Zehra gözlerinin serçeye dikip “keşke ben de senin gibi uçaabilseydim,”dedi usulca.” buralardan, bu yorgunluktan, bu yalnızlıktan uzak bir yere… Kanatların beni de götürseydi. Yalnız olmayacağım bir hayata.”
Birden başını kaldırdı. Göz kamaştıran sabah güneşi karşısındaydı. Bu sefer de güneşe bakıp “keşke yakınında olsaydım “dedi. “Buz tutmuş yüreğimin bu çözülmeyen düğümünü belki sen çözebilirdin.”
Çaydan bir yudum daha aldı, cigarsından derin bir nefes… Yine kendi kendine mırıldandı: “32 yaşında, iki Çocuklu bir kadınım. Yalnızım. Bir türlü biz olamayan bir evliliğin içindeyim. Nerede hata yaptık? Ne zaman kaybolduk birbirimizden? Neden kadınlar zamanla sadece anne olur da kadınlıkları unutulur? Neden erkekler evdeki kadını görmez, ama sokaktaki kadına hayran kalır? Dışarıdaki bir yabancı nasıl olurda bir kadını, onun kocasından daha iyi anlayabilir? Bendeki eksik neydi?”
Sayfa 56 - Alfa yayınları