Haşhaşın kokusuyla sersemlemiş, ellerinde orağıyla çiftçi
Sere serpe üzerine bulanmış yoğun sisler ve olgun meyvalar içerisinde,
Bitap düşmüş güneşin candan dostusun sen, anlat onun güzelliğini;
Fısıldamalarında onunla, diğerlerine parsellenen iyiliği ve kötülüğü,
Benim için girdaplara sokulmuş köleliğini, nasıl yüklersin diye nimetlerle.
İsyanımı kutlayan dalları, cevahirin ağırlığında sarkan ağaçlarını, sanrılarla,
Ve doldurursun bütün meyvelerin tatlarını olgunlukla çekirdeğine, sor ona;
Kabartabilir mi öfkesini, sürüsün çıpladığı nefretinin ayak izlerini
Tatlı bir özle; balık ağzındaki dünyaları çekmiş sarhoşuna daha da,
Ve daha da, üzerlerine kan bulanmış çiçeklerin pembeliğinde arılar için.
Ta ki sıcak günlerin acılarımızla hiç bitmeyecek gibi sanana dek onlar,
Yalvardıkları hapishane çeperinde zavallı mahkûmlar gibi, oysa
Onların katranlı bakışları altında yaz, beyhude çabaları germiştir çoktan.