Limonlu Pastanın Sıradışı Hüznü

·
Okunma
·
Beğeni
·
2.416
Gösterim
Adı:
Limonlu Pastanın Sıradışı Hüznü
Baskı tarihi:
2013
Sayfa sayısı:
280
Format:
Karton kapak
ISBN:
9750716034
Kitabın türü:
Çeviri:
Suat Ertüzün
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Bir gün, mutsuzluğu, acıları ve arzuları, en derindeki sırları görme yeteneğin olduğunu keşfetseydin...

Bir gün, sana gülümseyen yüzlerin ardını görüp sana en yakın kişinin yüreğinde kilitlediği kapıları aralasaydın, ne yapardın?..

Büyümenin eşiğindeki Rose için hayat, bir sabah geri dönülmezcesine değişir. Zira annesinin yaptığı limonlu pastadan aldığı bir lokmayla, sadece yemeği değil, onu pişiren kişinin duygularını da tatmakta olduğunu anlar...

Olağanüstü yeteneği, aynı zamanda derin bir kaygı ve hüznü de beraberinde getirir; çünkü her zaman neşeli, güler yüzlü ve sevecen biri olarak bildiği annesi, kalbinde sarsıcı bir gerçek saklamakta, ailesinden ayrı ikinci bir hayat yaşamaktadır...

Çok geçmeden babası ve ağabeyinin de çok özel yetenekleri olduğunu anlar. Her üçü için de bu yetenek, kimi zaman bir mucizeye kimi zaman da yakalarını kurtaramadıkları bir illete dönüşecektir.

Hemen her ailenin üstünü örttüğü gerçekleri, duyarlı ve yetenekli bir genç kızın büyüme öyküsü eşliğinde anlatan acı, tatlı ama her sayfası büyülü bir şehir masalı...

(Tanıtım Bülteninden)
280 syf.
·2 günde·5/10
Yazar harika bir konuyu mahvetmiş. Bu konunun J.K.Rowling tarafından işlenmesi halinde nasıl harika bir kitap olacağını hayal dahi edemiyorum...

Yazım kurallarına takık biriyseniz, bu kitabı okumamanızı öneririm. Çünkü kitapta tırnak işareti yok. Diyaloglar bile virgüllerle ayrılmış.
280 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Bir kızın aile ilişkilerini,çocukluk anılarını anlatan bir kitap...Kitap bir kızın annesinin yaptığı limonlu pastayı yemesiyle, annesinin sırrını öğrenmesiyle başlıyor; kız o sırla beraber hüzne batıyor ve bu hüzünle yıllarca annesinin sırrını taşıyor...O günden sonra yemeklerini,pastalarını yediği insanların hangi duygular içerisinde olduklarını tahmin edebiliyor...
280 syf.
·4 günde·8/10
Rose 9 yaşından beri, yediği yiyecekleri yapan insanların o yemeği yaparkenki duygularını hissediyor. Annesinin yaptığı limonlu pastayla keşfettiği bu “yeteneği” ile hayatını devam ettirmeye çalışıyor. Aynı zamanda annesinin, kendi aile hayatlarından ayrı bir hayatının olmasıyla, üstün zekalı ama asosyal abisinin davranışlarının sebebini çözmekle, babasıyla arasındaki görünmez duvarlarla uğraşıyor. Ufacık bir sandviç diliminde bile, onu hazırlayanın bütün hüznünü, öfkesini, beklentilerini, mutluluğunu, heyecanını yoğun şekilde içinde hissediyor. Küçük bir kızın kendini, ailesini, duyguları, ilk aşkı, zorluğu tanıma hikayesi.. Okurken ister istemez empati kurmaya çalışıp çoğu zaman melankoliye, bazen de heyecana kapılıyorsunuz. Aslında bazı olaylar* daha açıkça anlatılabilirdi. Bazı duygu durumları daha net ifade edilebilirdi ama bu şekilde de gayet akıcı ve merak uyandırıcı bir kitap.
298 syf.
·4 günde·4/10
DOĞUM GÜNÜNDE ANNESİNİN YAPTIĞI LİMONLU PASTAYI YEDİKTEN SONRA BİR DAHA YEDİĞİ HİÇBİR ŞEYDEN KEYİF ALAMAYAN BİR ÇOCUK ROSE. ÇÜNKÜ YEDİĞİ YİYECEKLERİ HER KİM YAPTIYSA, O KİŞİNİN HİSSETTİKLERİNİ YEDİĞİNDE HİSSEDİYOR.
KURGUSU BİR O KADAR GÜZEL AMA BİR O KADAR DURAĞAN VE DURGUN BİR KİTAP, ÇOK DAHA FARKLI BEKLENTİLERİM VARDI.
ROSE'UN SAHİP OLDUĞU YETENEK SAYESİNDE BİRAZ DAHA EĞLENCELİ VE MACERA DOLU BIR HİKAYE OLABİLİRDİ.
ROSE SAHİP OLDUĞU O YETENEĞİ KULLANMAYI BİLDİ AMA BU KEZ DE KİTABIN SONU GELDİ. BİR BAŞKA SORUN İSE KONUŞMA METİNLERİNİN "..." TIRNAK İŞARETİ VEYA -... ÇİZGİ İLE AYRILMAMIŞ OLMASI, BU YÜZDEN KİM KİME NE DEMİŞ, İÇ SESLERİ FALAN SÜREKLİ BİRBİRİNE KARIŞIYOR.
ACABA YAZAR, YEMEKLERİNİZİ HANGİ DUYGULARLA PİŞİRİRSENİZ, O YEMEĞİ YİYENLERE DE O ŞEKİLDE YANSIR DEMEYE Mİ GETİRMEK İSTEDİ? HANİ SEVGİYLE YAPILAN YEMEKLER DAHA LEZZETLİ OLURMUŞ YA O BAKIMDAN SANIRIM. Aimee Bender
280 syf.
·2 günde·Puan vermedi
"Çerezlik"
Yediği yemeklerden, yemeği yapan kişinin duygudurumunu algılayabilen küçük bir kız. Hatta, yediği yemekteki maydanozun, nerede ve nasıl biri tarafından koparıldığını dahi hemen söyleyebiliyor. Bu sıradışı özelliği, beraberinde "sıradışı" bir hüznü de getiriyor, çünkü bu küçük kız artık, elde yapılan neredeyse hiçbir yemeği yiyemediği bir noktaya geliyor. Çareyi, önce duygusuz makineler tarafından hazırlanan, fabrikasyon yiyeceklerde buluyor. Sonrasında ise en tahmin edilebilir durum ortaya çıkıyor. Diğer taraftan, bu sıradışı durumunu genetik bir miras olarak elde eden küçük kızın miras ortakçısı abisinin, küçük kızınkinden tamamen farklı "sıradışı" durumu ise bambaşka sonuçlara yol açıyor. Okuması keyifli, dili akıcı, kurgusu farklı, çerezlik bir kitap.
280 syf.
·Puan vermedi
çok değişik bir kitap yemekleri yapan kişilerin duygularını yaptıkları yemeklerden anlayan romanın kahramanı...içsel yolculuk gibi bence severek okuyabileceğiniz bir kitap.
280 syf.
·9/10
Yedigi yemeklerden yapan kişinin duygularını anlayan küçük bir kızın hikayesi anlatılıyor. Durum öyküsü tadında bir kitaptı. Başından sonuna kadar bir olay örgüsünün başlamasını bekledim, ben beklerken kitap bitti. Adı gibi sıradışıydı.
280 syf.
·Puan vermedi
Konusu ilgimi çektiği için bu "Bestseller" tarzı kitabı satın aldım.Tam bir "Bestseller" tarzı kitapmış.Tahmin ettiğim gibi içi boştu ve bana bir şeyler katmadı.Bir tanım yapmak gerekiyorsa çerezlik bir kitap diyebilirim.
280 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Muhteşem bir konu fakat çok zayıf işlenmiş . Yazarın dili güzel hayal gücü güzel ama ilerletmekte serüvenlere girmekte çok eksik kalmış. Ne sonu ne içeriği beni tatmin etmedi açıkçası. Buna rağmen akıcı ve çabucak okunabilecek nitelikle olduğunu düşünüyorum
Bir türlü kitabın içine giremedim, yakalamadı beni. Çok uğraştım ama şimdilik kenara bırakmak zorundayım. Bir ara bitirmeye çalışacağım kitap seni, söz.
280 syf.
·Puan vermedi
Açıkçası benim için biraz hayal kırıklığı oldu diyebilirim. Kitabın konusunu aslında baya güzeldi ve farklı bir şekilde işlense çok keyif verici bir kitap olabilirdi bence. Üstüne çok konuşmak istemiyorum ama sevmedim deyip geçmek de olmaz diye bir kaç şey söyleyeyim dedim. Yani kitapta öyle doğru düzgün bir olay örgüsü yok daha çok belli bir durum sıralaması gibi, olay örgüsü olmadığı için benim için akıcı değildi, belki de bu tarz kitapları seviyorsanız sevebilirsiniz ama benlik değiller. Okuduğumda illa bir şeyler kazanmışımdır ama ne olduğu konusunda hiç bir fikrim yok. Kitap esas Karakterin çocukluğundan başlayıp yirmili yaşlarında kadar devam ediyor. Bir gün Rose yediği yemeklerde duyguları tadabildiğini fark ediyor. Öyle ki yediği yemeği oluşturan sebzelerin nerede yetiştirildiğini kim tarafından koparıldığını anlayabiliyor ve bu durum onu rahatsız ettiği için fabrikasyon yani el değmemiş yemekler tüketmeye başlıyor. Sonu da öyle aman aman bir yere bağlanmadı ama fena değildi bence. Abisinin yeteceğini tam olarak kafamda oturtamadım daha farklı bir şey olabilirdi bence. Kitapta bir tek Rose’un abisinin arkadaşı George’u sevdim gibi oldu o kadar. Onun dışında karakterlerin hepsine aynı mesafeyi hissediyorum. Ailenin tek normal üyesi anneleriydi bence. Bu arada kitapta geçen konuşmaların başında ne tırnak işareti ne konuşma çizgisi yok. Sanki bütün kitap Rose’un iç dünyasını yansıtmak amacıyla yazılmış gibiydi. Bazen kitapların konusunu genel olarak sevmesem bile içinde o kadar güzel cümleler oluyor ki sırf alıntılar için bile okunabilir diyorum, bu kitapta onu da hissetmediğim için tavsiye edeceğim bir kitap değil. Yani genel olarak bana hitap etmiyordu ama benim aksime bu tarz kitaplardaki hoşlanıyorsunuzdur.
280 syf.
·1 günde·8/10
Vay...

İlginç bir kitaptı. Joseph'in tuhaf olduğunu düşünürdümde sonunda onunda bir yeteneği olduğunu okuyunca.. Çocuk başından beri tuhaftı. Şu gizemli ve kayıtsız hallleri bitiriyordu beni. iki farklı kardeş iki farklı sıradışı yetenek.Rose'nin sahip olduğu nahoş bir yetenek. Sonunda aradığı şeyi ya da mutlu olduğu bir şeyi bulduğuna sevindim. Hayatta herkes her istediğine erişemiyor çünkü.
Huzursuz edici bir şeyler hissediyorsam bile bunun, hızla bir bulutun arkasına geçip birkaç saniye içinde tekrar pırıl pırıl parlayan güneşten bir farkı yoktu.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Limonlu Pastanın Sıradışı Hüznü
Baskı tarihi:
2013
Sayfa sayısı:
280
Format:
Karton kapak
ISBN:
9750716034
Kitabın türü:
Çeviri:
Suat Ertüzün
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Bir gün, mutsuzluğu, acıları ve arzuları, en derindeki sırları görme yeteneğin olduğunu keşfetseydin...

Bir gün, sana gülümseyen yüzlerin ardını görüp sana en yakın kişinin yüreğinde kilitlediği kapıları aralasaydın, ne yapardın?..

Büyümenin eşiğindeki Rose için hayat, bir sabah geri dönülmezcesine değişir. Zira annesinin yaptığı limonlu pastadan aldığı bir lokmayla, sadece yemeği değil, onu pişiren kişinin duygularını da tatmakta olduğunu anlar...

Olağanüstü yeteneği, aynı zamanda derin bir kaygı ve hüznü de beraberinde getirir; çünkü her zaman neşeli, güler yüzlü ve sevecen biri olarak bildiği annesi, kalbinde sarsıcı bir gerçek saklamakta, ailesinden ayrı ikinci bir hayat yaşamaktadır...

Çok geçmeden babası ve ağabeyinin de çok özel yetenekleri olduğunu anlar. Her üçü için de bu yetenek, kimi zaman bir mucizeye kimi zaman da yakalarını kurtaramadıkları bir illete dönüşecektir.

Hemen her ailenin üstünü örttüğü gerçekleri, duyarlı ve yetenekli bir genç kızın büyüme öyküsü eşliğinde anlatan acı, tatlı ama her sayfası büyülü bir şehir masalı...

(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 259 okur

  • Engin merzali
  • Vesile Karaabat
  • Merve Hasbolat
  • Mihrinur DOĞAN
  • Ceren
  • Görkem
  • Dilara
  • book lover
  • Aslı Sena
  • Zeynep

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%1.9
14-17 Yaş
%1.9
18-24 Yaş
%15.1
25-34 Yaş
%49.1
35-44 Yaş
%17
45-54 Yaş
%11.3
55-64 Yaş
%1.9
65+ Yaş
%1.9

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%85.6
Erkek
%14.4

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%7.7 (7)
9
%11 (10)
8
%16.5 (15)
7
%18.7 (17)
6
%17.6 (16)
5
%11 (10)
4
%9.9 (9)
3
%3.3 (3)
2
%3.3 (3)
1
%1.1 (1)

Kitabın sıralamaları