 20194,344 okunma
Harun GG
İlk kitap hangisiydi? Bağlantılı mı kitaplar? Okumayı düşünüyordum da bunu.
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Tuhaf sevgi
6/10
·304 syf.··
2026 9. kitabı
Bir kadının tanımadığı bir erkeği bu kadar beğenmesi kenanı çok anormal geldi bana Kenanda tuhaflık var harunda mechul alıntıları beğenmedim çok sanki kız Kenanın annesi o kenanda robot gibi julien mechul...Anne ne durumda kenan nasıl mülteci oldu belli değil...Tutarsızlık var...Adam robot gibi suskun+84 kadın katakterde annesi gibi onu traş ediyor giydiriyor besliyor sevişiyorlar beğenmedim çok kitabı epik değil yani bir adamı saplantı haline getirmiş adamın hayatını niye kurtarıyor ki julienle ne alakası var ve Kenanın çocukluğu abisi harun babası annanesi yaşadıkları falan tamam okey lakin işte romanda beklentiyi çok üst düzey tutmamak gerek...yani Kenan la uçak görevlisi onu kurtarması saçmalık ve de mülteciler isyan çıkarırken kendini rehin veriyor orda ölede bilirdi Baştan sona yanii çok banel Filim gibiydi 1 haftada bitirdim kitabı bir aşk romanı okuyayım dedim klasikler dışında o beklentiyle aldım romanı çok aşk romanı okuyan biri değilim 1q84u okudum Yanniii baştan sonaaa sıradan geldi bana Kadının aldığı riskler adamla robot hayvan gibi ilgilenmesi yani kendi kendime dedim ki böyle bir kız var mı yaa adama annesi gibi bakıyor niye o adamı seçmiş hayatını riske atmış kim tanımadığı biri için Julien için onu anımsatıyor diye mi ne genelde aşkta mantık aranmaz derler ama belki...
Onu Sevdiğim ZamanlarKemal Varol · Doğan Kitap · 20251,976 okunma
Harun GG
Katılıyorum size .
Puan vermedi·304 syf.··
2026 5. kitabı
·
28 günde okudu
·
Okunma: 06 Mart 2026 14:54
Kemal Varol okumayı severim. Ama bu romanı eksik tat bıraktı. Siyasi hava sezdirirken her şeyden biraz katma çabası bence gerçekten çekilen acıları romantizme etmek olmuş. Okunur mu derseniz? Okunur. Bu kitabı diğerleri gibi olmamış. Çok eksik çok yüzeysel kalıyor.
Onu Sevdiğim ZamanlarKemal Varol · Doğan Kitap · 20251,976 okunma
Harun GG
Hangi kitabını önerirsiniz? Ben ilk bu kitabını okudum birşeyler eksik gibi geldi bana da.
Pardon hanımefendi yoksa siz türbanlı mısınız?
9/10
·415 syf.··
2019 75. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 11 Aralık 2019 20:23
Sene 2009. T.Ü Kimya bölümünden mezun olacak 65 kişiden biriyim. Dışarıda türbanlı, üniversitede başı açık bir insan olarak dört yılımı geçirdiğim fakültenin Organik Kimya dersinde sıradan bir gün. M.isimli hocamız hışımla içeriye girdi ve kürsüsüne çıktı. Onun için derse başlamadan bir tur geyik yapmak ders adına motivasyon aracıydı. O gün hiç dağdan taştan dolandırmadan lafa girdi. Facebook henüz o tarihlerde emekli amca ve teyzelerin hakimiyetinde değil. Hemen hemen herkesin hesabı var, hesabı olmayan birkaç kişiye ise ezik muamelesi baştan kesilmiş bir fatura. İşte o sitede paylaşımların hayat memat meselesi olduğu o zamanlarda hocayı takip etmeyen birkaç zavallıdan biri olarak konuya yabancıyım. Ama sağ olsun hocamız kafamda oluşabilecek herhangi bir soru işaretine mahal vermeden bir resimden tüm ayrıntılarıyla bahsediyor. Resimde sayısını tam hatırlamıyorum dört ya da beş karısıyla poz vermiş bir adam ve onun hikayesine yer verilmiş bir paylaşımın absürtlüğü konumuz. Resimdeki kadınların gözleri dışında her yeri kapalı yani peçeli çarşaf giymişler. Adam eşlerine gülümsemelerini söylüyor.. Bu resmin saçmalığından tutunda, sanki ayırt edebilecek kadınları, gülümsese ne olacak, görünecekte vs vs tüm aşağılayıcı üslubuyla lafı türban meselesine getirdi. Neden o lanet olası bonelerin takıldığını eski dönemlerde annesi de dahil yazma taktığını ancak öndeki saçların gözükmesinin ne sakıncası olduğunu; hayır bu genç yaşta böyle özgürlük kısıtlayıcı bir bez parçasını kafanızda dolandırmanın ne mantığı olduğunu sorup ağzından tükürükler saça saça cevap beklemeden sözlerine devam etti. Tabi emin hatta çok emin kimsenin ona anti tezle cevap veremeyeceğinden. Kendisi özgüvenin, modernliğin, bilimin, zekanın, laikliğin vücut bulmuş hali. Pardon ne haddimize yani. Fönlü
Siyaset
KarOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202517,8bin okunma
Harun GG
Konudan bağımsız bir soru sorsam? 40 yıldır başörtüsü kullanan hiç yoksa etrafımda 5-6 kişi başörtülerini çıkardılar. Sizce bu davranış ne ile ilgili? Detaylı yorumunuzu merak ediyorum. Teşekkürler kitap hakkındaki uzun değerlendirmeniz için de.
3/10
·282 syf.··
2023 83. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 09 Nisan 2023 23:51
Gece Yarısı Kütüphanesi kendine has bir atmosfere sahip ve bir çok okuyucunun beğenisini kazanmış olsa da, son derece sıkıcı bir hikaye anlattı bana. Karakterlerin gelişimi yetersiz ve yüzeysel kalmıştı... Okurken kitabın bazı bölümlerine geldiğim de "Tamam işte bu... şimdi toparladı." diye düşündüğüm her an hüsranla bitti. Zaten hikaye bütünlüğüyle, tamamen hayali bir dünya da geçmesine rağmen, aşırı derecede sıkıcı ve tahmin edilebilirdi... Kitapta bir çok sorun var!!! -Hangi birinden bahsedeyim bilmiyorum- Bazı bölümler haddinden fazla karıştırılmaya çalışılmış ve bu da bir çok anlamsızlık getirmiş. Ana karakterin bir çok kez ne olduğunu anlamaya çalışması ve bunu haddiden fazla karışıklık içinde anlamaya çalışmakta bir hayli yorucu bir deneyim yaşattı bana. Bir çok sorunun içinde ki bir diğer sorun ise ana karakterimizin davranışları ve kararlarının son derece mantıksız ve tutarsız olmasıydı... Matt Haig'in dünyayı tasvir etmek için yapmaya çalıştığı ayrıntılı tasvirleri olmasına rağmen bir çoğu gereksiz ve ilgi dağıtıcıydı. Hatta kitabı daha akıcı hale getirecek bir etki yaratmaktan da uzaktı... -Dünya tasvirlerinin orantısı karakter tasvirleriyle doğru orantılı değildi- Sonuç olarak Gece Yarısı Kütüphanesi benim için başlarda merak uyandırıcı bir hikaye sunmasına rağmen, ilerledikçe sıkıcı karakterler, öylesine karmaşıklaştırılmaya çalışılmış bir anlatım ve tahmin edilebilir bir hikayeyle beklentilerimi karşılayamadı. Okumayı planlayanlar için, başka bir alternatif kitap arayışına girmelerini öneririm.
1000Kitap
Gece Yarısı KütüphanesiMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202598,7bin okunma
Harun GG
Bana da karışık geldi açıkçası yer yer sıkıldım. Başladığım için bitirmek istedim ve bitirdim gibi. Verdiği mesajlar yok muydu vardı ama herkese hitap edecek diye de bir durum yok elbette. Herkeste farklı tatlar bırakan bir kitap olmaya aday.