Kitapların arasında kaybolmaya olduğu kadar gezerken de kaybolmaya yatkın, kahve seven..
Tarih kokan küçük sahil şehirlerinde mutlu mesut yaşayabilecek bir reçel kızıyım sadece.
Kasım sonu - Aralık 2017'den sonra okuduğum kitaplar.
"Hepsi birer çizgi" diye geçirdi aklından. Her bir kişiyi hayali bir haritada çizili bir çizgi olarak düşündü. Hayatlar birbirleriyle kesişen, teğet geçen, birleşen ve sonra ileriye giden devasa bir arapsaçı gibiydi. Orada dışarıda, dünya yollarında, milyarlarca çizgi, hayat çizgisi vardı. Milyarlarca yön. Başlanan yollar, tesadüfen yön değiştiren, bazende aniden çıkmaz olanlar. Bir anda birbirine aşık olan iki kişinin farklı yollarının kesişmesi tesadüflere bağlıydı. Dünya üzerinde istedikleri saçma rotaları çizip istedikleri yere gidebilir ve birbirleriyle hiç karşılaşamayabilirlerdi. Veya birbirlerini hiç tanımadan birkaç defa karşılaşabilirlerdi. Her sabah aynı otobüse binebilirler ve birbirleri hakkındaki hiçbir şeyden haberdar olmayabilirlerdi... Ancak bazen tesadüfen yapılan bir espiri bile sihirli bir şekilde yollarını kesiştirebilirdi. Yalnız başına gittikleri sönük yollar tek bir yolda birleşebilirdi.
"Sen bir dahisin, Marco. Sıradışı bir zekaya sahipsin. Evet, bacakların yok. Bazı insanların bacakları var ama onların da hayatta gidecek yolları yok, bir bitki gibi hareketsizler."