Puan vermedi·238 syf.··
2026 8. kitabı
İlber Ortaylı’nın kitabındaki tavsiyesiyle radarıma giren Puslu Kıtalar Atlası, son zamanlarda okuduğum en etkileyici yapıtlardan biri oldu. Hikaye, hiç bilmediğim kadim bir İstanbul’un dehlizlerinde, düşlerle gerçekler arasında hayat buluyor. İhsan Oktay Anar'ın o hayal gücü yüksek, felsefi ve buram buram zekâ kokan üslubuna hayran kalmamak elde değil.
Puslu Kıtalar Atlasıİhsan Oktay Anar · İletişim Yayınları · 202467,7bin okunma
Tarihin gözyaşları…
Puan vermedi·480 syf.··
2026 15. kitabı
İskender Pala’nın Katre-i Matem romanı, yalnızca bir dönemi anlatan tarihî bir eser değil; aynı zamanda insan ruhunun acı, özlem ve sadakat karşısındaki hâlini de gözler önüne seren etkileyici bir anlatı. Roman boyunca hissedilen hüzün, okuyucuya sadece olayları değil, duyguları da yaşatıyor. İskender Pala’nın kaleminde en çok hayran olduğum şey, dili kullanışındaki zarafet oldu. Tarihî atmosferi kurarken gösterdiği titizlik, karakterlerin iç dünyalarını anlatırken sergilediği incelikle birleşiyor. Cümleleri yer yer bir şiir gibi akarken, anlatımındaki derinlik okuyucuyu kitabın içinde tutmayı başarıyor. Katre-i Matem, tarihî roman okumayı sevenler için olduğu kadar güçlü bir edebî üslup arayan okurlar için de değerli bir eser. Kitabı bitirdiğimde aklımda kalan yalnızca hikâyesi değil, İskender Pala’nın kelimelerle kurduğu o etkileyici dünya oldu.
Katre-i Matemİskender Pala · Kapı Yayınları · 202525,5bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
10/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2026 57. kitabı
Merhaba kitapsever dostlarım Kitabın Adı- Şeytanla Dans Kitabın Yazarı- Lorraıne Heath Kitabın Sayfa Sayısı- 400 Kitabı Çeviren- Buse Barış Katı “Şeytanla dans etmenin bedeli cehennemi mesken etmektir.” Londra sokaklarının karanlığından aristokrasinin zirvesine tırmanmış, adı cinayetle ve tehlikeyle anılan bir adam: “Şeytan Kont” Lucian Langdon. Ve sevdiklerini korumak için gerekirse şeytanın ta kendisiyle bile pazarlık etmeye kararlı, güçlü bir kadın: Leydi Catherine Mabry. Kitaba başlarken klasik bir tarihi aşk romanı okuyacağımı sanıyordum ama Lorraine Heath beni çok şaşırttı! Hikaye, alışılmışın dışında çok cesur ve tehlikeli bir anlaşmayla başlıyor. Catherine’in birini ortadan kaldırması gerek, Lucian’ın ise geçmişinden gelen ve sokaklarda beraber büyüdüğü kadını bir “leydi” gibi sosyeteye hazırlayacak birine ihtiyacı var. Peki ya bu karanlık anlaşmanın ortasında, her iki karakterin de birbirinin ruhundaki yaraları saracağını kim bilebilirdi? Diyaloglar o kadar zekice yazılmış ki, okurken hem karakterlerin gururlu duruşlarına hayran kalıyorsunuz hem de aralarındaki çekim ekranı yakıyor! Eğer entrika, sınıf çatışmaları, sokak çetelerinin hüzünlü geçmişi ve nefretten doğan güçlü bir tutku arıyorsanız, aradığınız kitap kesinlikle bu. Siz bu kitabı okudunuz mu? Lorraine Heath kalemini seviyor musunuz? Yorumlarda buluşalım! Kitaptan Alıntılar ”Hatırlamanın unutmaktan daha sıkıntı vereceğini hiç bilmezdim.” ”Bazen bir şeyin hayalini kurmak, onu gerçeğini yaşamaktan daha çok memnun eder.” ”Bir insanın başarılarından çok hatalarından öğreneceğine inanan bir insanım.” ”Çaresizlik zaman zaman ahmaklığa sebep olurdu.” . .
Şeytanla DansLorraine Heath · Arkadya Yayınları ed · 2025139 okunma
Ah Martin ah...
Puan vermedi·517 syf.··
2026 2. kitabı
Sevgi insana her şeyi yaptırabilir bir de sevgisizlik... Aşk uğruna her şeyi göze alan ve elinden ne geliyorsa onu yapmaya çalışan Martin'in hikâyesi. Onun kendini geliştirmek için gösterdiği azme hayran kalmamak imkansız. İstediği bir şey için sonuna kadar peşinden koşan bir karakter. Spoiler vermemek adına Ruth hakkında çok yorum yapmayacağım. Ve sonunun böyle biteceğini tahmin etmemiştim ben, biraz ters köşe oldum diyebilirim. Ama çok etkileyici bir sondu gayet başarılı. Ayrıca yazarın dili sade ve anlaşılır, kitap oldukça sürükleyici her ne kadar bir ara yeter artık ne olacaksa olsun dememe rağmen Etkisi uzun süren ve insanı düşündüren bir klâsik. Okumanızı şiddetle tavsiye ederim.
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025135bin okunma
9/10
·240 syf.··
2026 65. kitabı
Bu güne kadar her yaştan milyonlarca insan onların dokunaklı hikayesini okudu; tıpkı Budapeşteli çocuklar gibi herkes Boka’nın cesaretine hayran oldu, Nemecsek’in ürkek ama kahramanlığı karşısında gözyaşlarını tutamadı. Şimdi artık Pal Sokağı Çocuklarının Arsa’sında kocaman çok katlı evler var. Ama be gam! Dünyanın bütün çocukları PAL SOKAĞI’ndadır.
Pal Sokağı ÇocuklarıFerenc Molnar · Yapı Kredi Yayınları · 202536,2bin okunma
Matematik + Bilim + Gönül
10/10
·384 syf.··
Beğendi
·
2026 18. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 22:44
Dil bir milletin hafızasıdır. Dil şüphesiz ki bir milletin kimliğidir. Dilini kaybeden milletler önce geçmişlerini hemen arkasından tüm geleceklerini yitirirler. Bir toplumun vazgeçilmezi olan Dil konusunda verdiği mücadele ile ön plana çıkan dahi profesörün çeşitli zamanlarda ortaya koyduğu demeç ve görüşlerinden oluşan muazzam bir çalışmayı okumuş bulunmaktayım. Her satırından ayrı bir keyif aldığım bu eser, beni aynı zamanda büyük bir karamsarlığa ve umutsuzluğu da itti. 26 yaşında profesör olan Oktay Sinanoğlu başta Amerika olmak üzere tüm dünyayı kendine hayran bırakmıştır. Yaptığı çalışmalar ile dünya bilim tarihine damgasını vurmuştur. Ülkesine döndüğünde de ülkesinin dilini kurtarmak için verdiği mücadele ile tüm dikkatleri üzerine çekmiştir. Yazarımız 1953 yılında Atatürk'ün kurduğu Türk Eğitim Derneğinin Yenişehir lisesinden mezun olmuştur. Amerika'da Berkeley ve Yale üniversitelerinde eğitim almıştır. Türkiye'de Türkçe aldığı eğitim ile üç sınıf birden atlayarak Amerika'da üniversiteyi kısa sürede bitirmiştir. 1954 yılından itibaren ülkemizde yabancı dille eğitim veren okullar eğitime başlamış. Hızla yabancı dille eğitim yaygınlaşmıştır. Yazar birçok söyleminde yabancı dille eğitimin ancak sömürge devletlerinde olacağını ifade eder. Yabancı dille eğitim ile iki kuşak sonra Türkçenin biteceğini ortaya koymaktadır. Tarihten iki örnek ile düşüncelerini temellendirir. Romalıların Keltlere kendi dillerini zorla öğreterek onları nasıl asimile ettiğini anlatır. Aynı zamanda İngilizlerin İrlandalılara kendi dillerini öğreterek onları asimile ettiğini hatırlatır. İngilizcenin asla bilim dili olamayacağını ifade eden yazar, İngilizcenin terim türetme konusunda çok zayıf olduğunu ortaya koymaktadır. İngilizcenin yüzde altmışının Latince, yüzde yirmisinin Fransızca,
Bye Bye TürkçeOktay Sinanoğlu · Bilim & Gönül Yayınevi · 20195,7bin okunma