Herkes senin kadar derin yazmıyor aşkım :D
Nietzsche bir "yavaş okuma öğretmeni"dir. Artık 'acelesi' olan türden insanların delirmeyeceği hiçbir şeyi yazmamak... benim zevkimdir-. Nietzsche, filolojiyi övmektedir: "İyi okumayı öğretmektedir, yani yavaş, esirgeyerek ve dikkatlice okumayı, arka planda düşüncelerle ve açık kapılarla, hassas parmaklar ve gözlerle okumayı"
Alıntı
"Yüreği hassas, kalbi incelikli insanlar, her an bir azabın içindeydiler."
Alıntı
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Benim o hassas genç yetişkinlik döneminde yaşadığım kalp kırıklığı gibi dertler insanın çektiği sıradan acılardan biridir ve hayatın engebeli yollarının bir parçasını oluşturur. Yine de, bunlar sizi -adetleri gereği- habersizce ziyaret ettiğinde, mükemmeliyetçilik size sanki etrafınızdaki her şey çöküyormuş gibi hissettirir.
Sayfa 65·Kitabı okuyor
Hayata Dair
Bu ülkede bütün anneler kutsaldı. Onlar için, çağlar boyunca, anneliğe yaklaşımın temel bileşeni en yoğun, en hassas sevgi ve özlemi, karşı konulmaz bir çocuk sahibi olma talebini ifade eden Yüce Arzu olmuştu. Annelik süreciyle bağlantılı olarak bestedikleri her düşünce gün gibi aşikar, basit ama mukaddesti. Onlarda her kadın anneliği diğer vazifelerden daha üstün görmekle kalmıyor, o kadar yüce bir yere koyuyordu ki neredeyse bundan başka hiçbir vazife yoktu denilebilir. Bütün o engin karşılıklı sevgileri, karşılıklı dostluk ve hizmetin bütün o incelikti etkileşimi, ilerlemeci düşünce ve buluş dürtüleri, en derin dini duygular, her his, her eylem bu büyük merkezi güçle, bizatihi Tanrı'nın Ruhu'nun taşıyıcısı olmalarını sağlayan, içlerinden akan Hayat Nehri'yle bağlantılıydı.
Sayfa 185·Kitabı okudu
…bazen kader bile bizi en hassas yerimizden yaralamayı sever.
Kader yaralı uzvu kangren etmeyi sever. O yüzden, eğer acılarınızın bitmesini ve zevklerinizin sürmesini istiyorsanız asla onların kaynağını ifşa etmeyin
Maya Kitap·Kitabı okuyor
Aforizma
Yusuf Aleyhisselâm bu haberleri verirken de kullandığı dili son derece hassas seçer. İyi haberi verirken "أَمَّا أَحَدُكُمَا yani "biriniz" ifadesini kullanır. Kötü haberi verirken ise “ وَأَمَّا الْآخَرُ yani "diğeri ise" der ve hitabı doğrudan muhataptan üçüncü şahsa kaydırır. Bu tercih rastgele değildir. Büyük bir psikolojik nezaket içerir. Eğer kötü haberi verirken doğrudan "Sen asılacaksın." diye verseydi, bu haber çok daha yıkıcı olurdu. Burada şunu görüyoruz: Kötü haberi vermenin bile bir adabı vardır. Kelimeler, acıyı katlayabilir de hafifletebilir de. Yusuf Aleyhisselâm, bir peygamber olarak sadece hakikati söylemekle kalmıyor, o hakikatin muhatabın kalbine nasıl ulaşacağını da gözetiyor. Merhamet, sadece iyi haber verirken değil, zor ve sarsıcı gerçekleri dile getirirken de kendini gösterir.