Puan vermedi·136 syf.··
Beğendi
·
2024 60. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 15 Ağustos 2024 14:07
"Tüm kalabalıklara inat, yalnızız yaşadığımız âlemde. Saklı gerçeklerimizi bir kendimiz biliriz bir de bu düzeni kuran." Ne güzel dile getirmiş sevgili #EsraPınar . Onca yaşam rutini, gün boyu iletişim içinde bulunduğumuz insanlar, kendimizi yapmak zorunluluğu altında bıraktığımız görevler, akışına bırakamadığımız bir hayat ve kendimizden ödün verdiğimiz zamanlar... Peki ya kendimiz, kendimiz için neler yapıyoruz? Biliyorum, anne-baba olduktan sonra bu soruyu sormaya ya da cevabını düşünmeye bile vaktimiz olmuyor. Ya da sevdiklerimize o kadar çok bağlanıyoruz ki canımızın yandığını bile hissetmiyoruz. Ama öyle bir zaman geliyor ki, hayat akarken biz olduğumuz yerde sayıyoruz. Bir boşluk olduğunu biliyoruz ama bunun nerede olduğunu nasıl kapanacağını bilmiyoruz. İşte böyle bir zamanında kalemini eline alan yazarımız içinden geçenleri, aklının bir köşesinde kalanları, sorgulamaya vakit bulamadıklarını kağıda dökmüş ve sayfalarında bizimde kendimizden bir şeyler bulacağımız #DüştümYokOldum kitabı ortaya çıkmış. "Özür dilemek hiç yormaz beni. Hatalıysam uzatmanın anlamı yoktur. Fakat ilk kez çok zorlanıyorum. Bu kez özrün muhatabı kendim. En sona bırakmışım en önde olması gerekeni, kendimi. En çok kendi hakkıma girmişim yıllardır. En çok kendimi üzmüşüm. Özür dilerim..." O ilk adımı atmış, sıra bizde ne dersin? Kendinden Özür dilemeye hazır mısın? @e.pinar__ @siyahbeyazyayinevi Serpil Meriç Seher Koyunlu #kitap41 #kitaptavsiye #neokumalı
Düştüm, Yok Oldum!Esra Pınar · Siyah Beyaz Yayınları · 202416 okunma
Belli ki öğrencilerin hazırlayıp derlediği bir kitap. Kitap güzel, hoş da edebi olacağım diye edepten taviz vermiş, uzaklaşmış. Ben böyle bir kitabı okumaktan haya ediyorum. Allah Rasulunu(sav) anlatırken, sahabe efendilerimizden ve Efendimiz'in (sav) kıymetli beytinden bahseder iken öncelikle onlara karşı edebi muhafaza etmelisin. Usulsüz vusul olmaz diyen bir medeniyetin çocuklarıyız. Usulü yanlış olan bir kitap doğruyu anlatmakta her daim nakıs kalacaktır zannımca. [Kitaptan bir kaç alıntı vereyim: 1.Alıntı:"Evlilikleri boyunca Hatice, Muhammed’in (s.a.v.) hep yanında oldu." 2.Alıntı:"Evlendiklerinde Hatice kırk, Muhammed (s.a.v.) ise yirmi beş yaşlarındaydı." Efendimize (sav) adıyla hitap etme saygısızlığı nerden..? Annemize edilecek saygı hitapları nerede? ... ] Ortada bir emek var onu inkar edecek değilim ama böyle bir saygısızlığa da göz yumacak birisi değilim. Yarım bırakıp, edebe riayet eden bir müelliften öğrenmenin daha faideli olacağına ınanıyorum. En doğrusunu Allah bilir. Hatalıysam düzeltilmek isterim.
Sahabe HatıralarıElif Erdem · Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları · 2018540 okunma
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Hamdım, piştim, yandım
Puan vermedi·412 syf.·
2020 8. kitabı
Ön yargılarınızı bir kenara bırakarak okumanızı tavsiye ... Şaka şaka isterseniz tüm öfkenizi yazara kusarak "bu ne biçim safsatalar kitabı böyle" diyebilir, kitabı yakıp sosyal medyada paylaşabilirsiniz, bana ne ki? Bu konuda çok tavsiye verilmiş ancak ön yargının hadi ben kenara bırakıyorum tarzı bir şey olduğunu düşünmüyorum. Birisini gördüğümüz ilk 30 saniye - 1 dakika içerisinde bilinçaltımızda notunu veren gözlemcileriz, birbirimizi kandırmayalım. :) Peki incelemelerde neden böyle bir uyarı yapılıyor? Yazar açık açık insanların birlikte yaşayabilmesi için bir şeylere inanması lazım, dinler insan icadı şeylerdir; Ekonomi gibi, Kapitalizm gibi, birileri bu hayale inandığı sürece vardır, diyor. Yazar ilk insanlardan günümüze Homo Sapiens'in tarihini incelemiş ve dinlerin ortaya çıkışını gözlemleyip böyle bir çıkarım yapmış. Şimdi tam bu noktada durup "bre kafir" mi diyelim, yoksa okumaya devam mı edelim? İşte burası biz okurların inisiyatifinde. Ayrıca yakın tarihteki toplu ölümlerle ilgili bir örneğinde Ermeni soykırımı demiş, hatalıysam düzeltin. Bu incelemeyi okuyorsanız tahminimce kitabın ismini ilk defa burada duymuyorsunuz, daha önce de bir şekilde karşınıza çıktı. Bu popülarite kitabın başarısını kanıtlıyor. Pazarlama stratejisinden midir, yoksa yazarın etkileyiciliğinden midir bilinmez, kitap ciddi bir başarıya ulaştı. Yerelleştirme, yani kitabın satılacağı coğrafyaya özgü bazı değişiklikler ile çıkması gibi bir durum var sanırım. Beşiktaş'ın, İstanbul'un veya ülkemizle ilgili birçok örneğin kitapta yer alması okuyucuların kitaba ısınmasını sağlamış olabilir. İnsanın şu anki davranışlarının özünü anlayabilmesi için; ilk insanlardan, göçebe toplumlardan başlayıp günümüze kadar insan yaşamında nelerin değiştiğini incelemesi gerekiyor. Ancak 150 bin belki
Hayvanlardan Tanrılara: SapiensYuval Noah Harari · Kolektif Kitap · 202342,6bin okunma
8/10
·168 syf.··
2018 12. kitabı
·
30 saatte okudu
·
Okunma: 09 Şubat 2018 23:48
Genç Bir Doktorun Anıları ya da benim okuduğum versiyonuyla Genç Bir Köy Hekimi; Mihail Bulgakov'un yarı-otobiyografik öykülerinden oluşan bir eser. Benim versiyonumda (Can Yayınları-2015) çeşitli zamanlarda yayınlanan; Genç Bir Köy Hekiminin Hatıraları (7 ayrı hikaye), Bir Doktorun Olağanüstü Serüvenleri, Ben Öldürdüm ve Morfin hikayeleri birleştirilmiş. Anladığım kadarıyla sitede bulunan İş Bankası Kültür Yayınlarına ait basımda ortadaki iki hikaye yok. Bu husus özellikle klasik eserlerde biraz problem teşkil ediyor. Örneğin Amok Koşucusu'nun Can Yayınları bakısı diğer yayınevinin üç kitabını da içine alıyordu. Belki ilerde aynı eserin farklı versiyonları eser başlığı altında yer alırsa, biz de okuduğumuz eserin, çevirisi de dahil olmak üzere, yayınevi açısından da yorumunu yapabiliriz. Neyse bu küçük sistem eleştirisinin ardından kitap ve yazara geçebilirim tekrar. Halihazırda sitedeki Bulgakov etkinliğinden bağımsız olarak, şu ana kadar yazarın en çok okunan kitabı bu. Bunun nedeni yakın zamanda internetde boy gösteren ve Daniel Radcliffe (Namı-ı diğer Hatty Potter)'in oynadığı dizi. Popüler kültürü bu kez olumlu yönde eleştirmek gerekirse bir çok insanın Mihail Bulgakov'u tanıması açısından faydalı bir şey bu (Güzel bir dizi ve ilk sezon kitabı karışık olarak yansıtmakta). Bulgakov ilginç bir kişilik. Kiev'de bir Rus ailesinin yedi çocuğundan biri olarak doğuyor. Tıp fakültesine gidiyor. Birinci Dünya Savaşında Kızılhaç'da gönüllü olarak çalışıyor. 1916'da fakülteden mezun oluyor ve ilk önce cerrah olarak çalışıp daha sonra aynı bu kitaptakine benzeyen bir köye atanıyor Sovyet devriminin başlarında. Sonra Kieve dönüyor. Rus iç savaşı sırasında (ki detaylarını henüz incelemedim, yakın zamanda öğrenecek yeni şeyler çıktı bana) darbe üzerine darbe görüyor.
Siyaset
Genç Bir Doktorun AnılarıMihail Bulgakov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202332bin okunma