ataları kendilerini savunmak için küçük fakat ölümcül bir ordu kurmuşlardı. ordu tüm ülkede koruyucular olarak ün salmıştı; ülkede dolaşarak bulabildikleri tüm düşmanları kıyımdan geçiren usta cellatlar. sadece merhametsizce öldürmeleriyle değil, aynı zamanda katliamlarını uyuşturucu alarak kutlamalarıyla tanınıyorlardı. seçtikleri uyuşturucu, haşhaş dedikleri güçlü bir maddeydi. bu ölümcül adamlar, kötü şöhretleri yayılırken tek bir isimle anılmaya başlamışlardı -haşhaşin- yani "haşhaş kullananlar". haşhaşin kelimesi dünyadaki hemen her dilde ölümle eşanlamda kullanılıyordu. bu kelime günümüzde, modern ingilizce'de bile hala kullanılır... ama öldürme zanaatı gibi, kelime de değişikliğe uğramıştır. şimdi bu kelime ingilizce'de assassin, yani suikastçı diye kullanılıyor.
1000Kitap
Bahçenin içinde, özel suikast görevlerini yerine getirmeyi bekleyen fedailerin olduğu görkemli bir saray varmış. Bu fedailere içinde haşhaşın olduğu şaraplar içirip, birkaç gün boyunca, baştan çıkarıcı bakire kızlarla eğlenmelerine izin verilirmiş. Sarhoşluklarından ayıktıklarında, genç adamlar, inananlara vaat edilen cennetin tadını önden aldıklarına inandırılırlarmış. 'Yaşlı Efendi', onlara suikastları sırasında yakalanıp, öldürülecek olurlarsa, yeniden cennetin saadetine döneceklerini garanti edermiş
Sayfa 103·Kitabı okudu
1000Kitap
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
-Haşhaşin- yani “haşhaş kullananlar”
Haşhaşin kelimesi dünyadaki hemen her dilde ölümle eşanlamda kullanılıyordu. Şimdi bu kelime İngilizcede assasian, yani suikastçı, diye okunuyor.
Alıntı
Haşhaşin yani haşhaş kullananlar. Haşhaşin kelimesi dünyadaki hemen her dilde ölümle eş anlamda kullanılır. Şimdi bu kelime İngilizcede assassin yani suikastçi olarak kullanılıyor.
Sayfa 31·Kitabı okuyor
Dişi Kurdun Rüyaları, Cengiz Aytmatov
Sy 10 “Korkunun mantığı yoktur, hele de bu, daha önce yaşanmış bir korku ise.” Sy 16 “O hayvanların hem esiri, hem de ilahı olan insanlar!” Sy 40 “Her resmî görüşün ardında, olayların yarattığı bazı özel sebepler bulunur. Bu sebepler, bu durumlar da her zaman insan faktörüne dayanır. Oysa insanlar kendi çıkarlarına, kendi hırslarına, kendi kusur ve erdemlerine göre hareket ederler.” Sy 42 “Varlığımızın tanımını yapmak zordur. Sayısız ilişkiler arasında yine sayısız kombinezonlar kurulur. İnsanların karakterleri o kadar karmaşıktır ki, en gelişmiş, en hassas bir bilgisayar, en normal insanlar arasında bile ortak bir davranış eğrisi çizemez.” Sy 49 “Boğucu sıkıntılar ona Allah’a olan inancının ne kadar güçlü ve içten olduğunu da hissettiriyordu. Yüce Yaradan’ın insana dünyevî aşklar vererek, onun var olmasının en büyük sevincini de yarattığını keşfediyordu.” Sy 55 “Onlara göre, uyuşturucunun gençlerimizi kırıp geçirmesinin açıklanması prestijimize indirilen bir darbe olacakmış. Çok gülünç, isyan ettirici bir iddia bu! Tam ‘devekuşu politikası’ dedikleri şey! Bu kadar pahalıya, böylesine büyük bir bedele mâl olacak o sözde prestijin ne yararı olacak?” Sy 62 “Başkente daha önce gelişlerimde ne mutlu bir insan olduğumu ama bunu o zamanlar anlayamadığımı düşündüm.” Sy 73 “Çünkü insanın kendini Yüce Tanrı’ya duyurmak arzusu da çok büyüktür. İnsan, imanını açıklamak, tövbekâr olduğunu bildirmek için ne enerjiler harcamış, ne kadar çok düşünmüştür! Damarlarında akan ateşli kana, asi yaradılışlı oluşuna, ezelî isyan arzusuna, yenileşmeye susamış olmasına, daima itiraz eden bir mizaca sahip bulunmasına rağmen, imanını ispat için neler yapmamıştır!” Sy 82 “Hayatta olduğun süre insani olan her şey elinin altındadır: Kalbin çarparak
“Türkçede ban otu’na Farsçada benk denilir. Kurutulmuş haşhaşın yaprak ve tanesinden yapılan macunu kullanan şahsa bengî denilir ki esrarkeş demek olur.”
Sayfa 17 - Dip not·Kitabı okudu
Tarih