Hatice Aktepe

Hatice Aktepe

, bir kitap okudu
Puan vermedi·64 syf.·
2022 4. kitabı
Cemal Süreya
7.3/10 · 21,8bin okunma
Reklam
Hiçbir Şey Hissedemeyen İnsanlar Nasıl Ağlar?
Puan vermedi·256 syf.··
2022 3. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 15 Ocak 2022 18:01
Yeni yıl hediyesi olarak kızımın bana hediye ettiği bu kitap duygusal sağırlık olarak adlandırılan Aleksitimi hastası Yunjae'nin hikayesini anlatıyor. Kitabın kapağında yer alan bir soruyla içeriğine dair önemli bir ipucu yakalamak mümkün. "Hiçbir şey hissedemeyen insanlar nasıl ağlar?" Aleksitimi hastalığı bir çoğumuzun bildiği ya da şahit olduğu bir hastalık değil. Beyindeki amigdalanın normalden küçük olması sebebiyle korku, öfke, üzüntü, sevinç, aşk gibi yaşamsal öneme sahip duyguların hissedilememesi durumu olarak açıklanıyor. Duygusal farkındalıkta, sosyal bağlılıkta ve kişilerarası ilişkilerde bozukluk olarak ifade ediliyor. İnsan düşünüyor hakikaten hisler olmasaydı hayat biz insanlar için nasıl olurdu? Sahip olduğumuz duyguların, içinde yaşadığımız dünyayı nasıl anlamlandırdığı ve olmaması halinde nelerden yoksun olacağımızı anlatan dikkate değer bir kitap olduğunu düşünüyorum. Yazar bu düşünceyle zorlu bir hikaye anlatımına kalkışarak oldukça zahmetli bir işin altına girmiş ve bence büyük oranda bunu başarmış da. Kitaptan birkaç alıntıya yer vermek istiyorum: "Normal ne demek? -Diğerleriyle aynı olmak demek. Epey bir süre sessiz kaldım" "İnsan eğitimin ürünüdür." "Kim olduğunu anlayamayan birisi, kendini başkalarına nasıl anlatabilir?" "İnsanların geneli hisseder ama harekete geçmezler. Acıyı paylaştıklarını söylerler ama hızlıca unutuverirler. Benim anladığım kadarıyla bunların hiçbiri hakikat değildi." "Çünkü insanlar başkalarından farklı olana tahammül etmezler." "Bunun klişe geleceğini biliyorum ama sevgi, insanı canavar yapmasının yanında en çok insan da yapan şeydir." "Ama annem yaşamın açtığı yaraların yazıyla asla dile getirilmeyeceğini söylerdi."
Roman
BademWon-pyung Sohn · Peta Kitap · 20213,799 okunma
Kovulmuşların Sonrasız Yazgısı
Puan vermedi·176 syf.··
2021 77. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 28 Aralık 2021 14:08
Paul Celan - Ellerin Zamanlarla Dolu 2021 yılını, uzun süredir bekletip aklımın bir köşesinde tuttuğum, Alman edebiyatının önemli şairlerinden kabul edilen Paul Celan'ın Ellerin Zamanlarla Dolu adlı şiir kitabı ile noktalıyorum. İlk olarak Celan'ın "Ölüm Fügü" adlı şiiriyle yolum kesişmişti. Bazen bir şairin tek dizesi insanın dikkatini çekmeye, aklını çelmeye yetiyor aslında: "Akşam vakitlerinde içmekteyiz sabahın kapkara sütünü" Kitap, çevirmeni Ahmet Cemal'in "Paul Celan ya da Parçalanmış Yaşamın Estetiği" başlıklı, oldukça kapsamlı bir açılış yazısı ile başlıyor. Ahmet Cemal, sayfalarca süren bu yazı ile hem dönemi hem Celan'ı ve sadece onu değil, beslendiği edebiyat zeminini, çağdaşı şairlerden de örnek şiirler sunarak anlattığı, bu alanda yazılan en kapsamlı ve doyurucu bir açılış metnine imza atmış oluyor. Bu nitelikteki bir giriş metnini okumak büyük keyif. Yazı, Anna Seghers ve Georg Lukacs'ın arasında patlak veren 20. yüzyılda sanatın gerçekliği ve parçalanmış gerçeklik konularını irdeleyerek başlıyor, zira içinden geçtikleri bunalımlı dönem sadece sanatın değil "insanlığın ve insanı insan kılan bütün değerlerin parçalanmışlığı" sorununu ortaya çıkarmıştı. Bu durum yazıda geçen şu cümlede çok net ifade buluyor: "Parçalanmışlık olgusu, 20. yüzyılın ilk çeyreğinde özellikle Orta Avrupa'nın siyasal parçalanmasının sanata yansımasından ve sanat düzleminde bir gerçeklik olarak karşımıza çıkmasından başka bir şey değildir." Yazının devamı büyük parçalanmalar ve yıkımın kol gezdiği Avrupa kıtasında yaşanan ağır koşulların gölgesinde şiir ve edebiyatın en iyi örneklerini sunan yazar ve şairlere değinerek devam ediyor. Birinci Dünya Savaşı'nın başladığı yıl intihar eden George Tracle'ın "Geceye Şarkı", yerinden yurdundan koparılıp bir bilinmeze doğru sürüklenen
Şiir
Ellerin Zamanlarla DoluPaul Celan · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20151,429 okunma