Duygularımızı yalnız ölümün uyandırdığına dikkat
ettiniz mi? Bizden yeni ayrılmış dostlarımızı ne kadar
severiz, değil mi? Ağızları toprakla dolup hiç konuşmaz
olmuş hocalarımıza ne kadar hayranızdır! Saygı o zaman
çok doğal olarak gelir, belki de tüm yaşamları boyunca
bizden bekledikleri o saygı. Ama biliyor musunuz niçin
ölülere karşı hep daha dürüst ve daha cömertizdir?
Nedeni basittir! Onlara karşı bir yükümlülüğümüz
yoktur. Özgür bırakır bizi onlar, zamanımızı rahatça
kullanabiliriz, saygıyı boş zamanlarımızda kokteylle
sevimli bir metres arasına koyabiliriz. Bizi bir şeye
yükümlü kılarlarsa, belleğe yükümlü kılar onlar, bizimse
belleğimiz zayıftır. Dostlarımızda sevdiğimiz, taze ölüdür,
acılı ölü, heyecanımız, eninde sonunda kendimiz!