Puan vermedi·342 syf.··
2025 70. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 19 Ekim 2025 10:54
Merhaba sevgili kitap dostlarım. Bugün sizlere Halide Edib Adıvar'ın "Kalp Ağrısı" romanının devamı olan "Zeyno'nun Oğlu" kitabıyla geldim. Önceki eserine göre daha ağır dil ve yoğun yabancı kelimeler beni okurken biraz yordu; roman, dönemin sosyal, siyasi ve askeri yapısını ve Cumhuriyet'in ilk yıllarındaki modernleşme eleştirilerini net bir şekilde sunuyor. Kürt isyanının etkisiyle şive kullanımı yoğundu; yazarın kültürel çatışmaları ve tarihi olayları kendi bakış açısıyla aktardığı bu kitap bende beklediğim etkiyi yaratmasa da, Haso çocuk ve annesi Zeyno için derin bir üzüntü hissettim. Yazar, karakterlerin iç dünyalarını ustaca analiz ederek okuyucunun onlarla empati kurmasını yine başarmış. "Kalp Ağrısı" kadar etkileyici olmasa da, yoğun yabancı kelime kullanımına rağmen sürükleyici hikayesi nedeniyle bu eseri okumanızı kesinlikle tavsiye ederim. Konusu: Olaylar; İstanbullu Zeyno'nun, Muhsin Bey'in görev yeri olan Diyarbakır'a, Hasan Bey, modernleşme çabasındaki Mesture Hanım ve kızı Mazlume ile birlikte gitmesiyle başlar. Hasan Bey ve Kürt Zeyno'nun çocuğu Haso çocuk ise yürekleri sızlatacak hikayesiyle okuyucuya merhaba diyor.
Zeyno'nun OğluHalide Edib Adıvar · Can Yayınları · 2010821 okunma
Puan vermedi·352 syf.··
2025 140. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 16 Ekim 2025 23:11
Halide Edip Adıvar’ın Zeyno’nun Oğlu romanı 1926 ve 1927 yıllarında Vakit gazetesinde tefrika edilmiş ve eser ilk olarak 1928’de kitap olarak yayımlanmıştır. Halide Edip Adıvar’ın Kalp Ağrısı adlı romanının devamı olan Zeyno’nun Oğlu romanında bölgeye İstanbul’dan gelen memur ve askerlerle yöre halkı arasında bir köprü olan Haso Çocuk’un macerası, 1920’li yılların sonundaki batılılaşma serüvenimizin doğudan bir görüntüsünü de yansıtır. Romanın mekanı Diyarbakır’dır. Halide Edip, bir Kürt isyanını hazırlığı dönemindeki Doğu Anadolu’yu ve oraya İstanbul’dan giden asker ve memurların yaşayışını, bazen ironik, bazen hüzünlü, bazen idealist bir üslupla yansıtır. Halide Edib Adıvar
Roman
Zeyno'nun OğluHalide Edib Adıvar · Can Yayınları · 2010821 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Her çağa uyan bir distopya...
10/10
·132 syf.··
2025 48. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 31 Ağustos 2025 19:27
Z VİTAMİNİ (1959) Distopik kısa bir roman. Bu eserden sonra Atsız, nasıl hapis cezası almadı muamma. Resmen topa tutmuş herkesi :):):) Atsız, bu kısa romanında devlet başkanlığını bırakmak istemeyen İnönü'yü eleştiriyor. İnönü bu inadıyla "z vitamini" denilen ilaç sayesinde 2000 yılına kadar yaşamış. Atsız; İnönü'yü, Falih Rıfkı Atay'ı, Hasan Ali Yücel'i, Kazım Özalp ve diğerlerini resmen mizahi bir dille topa tutmuş. Ve devlet kadrosuna yabancıları sokmakla eleştirmiş ki adlara hele ki soyadlara dikkat: Mişon Küpdoldurur, Bro Haso Tello, Pavlaki Özoğuzer, Salamon Türker, Karabet Şapşalyan ve diğerleri... İnönü'yü ultra anti Türklükle eleştirmiş ve Atatürk'e benzemeye çalıştığını sayılarla soyadı ve yeni harf devrimi yaptığıyla ispata çalışmış. Devletin eğitim, sağlık, askeri ve yönetim birimlerini topa tutmuş. O kadar güzel topa tutmuş ki çok güldüm kitabı okurken. :) :) :) DALKAVUKLAR GECESİ(1941) Atsız, bu kısa romanında Atatürk'ün yanındaki dalkavukları anlatıyor. Atsız, eserde Hitit Uygarlığı'nı kullanarak dönemi eleştirmiş. Eserde hükümdar ve ona yağ çeken vezirleri anlatıyor. Eserde oldukça yer edinen şarapla da gerçeği görmeyip sarhoşluk halinde olunduğunu, tatlı sözlere kanıldığını ve toplumsal çürümeyi sembolize etmiş. Ve yine devlet kadrolarına yabancıların sokulmasının devleti yıkıma götüreceğini bize anlatmış. İşini alnının akıyla yapan, hükümdara peşkeş çekmeyen gerçek Hititli devlet görevlisinin ise yağcı vezirler tarafından ayağının kaydırıldığı gerçeğini gözler önüne sermiş.
Edebiyat
Dalkavuklar Gecesi Z VitaminiHüseyin Nihâl Atsız · Ötüken Neşriyat · 20238,8bin okunma
10/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2025 249. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2025 00:00
"YARA BENDE" "Bazı vakitler, insanın zamanla derdinin ne olduğunu, zamanın mı insanı yoksa insanın mı zamanı değiştirdiğini sorarım kendime. Bunu veya zamanla ilgili pek çok konuyu her insan arada sırada, belki de sırf laf olsun diye sormuştur kendine mutlaka. Bedenim ve düşüncelerim her gün değişirken ve en küçük değişikliklerin bile farkında olmama rağmen, bir yanımla da geçmişte yaşamaya devam ettiğimi biliyorum." Edebiyat bazen bizi bir yolculuğa çıkarır. Bu yolculuk, kimi zaman kelimelerin içinden geçerek dereye, ekmeğe, gönle ve nihayet yolun, ağıtın ve kuyunun kıyısına varır. Kitap, tam olarak böyle bir yol izliyor: parçaları birleştikçe, kendimizi hem kişisel bir hafızanın hem de toplumsal bir belleğin ortasında buluyoruz. "Her şey senin şu anki yaşına ayak bastığım gün başladı.” İşte böyle başlıyor yazarın anlatısı. Daha ilk satır, bizleri derin bir sorgunun içine çekiyor: Ben kaç yaşındaydım? 9, 13, 17, 25, 43 ya da 70… Hayata yeni mi gelmiştim, yoksa her gün yeniden mi geliyordum? Bu sorular, kitabın atmosferini daha ilk anda kuruyor. Çünkü bu anlatının ne başlangıcı var ne de sonu. Yazar, ortaokul sıralarından bir anıyla açsa da aslında doğumdan son nefese kadar uzanan bir yaşamı konu edinmiş. Ama elimizde tuttuğumuz şey bir günlük değil. Bir baba var; bir de gözleri görmeyen oğul. Baba, görmediği hayatı oğluna bir düş gibi göstermek istercesine ses kayıtları bırakıyor. Biz de o kayıtların metne dönüşmüş hâlini okuyoruz. Bu yönüyle eser, sıradan bir hatırattan ziyade, bir “sesli hafıza” çalışması. Elazığ’ın kokusunu taşıyan topraklar, mahalle kültürü, yerel inanışlar, sokak ağzı, temiz ve kirli tüm düşüncelerin yalın hâli… Hepsi bu anlatının içinde yerini buluyor. Haso, ergenliğe adım atmış, ele avuca sığmayan bir çocuk. Yaramazlıklarıyla köyün
Edebiyat
Yara BendeAbdullah Ataşçı · Everest Yayınları · 2023100 okunma
Heyy Soyhaaaa!!! Acıların çocuğu Hasoooo!!!
10/10
·352 syf.··
2024 7. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 25 Şubat 2024 00:04
Zeyno'nun Oğlu Halide Edib Adıvar'ın Kalp Ağrısı adlı romanının devamı olarak okuduğum mükemmel bir seri idi. Bu kitabı ne kadar methetsem azdır. Kalp Ağrısı'da Hasan'ın kadınlarla olan aşkları, münasebetleri ve Zeynep'in ruhsal benliğine yer verilen bir roman olsa da devamı olan Zeyno'nun Oğlu muhteva açısından tamamen farklı Doğu-Batı çatışması, alafrangalık, yanlış batılılaşma, Doğu da ve Batı da kadın figürünün çatışması karşımıza çıkıyor. Esasen ilk kitapta aşk temi ön plandayken ikinci kitapta mekân değişimiyle birlikte birçok değişik tematik unsurlara yer verilmiştir. Erken cumhuriyet yazarları arasında yer alan Halide Edib ilk romanda bireysel temayı işlerken ikinci romanda toplumsal meselelere değinerek adeta bir mesaj verici unsur olarak eserini ele almış diyebiliriz. Kürt Zeyno ve İstanbullu Zeyno romandaki en belirgin Doğu Batı çatışması, kadın figürünü ele alan karakterler olarak yansıtılmıştır. Bir erken dönem cumhuriyet yazarı olarak Halide Edib'ten de böyle dopdolu bir eser beklenirdi zaten :) Kürt Zeyno ve oğlu Haso'nun çektiği acılar, Hasan'ın vicdan çekişi, İstanbul'lu Zeyno'nun analık ruhuna özlem ve yeni hayat heyecanı arayışı vs. duygu durumumu etkileyen mükemmel ötesi bir romandı. Okuduğum en en müthiş romanlardan biriydi. Beni acılarla yerle bir eden Haso Çocuk okuduğum en güzel çocuk kahramandın... Ah canım Halide'mmmm.... Seni okumak ne büyük şans...
Edebiyat
Zeyno'nun OğluHalide Edib Adıvar · Can Yayınları · 2010821 okunma
10/10
·352 syf.·
2023 28. kitabı
Bazı kitaplar vardır tekrar tekrar okunası. Bu kitabı da tekrar okudum. Ancak her okuduğumda farklı bir yönden beni etkiliyor. Aşkın sadece aşk olmadığı yıllar içinde yaşadığı değişim çok güzel işlenmiş. Bu ana tema etrafında yeni kurulan Türkiye'min yaşadığı sancılar doğu ve batı sentezi ile çok güzel işlenmiş. Zeyno ve beraberindekiler bizi Diyarbakıra götürüyor. Yaşanan ve yaşanması gereken şeyler, yaşanamayan şeyler... Her şey tadında çok güzel bir şekilde bitiriliyor. Halide Edip e bir kere daha hayran oldum. Kaleminin ayrı bir güzelliği var. Çok seviyorum ve tavsiye ediyorum. Alintilar : İnsan mütemadiyen ileriye bakıyor, hayatın lüzumundan çok fazla uzun olan yolunda ilerledikçe arkada bıraktığı rabıtalar kendi kendine zayıflıyor. Hayatın her sahnesi birbirine geçen halkalarıyla bir zincir gibi uzayıp gittiğini biliyorum. Fakat insanlar daima yeni halkalarıyla, zinciri uzatmaya uğrasırken geçmiş halkaları unutuyorlar. Hiçbir insanın kendini iyi bilmesini bu kadar istememişti..' - Niçin ağlırsın, Hanımefendi? - Galiba biraz kaldım ağrıdı, Haso. - Her zaman ağırır mi? - Eski bir ağrı, Haso..geçti,merak etme.' Herhalde gözlerime dolan yaşların kalbimden boşandığını hissediyordum..' ...ta yüreğinin içinde bir an dinmeyen bir sızı başlıyordu Demek hayatta geçmeyecek bir şey yoktu! Fakat içinde garip bir hüzün vardı..' Karanlıktan sonra nur, gözyaşından sonra sevinç olacak." Kalbini birisi göğsünün içinden kesmiş, çıkarmış gibi içi bomboş kalmıştı. Öyle bir ayrılmışlar ve o kadar ıstırap çekmişlerdi ki, aşklarının düşüncesi artık titreyiş değil, yeis ve merâret (keder ve acılık) veriyordu. Demek hayatta geçmeyecek bir şey yoktu! İnsanların kalbiyle o kadar oynama. Bu ateşlerin en tehlikelisidir. İnsan mütemadiyen ileriye bakıyor, hayatın lüzumundan çok
Zeyno'nun OğluHalide Edib Adıvar · Can Yayınları · 2010821 okunma