Artık gezegen Batılıların,onların icatlarının,rekabetlerinin,ütopyalarının,devrimlerinin,savaşlarının ve barış antlaşmalarının ritmine uyarak yaşayacaktı.
Üç öldürücü saat boyunca, bu tutkulu adama işkence eden düşünceleri ve onun başına gelen bu işi değerlendirişini, bilmem bütünüyle nasıl aktarmalı? En sonunda, yalnızca şunu düşününce ihtiyat üstün geldi: Galiba çılgınım! Düşündüğümü sanıyorum, ama aslında düşünmüyorum, yalnızca daha dayanılır bir durum aramak için dönüp duruyorum, kesin sonuca götürecek bir düşüncenin yanından, onu görmeden geçiyorum. Aşırı acı beni körleştirdiğine göre, bütün akıllı uslu insanların benimsedikleri şeyi yani ihtiyat adı verilen şu kuralı izleyelim.