Puan vermedi·528 syf.··
2026 39. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2026 03:51
KIRIK İNCİ Bitti 526 sayfa.. Merhaba kitap dostları.. Kırık İnci, İnci Altınsoy adlı genç ve güçlü bir kadının hayatının bir anda altüst olmasını ve ardından verdiği mücadeleyi konu alır. İnci, geçmişte yaşadığı büyük kayıplar nedeniyle hem duygusal hem de psikolojik olarak derin yaralar almıştır. Bir zamanlar sosyetik ve rahat bir hayat sürerken, kendini bir anda miras kavgaları, ihanetler ve karmaşık entrikaların içinde bulur. Bu süreçte İnci, ailesiyle ilgili saklanan gerçeklerle yüzleşmeye başlar. Ortaya çıkan sırlar, onun hayatını daha da karmaşık hale getirir. Kime güvenip kime güvenemeyeceğini bilemez hale gelir. Tam bu noktada hayatına giren Kılıç adlı karakter, onun en büyük destekçisi ve koruyucusu olur. Ancak İnci için bu ilişki de kolay değildir; çünkü geçmişte yaşadığı kırılmalar, yeniden güvenmesini zorlaştırır. Hikâye boyunca İnci, bir yandan düşmanlarıyla ve ailesine karşı kurulan oyunlarla mücadele ederken, diğer yandan kendi içindeki karanlıkla yüzleşir. Artık eski, kırılgan İnci değildir; yaşadıkları onu daha sert, daha kararlı biri haline getirir. Özellikle ailesine yapılanların ardından, adalet ve intikam duygusu onun en güçlü motivasyonu olur. Romanın ilerleyen bölümlerinde sırlar yavaş yavaş açığa çıkar ve İnci, gerçeklerle yüzleşmek zorunda kalır. Bu yüzleşme, onun hayatını tamamen değiştirecek kararlar almasına neden olur. Artık tek amacı geçmişin hesabını kapatmak ve kendi gücünü yeniden kazanmaktır.
Kırık İnciCeren Melek · İndigo Kitap · 2024892 okunma
Puan vermedi·416 syf.··
2026 23. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 17:44
Irvin D. Yalom’un Günübirlik Hayatlar ve Nietzsche Ağladığında kitaplarını okudum. Her iki kitap da bana insan psikolojisi ve hayat üzerine farklı şeyler düşündürdü. Tam olarak ne hissettiğimi ve bende bıraktığı etkiyi kelimelere dökebilmiş değilim. Belki de bazı kitapların etkisini hemen anlayamıyoruz; okuduktan sonra da insanın içinde yaşamaya devam ediyorlar. Bu iki kitap benim için tam olarak böyle oldu.
Nietzsche AğladığındaIrvin D. Yalom · Ayrıntı Yayınları · 202470bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Puan vermedi
“Hayat, siz planlar yaparken başınıza gelenlerdir.” Bayıldığım bir söz. Hatta hayat mottom diyebilirim. Ne yazık ki iyi olacağına inanarak verdiğimiz kararlar bazen bizi hiç beklemediğimiz bir mutsuzluğun içine sürükleyebiliyor. Hayatımıza olumlu bir yön vermeye çalışırken, bir bakmışız 81 yaşında, yalnız ve mutsuz bir ihtiyar olarak ömrümüzün sonuna gelmişiz. Matt Haig, Gece Yarısı Kütüphanesi’nde kurduğu paralel evren fikrini bu kez farklı bir bakış açısıyla Gece Yarısı Treni’nde okurun karşısına çıkarıyor. Hayata veda eden Wilbur, sonsuzluğa ulaşmadan önce bir trenin vagonundan kendi yaşamını yeniden izliyor. Pişmanlıklar, başarısızlıklar, ölümler, acılar, yas, aşk ve dostluk… İnsana dair ne varsa sayfalar boyunca iliklerinize kadar hissediyorsunuz. Yazar, bu hikâyeyle yaşamı boyunca kitaplar okumuş bir insanın başka hayatlara tanık olmasının, farklı dünyalara yolculuk etmesinin ve her hikâyenin insana yeni bir pencere açmasının önemini güçlü bir şekilde vurguluyor. Geçmişte verdiğimiz tek bir karar gerçekten bütün hayatımızı değiştirebilir mi? Elbette değiştirebilir. Peki, yaşanmış bir geçmişi düzeltmek mümkün mü? İşte bu roman tam da bu sorunun peşinden gidiyor. Bu kitap bana bir kez daha hatırlattı ki hayat, keşke’lerle değil, bugünkü seçimlerimizle şekilleniyor. Geçmişi değiştiremeyiz ama bugünü yaşayış biçimimiz, yarının hatırası olacaktır. “Ölmek bir an sürüyor ama yaşamayı öğrenebilmek için bir ömür harcıyorsun.”
Gece Yarısı TreniMatt Haig · Domingo Yayınevi · 2026377 okunma
İyilik meleği tolstoy.
7/10
·637 syf.··
2026 30. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 16:04
Bu tolstoy un okuduğum ikinci veya üçüncü kitabı emin değilim tam. Ama hatırlamadığım kadarıyla hemen hepsi dostluk, kardeşlik, birbimize iyi davranalım teması etrafında dönüyor. Bu kitaba gelecek olursak baş karakterimiz Nehlüdov'un ve bir zamanlar sevdiği Katyuşa nın dirilişini anlatıyor. Ama hepimiz biliyor ki dirilmek için önce ölmek gerekir. O yüzden başta iyi başlayan 2 karakterin orta kısımlara doğru aşırı bozulması ve kitabın sonunda tekrar iyiliğe ( dirilmek) dönmesini anlatıyor. İyiliği ise temel bir kaç şey üzerinden anlatıyor, Hapishane şartlarından, ceza sisteminden, yargılamadan, gardiyanların işkencesinden ve komple sistemin hatalı olmasından dem vurarak başlıyor. İlerleyen kısımlarda ise dine giriyor, isa nın öğretilerinden yani size kötülük edene iyilik edin " ancak böyle düzelir hayat mesajı veriyor. Cezalandırma ile hapis ile îdam ile kimse düzelmez. Hatta malum hapishane şartlarının aşırı kötülüğünden dolayı, yani tembellik ve sürekli kötü insanlar ile beraber bulunmanın, olası iyi insanları bile kötüye çevireceğini anlatıyor. Ana karakterlerimizin diriliş hikayesi ise, bizim Nehlüdov bu gariban Katyuşa yı iğfal etmesiyle ( kitapta böyle yazıyor) gariban Katyuşa kötü yola düşüyor, ve kader ya bir gün mahkeme de Katyuşa yargılanırken bizim Nehlüdov da jüri üyesi olarak mahkeme de bulunuyor. Bu yüzden o sönen vicdan ilk kıvılcımı çakıyor ve dirilme başlıyor. Kitapta beğenmediğim kısımlara gelecek olursam da tolstoy kendini tekrar ediyor, bir kaç kalıp cümlesi var onları en az 3 4 defa tekrar ettirdiğini görmek gözüme battı. Örneğin bi kıza beyaza kaçan sarı saçlı dedikten sonra başka bir bölümde başka bir kıza da aynı şekilde beyaza kaçacak kadar sarı saçlı diyor. Çok basit hatalar bence. Ve biraz da sıkıcı olabiliyor, fazla göze sokuyor işte
DirilişLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202521,6bin okunma
Mektuplarla muhabbet
10/10
·344 syf.··
Beğendi
·
2026 100. kitabı
Muhabbet Sybil Van Antwerp in ailesi, arkadaşları hatta sevdiği yazarlara kadar yazdığı mektuplardan oluşan harika bir kitap. Mektup okumanın sıkıcı olacağını bu kadar ödülü neden aldığını düşünürken çok güzel bir ters köşe yaşadım. Kitap inanılmaz akıcı mektuplar sayesinde karakterin farklı rollerini farklı hilayeler okur gibi okuyoruz. Anne olmanın,çalışan kadın olmanın, eş olmanın arkadaş olmanın, kardeş olmanın ve daha nice rolümüzün aynı kişi üzerinden ama sanki kitap içinde kitap okurcasına hayat bulduğu bir kurgu Muhabbet. İşin özü bu kadar ödül boşuna almamış mutlaka okuyun
MuhabbetVirginia Evans · April Yayıncılık · 2026165 okunma
Puan vermedi·416 syf.··
2026 39. kitabı
Bu nasıl bir kurgudur? Pascal Mercier kalemiyle ve tabii ki olay örgüsü yaratımıyla çok güçlü bir yazar. Lea’dan sonra bu kitabını da çok çok sevdim. Okurken kayboluyorsunuz. İkinci bölümden sonra olaylar adeta şaha kalkıyor ve kitap hızlanıyor. Hızlanıyor ama yine de dikkat gerektiren bir okuma da istiyor. Olay örgüsü uzun, aralarda yorgun hissediyorsunuz. Bundan mütevellit, zor bir okuma yaptığınız dönemden uzak bir zamanda okuyunuz. Giriş paragrafında da belirttiğim gibi kitabın ikinci bölümünden sonra olay örgüsü akmaya başlıyor. Bunu benim gibi birinci bölümde ben ne okuyorum bıraksam mı çelişkilerine kapılmış olanlara söylüyorum. Bırakmayın, birinci bölümden sonra kitabın devamı bahar bahçe. Benim canı sıkılıyordu diye yorumladığım ana karakterimiz Gregorius, kısaca Gre dersem tanıyın, lisede çalışan bekar bir antik diller öğretmeni. Gayet sakin bir hayat sürerken bir gün köprüde bir kadınla karşılaşıyor. Portekiz olduğunu bildiğimiz kadınla arasında geçen farklı bir muhabbetten sonra Gre, Portekizceye merak salarak sahafa gider. Orada denk geldiği doktor Prado’nun kitabı hayatını değiştirir. 45 yaşında vefat eden Prado’nun kitabı, Prado’nun kız kardeşi tarafından 1975’te yayımlandırılmıştır. Kitabın birinci bölümünde bu konuyu yakaladıktan sonra ilerleyen bölümde görüyoruz ki Gre, Prado’nun hayatını deşifre ediyor. Prado’nun eşi Fatima hariç kız kardeşi Adriana, en yakın arkadaşı O’Kelly, sırdaşı gördüğü kız arkadaşı Maria,ve doktorun aklını çalan kadın Estefania ile olan görüşmelerine tanıklık ediyoruz. Pek şanslı bir adam ki bu Gre, kapılar bir bir açılıyor ve bu kişilerle Prado hakkında konuşabiliyor. Doktorun hayatını ortaya koyarken bir yandan da Prado’nun bazı varoluşsal yazılarına denk geliyoruz. Bu görüşmeler kitabın adeta dinamiği ve inanılmaz
Lizbon'a Gece TreniPascal Mercier · Sia Yayınevi · 20212,196 okunma