Baron Friedrich Michael von R. 36 yaşında, seçkin tabakada yer alan bir subaydı. Babasının ölümüyle tek çocuk olduğu için büyük bir miras üzerine kaldı. Michael uzun zamandır duygusuz bir hayat yaşadığının farkına varmıştı. Üzüntü, sevinç, korku gibi duyguları artık hissetmiyordu. Ta ki 7 Haziran 1913 günü olağanüstü bir gün geçirene kadar. O gün Michael şoförün Prater'e sürmesini emretti. Şoför de Prater'deki at yarışlarının olduğu yere sürdü. Michael seyirci alanında, yanında subayla muhabbet eden bir kadın gördü. Kadın etrafı tarayan bakışlar atıyordu. Michael da kendini gösterdi ve ona bir sandalye takdim etti. Kadının Michael'a kur yaptığı sırada şişman, kısa boylu kocası yanına geldi. Onlar bir şeyler konuşurken Michael da kadına doğru ilerleme kararı aldı ve kadının kocası bir anda arkasını dönüp harekete geçince çarpıştılar ve adamın elindeki iddia fişleri yere saçıldı. Michael bundan zevk almıştı. Fişlerden birini ayağıyla sakladı. Adam gidince de artık kadını istemediğini fark etti ve mavi fişi aldı. Bu fiş kazanan fişti ve Michael onu bozdurdu. Daha sonra bundan pişman oldu ve bütün parayı en kötü gözüken ata oynadı. Ancak oynadığı at kazandı ve Michael büyük bir meblağ elde etti. Michael faytonuyla geri döndü. Ama eve gidip bu zevkli anı bitirmek istemiyordu. Kendinden daha alt kademede olan bir salona girdi. Ancak orada kimseyle bağ kuramadı. Gün sonunda salon kapanacağı sırada bir fahişe yanına geldi ve Michael'ın ona bir şeyler demesini bekledi. Ama Michael donup kalmıştı. Fahişe geri dönüp giderken Michael içini döktü ve gitmemesini istedi. Fahişe onu alıp tenha bir yere götürdü. Tam öpüşecekleri sırada çalılardan iki kişi çıktı ve Michael'ın suç işlediğini belirtip karakola götürmeye çalıştılar. Michael hiç tepki vermeden kendini olayın akışına