Azrail KoşuyorStephen King
Azrail Koşuyor, ekonominin dibe çöktüğü ve dünyada şiddetin arttığı 2025 yılında distopik bir ABD şehrinde geçiyor. Hikayede, dünyanın herhangi bir yerine gidilmesine izin verilen yarışmacıların, halk ve avcılar adı verilen özel bir ekip tarafından kovalandığı ve başarılı olup hayatta kalırlarsa büyük bir ödül alacakları realite şovu The Running Man'e katılan Ben Richards'ı konu alıyor.
Eşitsizlik ve şiddetle bölünmüş bir gelecek toplumda yaşayan insanların hayatta kalmak için ne kadar ileri gidebileceği ve eğlence sektörünün insan hayatından daha önemli olduğu bir dünyanın tehlikeli cazibesi kitapta çok güzel ele alınmış. Aynı zamanda bu kitap kendi toplumumuza bir ayna tutuyor ve bizi, içinde yaşadığımız dünyaya dair rahatsız edici gerçeklerle yüzleşmeye zorluyor. Hikaye, alt sınıfın verdiği mücadelelerin ve hayatta kalmak için yapmak zorunda oldukları zor ve bir o kadar da imkansız seçimlerin bir yansıması ve aynı zamanda zengin ve fakir arasındaki ayrımın bir anda nasıl öfkeye ve şiddete dönüşebileceğinin bir göstergesi.
Güzel ve akıcı bir kitaptı. Okumanızı tavsiye ederim. Iyi okumalar.
#k:351919 Grigory Petrov
Kitap kısaca bir grup aydının, Finlandiya'yı (kendi dillerinde Suomi'yi), yani bataklıklar ülkesini kalkındırma çabasını anlatıyor. Kitabı, Atamız tavsiye ettiği için ve zamanında tüm askeri okullarda okutulmasını, müfredata eklenmesini emrettiği için okumak istedim. Ayrıca bu kitap, köy enstitülerinin kurulmasına da ilham kaynağı olmuş. Kitabı açıkçası çok beğendim. Kitaptan herkes kendine bir pay çıkarabilir. Benim için bu kitap, bir motivasyon kaynağı oldu ve ülkemize nasıl ve ne şekilde faydalı oluruz, birey olarak kendimize ve ülkemize nasıl bir katkı sağlayabiliriz noktasında beni baya bir düşündürdü. Bence bu kitap kesinlikle halkın her kesimine, yediden yetmişine kadar okutulmalı.
Küçük PrensAntoine de Saint-Exupéry
Kitap, uçağı sahra çölüne düşen bir pilotun burada başka bir gezegenden gelen küçük bir prens ile karşılaşmasını konu alıyor.
Gezegenden gezegene yolculuk eden küçük prens, bu gezegenlerde her biri insan doğasının bir yansıması olan tuhaf karakterlerle karşılaşır.
Sonunda dünyamıza gelerek pilot ile karşılaşır ve ona başından geçen olayları anlatır ve yolculuğunun bir parçası olur. Aslında olan ise pilotun çölde susuzluktan dolayı hayal görmesi ve su kuyusunu bulup susuzluğunu giderdikten sonra ise küçük prensin bir anda ortadan kaybolması...
Kısaca Küçük Prens, hayatın anlamı, varoluş, insan ilişkileri gibi konular hakkında kendi deneyimlerimizi, duygularımızı ve savunmasızlıklarımızı yansıtan bir ayna görevi görüyor. Bize dünyayı bir çocuğun gözüyle görmemizi, basit şeylerdeki güzelliği görmeyi ve aslolanın sıklıkla gözle görünmeyen şeyler olduğunu hatırlatır.
Kitabın 14. sayfasındaki "Bir Türk diktatör, halkını Avrupalı gibi giyinmeye mecbur etmiş, bunu yapmayanlar ölümle cezalandırılacakmış." zırvalığından da bahsetmeden geçemeyeceğim. Bu ifade kitabın başında okuma şevkimi kırdı açıkçası. Okurken dedim ki ne alaka ya ne alaka! Niye bir Arap, İngiliz, Alman, Fransız ya da herhangi bir millet değil de neden Türk! Burada yazarın kimden bahsettiğini herkes anlamıştır. Buraya açık açık adını yazıp gereksizlere prim vermek istemiyorum. Üstelik tarih falan da vermiş. Farklı şekilde tercüme edip işin içinden sıyrılamazsınız ki zaten metnin orijinalinde ne yazdığı belli insanları salak yerine koymaya gerek yok. Bahsettiği kişinin yaptığı devrimler bunları yerlerinden öyle bir hoplatmış ki bu çocuk kitabında bile bize sallayacak bir şey bulmuşlar. Gülünç olan ise yazarın kendi ülkesinin karanlık ve sömürgeci tarihine ve kanlı devrimlerine bakınca,
Doktor Ox'un DeneyiJules Verne
Kitap, Doktor Ox adlı bilim insanının, sakin Quiquendone kasabasına gelerek, kent sakinleri üzerinde yaptığı deneyi konu alıyor. Doktor Ox, kentin yöneticisi olan belediye başkanına gizemli bir gazla çalışan yeni bir aydınlatma sistemi kurmayı teklif ediyor. Ancak gaz kasaba sakinlerini etkiledikçe, davranışları giderek tuhaf bir hal alıyor ve komik ve kaotik durumlar ortaya çıkıyor. Hikaye, küçük ve muhafazakâr bir toplum üzerinde modernleşmenin ve bilimsel ilerlemenin etkilerine dair komik bir yorum sunuyor.
YolCormac McCarthy
Yazarın okuduğum ilk kitabı olması dolayısıyla yazarla ilk kez bu kitapla tanıştım. Daha önce "İhtiyarlara Yer Yok" ve "Yol" kitaplarının sinemaya uyarlanmış olduğunu biliyordum ve bu filmleri de defalarca izledim. Yine kitabı okumam vesilesiyle "Yol" filmini tekrar izledim ve filmin kitabı çok iyi yansıttığını düşünüyorum. Kitaba gelecek olursak, öncelikle çok değişik bir anlatım tarzı var. Şiirsel bir betimleme tarzı ve çok hoşuma gitti. Kitapta sebebi açıklanmasa da dünyada bir felaket yaşanıyor ve her yerde yangınlar ve depremler meydana geliyor ve yeryüzündeki canlıların yok olmasına neden oluyor. Geriye kalanlar ise mahvolmuş bir dünyada hayata tutunmaya çalışıyorlar, başaramayanlar ise ya toplu şekilde intihar ediyorlar ya da yamyamların/haydutların ve açlığın kurbanı oluyorlar. Böyle bir ortamda çocuğunuzla hayatta kalmanın zorluğunu bir düşünün. Kitaptaki gerçekçi karanlık sahneler insanın içine öyle bir işliyor ki gerçekte böyle bir felaket olsa bu durumda ne yapardım nasıl hayatta kalırım acaba diye düşünmekten insan kendini alamıyor. Yazar o yanmış ve küle dönmüş dünyayı okuyucuya çok iyi aktarmış. Kitabın başında felaketten hemen sonra oğlan dünyaya geliyor. Anne, baba ve oğulları hayata tutunmaya çalışırken, anne yamyamlar tarafından yenilmemek için dayanamayıp intihar ediyor. Baba ve oğlu başbaşa kalıyor ve sıcak bir iklim umuduyla güneye doğru gitmek için yola koyuluyorlar ve başlarına ne geliyorsa bu yolculuk sırasında geliyor. Türlü badireler atlatan ikili, tehlikeden uzak olmak için yoldan uzak durarak orman içlerinde yolculuk ediyorlar ve kamp kuruyorlar. Adam, kendini ve oğlunu hayatta tutmaya çalışırken bir yandan da oğlunu kendinden sonraki hayata hazırlamaya çalışıyor. Adam oğlunu gelecek nesiller için bir öncü olarak görüyor