Bu adam, Çanakkalede İngiliz siperlerinden bir-iki metre beride kumanda eden eşsiz kahramandır. Bu adam memleket ve millet kurtuluşu söz konusu olduğu zaman, Anadolu'da yedi düvele meydan okuyan adamdır.
Anayasa lâiktir.
Anayasa eğitim birlikçisidir.
Anayasa din ve şeriatı temelinden ayırmıştır.
Yok Ayasofya'dır, yok Arap harflerini meşrû tanımaktır. Yok ilkokul görmeyen Türk çocuğuna Kur'an kursu bahanesi ile yabancı yazı öğretmektir. Yok imam-hatip okullarında çağdaş ilim anlayışı ile uzlaşmayıcı öğretim yapmaktır. Alevi'yi Sünnî'den ayırmaktır. Hepsi, hepsi, Atatürkçülüğe ve ona dayanan anayasaya ihanet etmektir. "Yemin bozan" olmaktır.
burda çiçekler açmıyor
kuşlar süzülüp uçmuyor
yıldızlar ışık saçmıyor
geçmiyor günler geçmiyor.
avluda volta vururum
kah düşünür otururum
türlü hayaller görürüm
geçmiyor günler geçmiyor.
dışarıda mevsim baharmış
gezip dolaşanlar varmış
günler su gibi akarmış
geçmiyor günler geçmiyor.
gönülde eski sevdalar
gözümde dereler bağlar
aynadan hayalin ağlar
geçmiyor günler geçmiyor.
yanımda yatan yabancı
her söz zehir gibi acı
bütün dertlerin en gücü
geçmiyor günler geçmiyor
Bende hiç tükenmez bir hayat vardı
Kırlara yayılan ilkbahar gibi
Kalbim hiç durmadan hızla çarpardı
Göğsümün içinde ateş var gibi
Bazı nur içinde, bazı sisteyim
Bazı beni seven bir göğüsteyim
Kah el üstündeydim, kah hapisteydim
Her yere sokulan bir rüzgar gibi
Aşkım iki günlük iptilalardı
Hayatım tükenmez maceralardı
İçimde binlerce istekler vardı
Bir şair, yahut bir hükümdar gibi
Hissedince sana vurulduğumu
Anladım ne kadar yorulduğumu
Sakinleştiğimi, durulduğumu
Denize dökülen bir pınar gibi
Şimdi şiir bence senin yüzündür
Şimdi benim tahtım senin dizindir
Sevgilim, saadet ikimizindir
Göklerden gelen bir yadigar gibi
Sözün şiirlerin mükemmelidir
Senden başkasını seven delidir
Yüzün çiçeklerin en güzelidir
Gözlerin bilinmez bir diyar gibi