Sonra bir kadın konuştu:
"Bize haz ve ıstıraptan bahset."
Ve o cevap verdi:
"Hazzınız, ıstırabınızın maskesiz halidir.
Ve kahkahanızın yükseldiği aynı kuyu,
sık sık gözyaşlarınızla dolar.
Başka türlü olabilmesi mümkün müdür?
Istırabın içinize kazıdığı alan ne kadar
derin olursa, o denli çok hazzı içerebilir.
Ve şarabınızı taşıyanla, çömlekçinin fırınında
yanan aynı kadeh değil midir?
Ve sesi ruhunuzu okşayan lavta, daha önce
bıçaklarla oyulan tahtayla bir değil midir?
Kendinizi neşeli hissettiğinizde
kalbinizin derinliklerine inin.
Fark edeceksiniz ki, size bu sevinci veren,
daha önce üzülmenize neden olmuştu.
Üzgün olduğunuzda, tekrar kalbinize dönün.
Göreceksiniz ki, daha önce sevinciniz olan
bir şey için ağlıyorsunuz.
Ve bir adam söyle dedi: “Bize kendini bilişten bahset.”
Ve o cevap verdi:
“Kalbiniz gecelerin ve gündüzlerin şiirini sessizce bilir.
Ancak kulaklarınız, kalbinizin bilgisini işitmek için deli olur.
Düşüncelerinizde daima bildiğinizi, kelimelerde de bileceksiniz.
Rüyalarınızın çıplak bedenine parmaklarınızla dokunabileceksiniz.
Ve böyle de olması gerekir.
Ruhunuzun saklı kaynağı yükselmeli ve çağıldayarak denize doğru koşmalı;
Ve o zaman, sonsuz derinliğinizin hazineleri gözlerinizin önüne
serilecektir.
Ancak bilinmeyen hazinenizi tartmak için tartı aramayın;
Ve bilginizin derinliğini değnekle veya iskandil ipiyle ölçmeye kalkmayın.
Çünkü kişi, ölçüsüz ve sinirsiz bir deniz gibidir.
‘Tek doğruyu buldum’ değil, ‘Bir doğruyu buldum’ deyin.
‘Ruha giden yolu buldum’ değil,
‘Kendi yolumda yürürken ruhu buldum’ deyin.
Çünkü ruh, her yolda yürür.
Ruh ne bir çizgi üzerinde yürür;
ne de bir kamış gibi dümdüz büyür.
Ruh, sayısız taç yaprakları olan
bir lotus çiçeği gibi açılır.”
Ve bir kadın, “Bize acıdan bahset” dedi.
Ve o cevap verdi:
“Acınız, anlayışınızı saklayan kabuğun kırılışıdır.
Nasıl bir meyvenin çekirdeği,
kalbi güneş’i görebilsin diye
kabuğunu kırmak zorundaysa,
siz de acıyı bilmelisiniz.
Ve eğer kalbinizi,
yaşamınızın günlük mucizelerini
hayranlıkla izlemek üzere açarsanız,
acınızın, neşenizden hiç de
daha az harikulade olmadığını göreceksiniz;
Ve kırlarınızın üstünden
mevsimlerin geçişini kabul ettiğiniz gibi,
aynı doğallıkla, kalbinizin mevsimlerini de
onaylayacaksınız.
Ve kederinizin kışını da,
pencerenizden huzur içinde seyredeceksiniz.
Acılarınızın çoğu sizin tarafınızdan seçilmiştir.
Acınız, aslında içinizdeki doktorun,
hasta yanınızı iyileştirmek için
sunduğu “acı” ilaçtır.