sırtüstü yatarken şimdi yükseklere, bulutsuz gökyüzüne bakıyordu. “bunun yuvarlak bir kubbe değil sonsuz bir boşluk olduğunu bilmiyor muyum? ne var ki gözümü ne kadar kıssam da, bütün dikkatimi toplasam da onu yuvarlak ve sınırlı görmemek elimde değil, sonsuz bir boşluk olduğunu bilmeme karşın gökyüzünü mavi bir kubbe olarak görmekte kuşkusuz haklıyım hem de gökyüzünün arkasını görmeye çalıştığım zamankinden daha haklıyım.”