Hasan Karademir

Hasan Karademir
@hasankrdmrr
(...) Savcıya göre biz Cumhuriyetin memleket ihtiyacından doğmadığını söylemek istiyormuşuz. Ağzına doktor tarafından ne verilirse "Senin ihtiyacın bunadır" lafını alan insan toplulukları, bizzat bünyelerindeki salah tecrübesiyle ihti yaçlarını tevsik etmiş olurlar. Biz "Cumhuriyet memleket ihtiyacından doğmadı" demiyoruz; "memleket ihtiyaçlarına tatbik edilemedi" diyoruz ve buna şahid olarak bünyemizdeki salahsızlığı gösteriyoruz. Meşhur yağmur ve ördek hikayesindeki maruf münasebet bile böyle bir anlayışa nisbetle masum ve mazurdur. Medeni kanunumuzun prensipleri dünyaca kabul edilmişmiş; ne büyük ilim ve hukuk hatası! Her memleketin medeni kanunu, müşterek ve beşeri noktalar müstesna, ayrıdır. Garp alemi aynı din, aynı kültür, aynı terbiye kaynağına bağlı olduğu halde, her camiasıyle ayrı ve o camiaya göre bir medeni kanuna maliktir. İSLÂMÎ NİZAMI PROPAGANDA ETTİĞİMİZİ SÖYLÜYORLAR! ŞÜPHE Mİ VAR? BİZ YALNIZ BU İŞİ YAPMIYOR. BU İŞİ YAPMAK İÇİN YAŞIYORUZ. FAKAT PROPAGANDA KELİMESİNE İŞTİRAK EDEMEYİZ. BU HASİS VE SEFİL KELİME, İSLAMIN ULVİYET VE ÜSTÜNLÜĞÜNÜ TESBİT ETMEK GİBİ BİR FİİLE ALEM OLAMAZ, İSLAMIN ULVİYET VE ÜSTÜNLÜĞÜNÜ HAYKIRMAK VE ANLATMAK KANUNCA BİR SUÇ MUDUR? "İSLAM ULVİDİR" DEMEK, "BAŞKA HER ŞEY SEFİLDİR VE YIKILMALIDIR" DEMEK MİDİR? Yazılı iddianamesine (Bedeviyyet) kelimesini koymayıp bunu huzurunuzda söyliyen ve yüzlerce müslümam bu odada can evinden yaralıyan savcıya, ellinci kuşak büyük babasıyla ellinci kuşak torunu dâvacı olacağı zaman kurtulabilmesi için, çare olarak şimdi ayağa kalkıp nâdim olduğunu söylemesini ve istiğfar etmesini hatırlatmak müslümanlık vazifemdir.
Sayfa 54 - REJİMİ KÖTÜLEME DÂVÂSI — 1947 —, NETİCE, b.d.y
Mücerret Fikir
Reklam
Fakat tevhid kelimesindeki "İlah yoktur, Allah'tan başka..." mefhumunu yalnız baş tarafıyle alıp "Vay sen Allah'ı inkar ettin!" demeye kadar gidebilecek olan yobaz telakki, bu defa tam tersinden bir yobazlıkla, bizi, daima kast, gaye ve fiilimizin tersiyle ithamda tereddüt etmemektedir. Yüz yüze geldiğimiz zaman zannediyorlar veya zannettirmek istiyorlar ki, bizim sol elimiz, onların sol eline düşen eldir. Hakkımızdaki iddianame, pırıl pırıl ışıldayan hakkımızı bir takım kelime, fikir, ıstılah, tek kelime ile demagocya oyunları yaparak karartmak için ıkına sıkına yazılmış bir mektup vazifesi mahiyetindedir. Dünyanın en büyük mütefekkirlerinden (Pascal) diyor ki: "Bir lafın gelişinden, bir cümlenin dış ifadesindeki ölü hendeseden birtakım sahte nisbetler çıkararak onu diledikleri mânaya getirmek isteyenler, bir odada, tenazura uygun olsun diye, içleri tuğla ile örtülü sahte pencere açanlara benzer."
Sayfa 52 - REJİMİ KÖTÜLEME DÂVÂSI — 1947 —, NETİCE, b.d.y
Ölçüler ve Anlayış
(...) – “Bir fikir adamı ki, yalnız «Allah ve ahlâk» dediği için hapishaneye atılmıştır.” Necip Fazıl Kısakürek Müdafaalarım
Üstad Necip Fazıl Kısakürek
(Büyük Doğu), gerçek, saf ve aslî mânasiyle müslüman; başımıza ne gelmişse İslâmiyeti anlıyamamak, onu en yeni ve en ileri zaman ve mekânlara tatbik edememek yüzünden geldiği hükmüne bağlı, üç asırlık gerileme ve bir asırlık garplılaşma tarihimizin baştanbaşa cehil, taassup, anlayışsızlık, derken sahtelik, taklid, şahsiyetsizlik panayırlariyle doldurulduğuna kâni; hele Meşrutiyetten beri gelen inkılâplardan hiçbirinin eski hastalığa deva getirmediğine, eski yarayı büsbütün azdırdığına emin; milli kurtuluş hareketinin ise Türkü mekân ve madde plânında kurtardıktan sonra zaman ve ruh plânında tam akamete düşürmüş bir seyir takib ettiğini muterif; bütün çareyi öz kökümüzle Garbın müsbet bilgiler laboratuvarı arasında kurulacak asliyet ve şahsiyet temellerine dayalı bir köprüde bulan; ve yalnız bir dâvanın tecridini, teşhisini, tahlilini, terkibini, müdafaasını, taarruzunu, ilmini, polemiğini, mürakabesini, mücahedesini yapan, millî, millî üstü milli bir mefkûrenin ismidir. İşte bütün kabahat ve günahımız, yahut biricik fazilet ve sevabımız bundan ibarettir. Bizden yalnız bunun için nefret ederler; ve yalnız bunun içindir ki, gözlerine birtakım vesile mikroskopları takıp, hangi kabahatli uzvumuzu kesmekle kalbimizin durabileceğini ararlar. Çünkü onlarca baş suçlu kalbimizdir, kanun ise bu uzva hiçbir suç biçmemektedir.
Sayfa 45 - TÜRKLÜĞE HAKÂRET DÂVÂSI — 1947 —, NETİCE, b.d.y
Mücerret Fikir
(...) – “Meydan kan emici böceklere kalmıştır.”
Sayfa 34 - TÜRKLÜĞE HAKÂRET DÂVÂSI — 1947 —, b.d.y
Mücerret Fikir
Reklam