Harun Kaya

Harun Kaya

, bir kitap okudu
8/10
·60 syf.··
2025 10. kitabı
Stefan Zweig
7.5/10 · 9,2bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Korku
9/10
·70 syf.··
2025 9. kitabı
Kitap Irene'in evliliğinden sıkılıp bir kaçamak yapmasıyla aralanıyor. Ancak bu kaçamak Irene'in kâbusu haline gelir. Kocasını aldattığı kişinin evinden çıkarken bir kadın karşısına dikilir ve "Sevdiğimi elimden aldın" gibisinden şeyler söyler. Irene ise cebinden para çıkarır ve ona verir. Böylece kısa süreliğine de olsa ondan kurtulur. Daha sonraları ise evine bir mektup gelir. Mektupta "100 kron ödeyiniz" gibi bir emir vardır. Irene hiç düşünmeden kapıdaki postacıya 100 kronu verir. Irene'in korkusu giderek artmaktadır. Irene şantajcının her geçen gün daha fazla para isteyeceğinden neredeyse emindir. Bu sırada Irene kocası Fritz'i neredeyse hiç tanımadığının farkına varır. Irene genelde hep dışarı çıkıp gezen biridir. Bu dönemde evine kapanmıştır. Ancak evde çocuklarıyla dahi bağ kurmakta zorlanır. İlerleyen günlerde bir mektup daha gelir ve 200 kron istenmektedir. Irene yine düşünmeden 200 kronu verir. Daha sonra bir gün dışarı çıkar ve kaçamak yaptığı piyanist genç onun peşinden gelir ve Irene ile konuşmak ister. Irene ise bir daha onun yüzünü görmek istememektedir ve bunu ona belirtir. Daha sonra ilerleyen haftalardan bir gün şantajcı kadın Irene'in evine gelir ve izin almadan içeri girer. Irene'den 400 kron ister. Irene ise sadece 100 kronu olduğunu söyler. Şantajcı Irene'in elindeki yüzüğün 400 kron edebileceğini söyler. Irene ise başta itiraz eder, ancak kocasının eve geldiğini duyunca korkudan yüzüğü çıkarır ve ona verir. Akşam yemeğinde kocası Irene'in parmağında yüzük olmadığını görür ve nedenini sorar. Irene ise onu temizletmeye verdiğini, yarın alacağı yalanını ortaya atar. Irene kocasına içindeki korkuyu açamaz ve iyice dolar. Şantajcının baskıya devam edeceğini düşünür. Kocasına itiraf da edemeyeceğini fark edince intihar etmek ister. O gece banyo
KorkuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Yayınları · 2022125bin okunma
Mecburiyet
9/10
·50 syf.··
2025 8. kitabı
Kitap askere alınmamak için ülkesinden İsviçre'ye kaçan Ferdinand ve karısı Paula'nın bir kış günü evine postacının mektup getirmesiyle açılır. Mektup İsviçre konsolosluğundandır. Ferdinand ülkesine, askerliğe çağrılmaktadır. Karısı Paula ise bu duruma oldukça karşı çıkar ve direnir. Ancak Ferdinand'ın içine bir korku ve mecburiyet düşmüştür ve karısının itirazlarına rağmen sonraki sabah gizlice konsolosluğa gider. Oldukça güzel bir konuşma hazırlamış ve teslim etmesi gereken resimler olduğunu söyleyip askere gidişini 1 ay uzatma çabasındadır. Ancak konsolosluğa girdiğinde bir anda kilitlenir ve hiçbir şey diyemez. Ataşe ona "yarın gitmeniz gerekiyor" der ve Ferdinand itaatkârca teşekkür eder. Eve geldiğinde karısı onu karşılar ve onun konsolosluğa gittiğini anlar. Yine kocasını ikna etmeye çalışır ve "ya onlar ya da ben" diyerek keskin bir seçim sunar. Ferdinand'a özgüven geliyor, fakat o askerlik kağıdını eline alıp okuduğunda adeta titriyor ve itaatkâr birine dönüşüyor. Ferdinand çantasını hazırlar. Sonraki sabah özgüvenli bir şekilde uyanır ve gitmemeye karar verir. Ancak evde karısını görmeyip onu terk ettiğini anlayınca askere gitmeye karar verir. Tren garına girmeden önce biriyle çarpışır ve o çarpıştığı kişi karısıdır. Karısı kocasının gitmemesi için tren garında nöbet tutmuştur. İnsanların içinde tartışmaya tutulurlar ve trenin yaklaştığı duyulur. Ferdinand yere bıraktığı çantayı alırken Paula ona engel olur ve çantayı ona vermez. Ferdinand da bir hışımla çantayı bırakıp vagonlardan birine atlar. Tren sorumlusuna askerlik belgelerini gösterir ve sınırın olduğu yere gider. Orada biraz düşünceye dalar. Derken bir tren gelir ve trenden gazi ve yaralı askerler iner. "İsviçre, İsviçre" diye sevinçte bulunurlar. Onları görünce Ferdinand'a bir aydınlanma gelir ve
MecburiyetStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202175,1bin okunma
Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört Saat
9/10
·71 syf.··
2025 7. kitabı
Kitap I. Dünya Savaşı'nın 10 yıl öncesinde Fransız Riviera'sında bir akşam yemeği tartışmasıyla kapılarını aralar. Fransız bir genç çalışan konuşmasıyla evli olan Henriette'yi etkiler ve bir süre sonra Henriette'nin bu gençle kaçtığı anlaşılır. İşte bu büyük bir tartışmaya yol açar. Kitabın ana kahramanı diğerlerinin aksine Henriette'nin kaçışını bir namussuzluk olarak görmez. Henriette'yi savunan konuşmalar yapar. Kadının 24 saatin bir kadını değiştirebileceğini söylemesi Mrs. C.'nin dikkatini çeker. Mrs. C. kadının bu hoşgörülü tavrından cesaret alarak 24 yıl önce yaşamış olduğu 24 saatlik pişmanlığı ona anlatmaya karar verir. Kadının da onayını alarak anlatmaya koyulur. O zaman kocasının ölümünün ardından 2 yıl geçmişti. Mrs. C. 42 yaşına gelmişti. Mrs. C. stres atmak için kumar salonuna girmiş ve rulette bir adamı izlemeye başladığını fark etmişti. Adam kazandığında mükemmel bir ruh haline bürünüyor, kaybettiğinde ise yerin dibine giriyordu. El hareketlerinden ruh hali anlaşılıyordu. En sonunda bütün parasını rulette kaybetti ve dışarı çıkıp bir banka yığıldı. Mrs. C. onun intihar edeceğini düşünüp peşinden gitti. Dışarıda yağmur başlamıştı. Herkes yağmurdan kaçarken o adam hiç tepki vermiyordu. Mrs. C. adamı alıp bir otele götürmeye karar verdi. Adamı otele götürdü, geri dönecekken adam kalması için ısrar etti ve odaya çıktılar. Mrs. C. uyuyup uyandıktan sonra kendini yabancı bir yerde gibi hissetti. Yarı çıplaktı ve yanında o adam vardı. Kendini adeta kirlenmiş hissetti. Adama gözlerini dikti ve o esnada adam uyandı. Adam Mrs. C.'ye nasıl bu hale geldiğini anlattı. Amcası Prater'de at yarışı oynamış ve parasının 3 mislini kazanmıştı. Aynı gün babası oğlunun okul başarısından dolayı ona para vermişti. Oğlu da o parayı Prater'de kumara oynadı ve parasının 3 katını
Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört SaatStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024151bin okunma