Sâdi Şirazî 'ye sormuşlar; İnsan nedir? “Yek katre-i hûnest, sâd hezârân endîşe..” “Bir damla kan ve bin bir endişe..” demiş.
Bundan âlâ biyografi düşünemiyorum.
Kalahari Çölünde uzun aralıklarla yaşanan bir mucize vardır, bir gün aniden bir sağanak boşanır ve kumların içine saklı tohumlar bekledikleri suya kavuşarak kabuklarını patlatırlar, birkaç dakika içinde çölün iklimi değişir, sonsuz kum yığınları yemyeşil bir çayıra döner. Böyle mucizeler insan ruhunda da yaşanır.
İnsanlar bu ölüm meselesini biraz mübalağa ediyorlar ... Zor bir şey değil ölmek, adam şöyle derin bir nefes alıyor, sonra da yavaşça veriyor, bir daha da nefes almıyor. .. O kadar. ..
Haluk bir keresinde bana, "Bir insanı tanımak istiyorsan, onun kimi seçtiğine bak," demişti. "İnsanların kimliğini onların seçtikleri insanların kimliği ele verir"
Mutsuz insanlar hep birşeyler beklerler, bunu biliyorum, çünkü ben de hep birşeyler bekliyorum, ama birşeyler beklediğim için mi mutsuzum, yoksa mutsuz olduğum için mi birşeyler, bekliyorum onu anlayamıyorum. Hep birşeyler bekliyorum, birşeyler ama nedir o beklediğim, o her yerde aradığım, her seste, her bakışta, kapının ya da telefonun her çalışında ısrarla bulmaya çalıştığım, hiç bulamayıp da hep bulmayı beklediğim şey nedir?