Harun Kaya

Harun Kaya

, bir kitap okudu
9/10
·71 syf.··
2025 7. kitabı
Stefan Zweig
7.4/10 · 151bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Olağanüstü Bir Gece
8/10
·69 syf.··
2025 6. kitabı
Baron Friedrich Michael von R. 36 yaşında, seçkin tabakada yer alan bir subaydı. Babasının ölümüyle tek çocuk olduğu için büyük bir miras üzerine kaldı. Michael uzun zamandır duygusuz bir hayat yaşadığının farkına varmıştı. Üzüntü, sevinç, korku gibi duyguları artık hissetmiyordu. Ta ki 7 Haziran 1913 günü olağanüstü bir gün geçirene kadar. O gün Michael şoförün Prater'e sürmesini emretti. Şoför de Prater'deki at yarışlarının olduğu yere sürdü. Michael seyirci alanında, yanında subayla muhabbet eden bir kadın gördü. Kadın etrafı tarayan bakışlar atıyordu. Michael da kendini gösterdi ve ona bir sandalye takdim etti. Kadının Michael'a kur yaptığı sırada şişman, kısa boylu kocası yanına geldi. Onlar bir şeyler konuşurken Michael da kadına doğru ilerleme kararı aldı ve kadının kocası bir anda arkasını dönüp harekete geçince çarpıştılar ve adamın elindeki iddia fişleri yere saçıldı. Michael bundan zevk almıştı. Fişlerden birini ayağıyla sakladı. Adam gidince de artık kadını istemediğini fark etti ve mavi fişi aldı. Bu fiş kazanan fişti ve Michael onu bozdurdu. Daha sonra bundan pişman oldu ve bütün parayı en kötü gözüken ata oynadı. Ancak oynadığı at kazandı ve Michael büyük bir meblağ elde etti. Michael faytonuyla geri döndü. Ama eve gidip bu zevkli anı bitirmek istemiyordu. Kendinden daha alt kademede olan bir salona girdi. Ancak orada kimseyle bağ kuramadı. Gün sonunda salon kapanacağı sırada bir fahişe yanına geldi ve Michael'ın ona bir şeyler demesini bekledi. Ama Michael donup kalmıştı. Fahişe geri dönüp giderken Michael içini döktü ve gitmemesini istedi. Fahişe onu alıp tenha bir yere götürdü. Tam öpüşecekleri sırada çalılardan iki kişi çıktı ve Michael'ın suç işlediğini belirtip karakola götürmeye çalıştılar. Michael hiç tepki vermeden kendini olayın akışına
Olağanüstü Bir GeceStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2023171,8bin okunma
Kızıl Veba
8/10
·72 syf.··
2025 5. kitabı
Kitap 2073 yılının bir gününde Edwin ve Granser'in avdan kampa dönüşüyle perdeyi aralıyor. Bu dönemde dünyada yaklaşık 300 kişi kaldığı tahmin edilmektedir. Kampın üyeleri Edwin, Tavşandudak, Hu-hu ve dedeleri Granser'dir. Granser'in asıl adı James Howard Smith'dir. Torunları dedesinden 60 yıl önceki "Kızıl Veba" yı anlatmalarını isterler. Granser de her şeyin 2013 yılında ortaya çıktığını belirterek anlatmaya başlar. Kızıl ölüme yakalanan kişinin yüzünde yoğun bir kızarma başlıyor, bacaklarından yukarı doğru bir uyuşma ve hissizlik baş gösteriyordu. Ortalama 15 dakikada mikrop kalbe ulaşıp insanın ölümüne sebep oluyordu. Granser o sırada Amerika'da kimya profesörlüğü yapıyordu. Granser'in gözleri önünde birçok kişi kızıl ölümle yüzleşmek zorunda kaldı. Granser ilerleyen günlerde öğretmenlik yaptığı üniversitede 400 kişiyle beraber kamp kurmuş ve izole olmaya çalışmışlardı. Bu virüsle beraber yağmacılar da baş gösterdi ve önlerine geleni yağma etmeye başladılar. Çeşitli patlamalar düzenlediler ve bu sırada üniversitenin birçok camı da kırıldı. Üniversitenin yakınında yağmacı kampı bulunuyordu. Yağmacılardan 2 tanesi kızıl ölüme yakalandı ve üniversiteye girmeye çalıştılar. Bu Granser ve arkadaşları tarafından engellenmeye çalışıldı. Kapı önünde ölüme terk edildiler. Ancak o cesetlerin virüsün yayılmaması için üniversite önünden uzaklaştırılması gerekiyordu. 400 kamp üyesinden 2 kişi buna gönüllü oldu ve bir daha geri dönmemek üzere cesetleri kapı önünden uzaklaştırdılar. Ancak bu virüsün uzaklaşması için yeterli olmadı ve kamp üyelerine hızla yayıldı. Granser oradan ayrılmak zorunda kaldı. Dışarıda bir midilli buldu ve onla uzaklaştı. Artık tek başındaydı ve birkaç yıl boyunca tek başına bir hayat sürdü. Ancak yalnızlık onu iyice bunalttı ve hala yaşayan insan olup
Kızıl VebaJack London · Türkiye İş Bankası kültür Yayınları · 202447,8bin okunma
Satranç
10/10
·83 syf.··
2025 4. kitabı
Kitap Mirko Czentovic'in küçüklükten itibaren soğuk biri olmasını ve sadece satranca ilgi duymasını anlatmakla işe koyuluyor. Daha sonra New York'tan Buenos Aires'e giden gemide olan sıradan bir yolcuya Czentovic'in de aynı gemide olduğu haberi verilir. Onun yanındaki McConor da belli bir tutar karşılığında Czentovic'i oyuna davet eder. Czentovic bunu kabul eder ve ilk oyunu rahatça kazanır. Daha sonraki oyunlardan birinde McConor tam taşı oynayacakken arkasından biri bunu yapmaması gerektiğini söyler. Bu kişi en az 6-7 hamle sonra gerçekleşecek hamleyi tahmin edebilecek kapasitede biridir. Adı Dr. B.'dir. Dr. B. Avusturya'da Hitler'in askerleri tarafından bilgi alınmak için esir alınmıştır. Onu hücrenin ve işkencenin aksine bir otele yerleştirmişlerdir. Tamamen izole ve etkileşim kuracağı hiçbir şey olmadan yaşamaya başlamıştır. Yine bir gün sorgu odasına giderken komutanların paltosunun cebinde kitap olduğunu fark eder ve onu çalar. Hücresinde kitaba bakar ve onun 150 adet satranç partisinin bulunduğu bir kitap olduğunu görür. Aylarca bu kitaptaki satranç hamlelerini yalar yutar. Artık kitap sıkıcı hale gelmiştir ve kendi kendine satranç oynamak istemektedir. İki ayrı zihin yaratır ve birbirleriyle mücadele ettirir. Bu öyle bir hale gelir ki oyunlardan birinde içeri hizmetli girer ve sinirinden ona saldırır. Daha sonra camı parçalar, elini yaralar, hastaneye kaldırılır ve bir süre sonra da hemşire tarafından serbest bırakılır. Satranç onu zehirleyen bir haptır adeta. İşte şimdi, satranç oynayanları görünce dayanamaz ve müdahale eder. Daha sonra Dr. B.'ye dünya şampiyonu olan Czentovic'le teke tek mücadele teklif edilir. Ve bir gün sonra oyun başlar. Uzun sürenin sonunda Czentovic masadaki taşları dağıtır ve teslim olur. Dünya şampiyonu ilk kez yenilmiştir. Czentovic
SatrançStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2020279,5bin okunma