Şiirsel bir üslubu olan Sait Faik hikâyelerinde yine bolca denizi, tekneleri, balıkçıları,mevsimleri , hayatı öyle bir kullanmış ki...
Kitap 16 hikayeden oluşuyor.Ben en çok Sarnıç, Kalorifer ve Bahar, Hancı'nın Karısı,Gaz Sobası ve Plaj İnsanları adlı hikayelerinden etkilendim.Beğenerek okuduğum bir kitap oldu.
Konusu ilgimi çektiği için bu "Bestseller" tarzı kitabı satın aldım.Tam bir "Bestseller" tarzı kitapmış.Tahmin ettiğim gibi içi boştu ve bana bir şeyler katmadı.Bir tanım yapmak gerekiyorsa çerezlik bir kitap diyebilirim.
Dünya nasıl bugünkü dünya oldu?
Diller, hastalıklar nasıl doğdu?
Tarımın insanlığına kattığı şeyler...
Bunların cevabının tek bir şeye bağlandığı kitap.Bu kitabı lise öğretmenimin zoru ile almıştım.Kitabı sadece puan almak için okuyacakken Yali'nin sorusu beni içine çekti.Dışsal güdülenme bitti, içsel güdülenme başladı :) Tarih-evren-insanlık meraklılarına önerilir.
"İyi de kime ağlayacaktım?Kimin için ağlayacaktım? Başkalarına ağlamak için çok bencildim , kendime ağlamak içinse çok yaşlı."
" Pretend youre Happy when youre blue it isnt very hard to do-Nat King Cole "
Öncelikle çok içten bir kitap olduğunu düşünüyorum.Tesadüfen elime geçen bir kitaptı iyi ki böyle bir kitabı okumuşum diyorum.
"Yeryüzünde mutlu olabilecek olan tek canlının insan olduğunu bilir,onların mutluluklarına saygı gösterirdin.Seninle kaç kez çamaşırcı Ulviye Teyze'nin karnını doyurduktan sonra tencerenin kapağını dümbelek gibi yapıp çalıp kızıyla birlikte şarkı söylediklerini duymuşuzdur.Sen gülümseyerek, "Bak Kemal ne kadar güzel , bütün gün Beyoğlu'ndan çamaşır topladı,lokantalardan ekmek artıkları, fırından köz getirdi, çamaşırları yıkadı, karnını doyurdu, şimdi şarkı söyleyip mutlu olabiliyor.Şarkı söyleyebiliyor , düşün bir kere üstelik sesi de güzel değil." demiş olmalısın!"