Türkiye’de düşünceleri dile getirmenin özgün biçimini bulmak onun İslâm’la ilişkisini keşfetmekle mümkündür. Bu ilişki onunla zıtlaşmak biçiminde dahi olsa bir düşüncenin Türkiye’deki özgünlüğünü temin edecektir.
Türk düşünce hayatının günümüze kadar uzanan sönüklüğünün ilk ve temel sebebi onum Batı düşünce hayatı karşısında tâlî bir yeri kendine yakıştırmış oluşunda bulunabilir. Yani Türkiye’de Batı düşüncesi ne temessül edebilmiş, ne de özgün yapı içinde bir yere oturtulabilmiştir.
Felsefe dinin yardımcısı ve tamamlayıcısıdır, lâkin, hiç bir vakit felsefe “Din hissini” doyuramaz. Hiç bir vakit felsefe, insanı dinden uzaklaştıramaz.
Bilgiyi dönen çarkın uygun yerine yerleşmek için öğrenen kişi, öğreniminde hangi yüksek seviyeyi tutturmuş olursa olsun, avamî bir kişidir ve diğerleri ile birlikte sürüklenmektedir.